Cengiz Akgün

Cengiz Akgün

YILGINLIĞA İNAT AYAKTA KALMAK

YILGINLIĞA İNAT AYAKTA KALMAK

Rıfat Ilgaz’ın o sarsıcı dizeleri, insanın omuzlarına çöken en ağır anları özetler gibidir:

"Yollar kesilmiş alanlar sarılmış / Tel örgüler çevirmiş yöreni / Fırıl fırıl alıcı kuşlar tepende / Benden geçti mi demek istiyorsun / Aç iki kolunu iki yanına / Korkuluk ol.."

Hayat bazen tam da böyle kuşatır insanı. Yolların kapandığı, etrafın tel örgülerle çevrildiği, üzerimize karabasan gibi çöken "alıcı kuşların" huzurumuzu, umudumuzu ve geleceğimizi hedef aldığı dönemlerden geçeriz. Ekonomik krizler, toplumsal yorgunluklar, adaletsizlikler ve bireysel tükenmişlikler... İnsan o an durur ve o malum soruyu sorar kendi kendine: "Benden geçti mi?"

İşte Rıfat Ilgaz, tam bu teslimiyet eşiğinde tokat gibi bir cevap patlatır yüzümüze: "Aç iki kolunu iki yanına, korkuluk ol!"

Bir korkuluk ne yapar? Ne bir kılıcı vardır savunmak için ne de kaçacak bir yeri... Olduğu yerde sabittir, savunmasızdır. Ama oradadır. Bütün rüzgârlara, fırtınalara ve üzerine gelen akbabalara inat dimdik ayaktadır. Görevi sadece var olmak ve o tarlayı, o umudu korumaktır.

Bugün ülkemizde de, dünyada da pek çok insan benzer bir kuşatılmışlık duygusu yaşıyor. Her güne bir başka krizle, adaletsizlikle ya da geleceksizlik kaygısıyla uyanıyoruz. Kitleler adeta köşeye sıkıştırılmış, sesleri kısılmak istenmiş durumda. Tam da bu yüzden Rıfat Ilgaz’ın şiiri sadece edebi bir metin değil, bugün her yaşta insan için hayatı yeniden kurma manifestosudur.

Unutmayalım, umutsuzluk ve yılgınlık, bulaşıcı bir hastalık gibi yayıldığı anlarda en büyük tehlikedir. Oysa yaşam, hangi yaşta olursak olalım, bize dair söyleyecek son sözümüz bitmediği sürece devam eder. "Benden geçti" demek, o alıcı kuşlara tarlayı teslim etmek demektir. Oysa kollarını iki yana açıp korkuluk olmak; "Buradayım, pes etmiyorum, vazgeçmiyorum" demektir.

Belki dünyayı tek başınıza değiştiremezsiniz ya da etrafınızdaki tel örgülere hemen bir son veremezsiniz. Ama kendi yüreğinizde, kendi duruşunuzda pes etmeyerek bir direniş odağı olabilirsiniz. Gençlerin umudunu diri tutmak, yaşlıların tecrübesiyle yolu aydınlatmak, her yaştan insanın bu hayatta yapacak bir şeyinin, söyleyecek bir sözünün olduğunu hatırlamak zorundayız.

Unutmayalım; rüzgâr ne kadar sert eserse essin, fırtına ne kadar şiddetli olursa olsun, korkuluk yerinden kıpırdamaz. Çünkü o bilir ki, onun varlığı bile tarlayı korumaya yeter.

Bugün "Benden geçti" demenin değil; kollarını iki yana açıp rüzgâra, adaletsizliğe ve yılgınlığa karşı korkuluk olmanın vaktidir.

Benden söylemesi!

Bu yazı toplam 280 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
Cengiz Akgün Arşivi