1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. “Yaşatırken yaşamak istiyoruz!”
“Yaşatırken yaşamak istiyoruz!”

“Yaşatırken yaşamak istiyoruz!”

Çalıştığı hastanede silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren Uzman Doktor Ekrem Karakaya için Gebze Fatih Devlet Hastanesi’ndeki sağlık çalışanları bir basın açıklaması yaptı.

A+A-

Konya Şehir Hastanesi’nde Kardiyoloji Bölümü’nde görev yapan Uzman Doktor Ekrem Karakaya, çalıştığı hastanede silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdi. Yaşamını yitiren Uzman Doktor Ekrem Karakaya içinbugün Gebze Fatih Devlet Hastanesi’ndeki sağlık çalışanları bir basın açıklaması yaptı. Hastane önünde toplanan sağlık çalışanlarına destek için CHP Gebze İlçe Başkanı Gökhan Orhan, İyi Parti Gebze İlçe Başkanı Av. Burak Uluköylü, CHP İl Yöneticileri Hikmet Koçoğlu ve İsmail Sungur da katıldı. Sağlık çalışanları ilk olarak Uzman Doktor Ekrem Karakaya için bir dakikalık saygı duruşunda bulundu. Saygı duruşunun ardından Uzman Doktor Kahraman Onur basın açıklaması yaptı.

 

“İÇİMİZ KANIYOR VE DAHA ÇOK YANIYOR”

Uzman Doktor Kahraman Onur yaptığı açıklamada, “Halkın sağlığı için mücadele eden meslek grubunun üyeleri olarak defalarca darp, tehdit olaylarına maruz kaldık. Ve dün de bir meslektaşımız, Doktor Ekrem Karakaya darp edildi. Ersin Arslan kardeşimizde olduğu gibi adını bir hastaneye vererek, onu geriye getiremedik. Ersin Arslan’ın acısını hala hissediyor, o gittiğinden beri de içimiz kanıyor ve daha çok yanıyor. Ersin Arslan’dan kısaca bahsedeyim. 2012 yılında, kalp ve damar cerrahı olan 34 yaşındaki Ersin Arslan fakir bir aile çocuğuydu. Onun taziyesindeki babasının feryatları hala gözümdedir ve beni yaşlandırmaktadır. Babası Gaziantep’te kapı pencere yaparak üç kızının yanı sıra bir oğlunu okuttu. ‘Oğlum doktor oldu’ diye gururlandı. Taziyesinde, ‘Ben oğlumla gurur duydum. Kalp hastalarını kurtarırken kalbini parçalayıp elime verdiler’ dedi.

 

“DEFALARCA SÖYLEDİK, GENE SÖYLÜYORUZ”

O günden beri ben de 22 hekim yetiştiren ve ailesinde çocuğu, kardeşleri hekim olan birisi olarak ‘hekimlere bunları yapmayın arkadaşlar’ diyorum. Bizleri bugün sosyal ve özlük haklarından önce yaşama hakkımızı talep eder hale getiren bu politikalardan vazgeçin. Ve çalıştığımız kurumlarda güvenliğimizin sağlanması için gerekenin yapılmasını istiyoruz. Defalarca söyledik, gene söylüyoruz. Herkesin elini kolunu sallayarak girdiği yerler haline getirmeyin hastanelerimizi. Silahla, palayla, usturayla giren insanları engelleyin. Güvenliği arttırın. X ray cihazı koyun. Ve hekimleri halkın ağzına sakız etmeyin. Başkalarını konuşun biraz. Devlet bize 37 hasta açar, biz 137 hasta bakarız. Halk için bakarız. Ama 5 dakika süre olduğunda sabırsızlık had safhadadır. Randevusuz hasta bakılmaması için gerekli önlemleri alın.

 

“İŞTE, HEKİMİNİZ ÖLDÜ”

Halkımıza sesleniyorum. Hekimi 5-10 dakika göremezseniz bağırıyorsunuz, öfkeleniyor kızıyorsunuz. İşte, hekiminiz öldü. Sesinizi çıkartsanıza. Neden sessiz kalıyorsunuz halkım. Bu kadar bilgili, donanımlı, toplumun sağlığı olan hekimlere kıymayın halkım. Sağlıkta şiddete son derken, her zaman söyledik. İşi cinayetlere vardırdınız. Korkutuyorsunuz. Genç hekimler ülkeyi terk ediyor, istifalar devam ediyor. Kamuda ve üniversite hastanelerinde uzman hekimler kalmadı. Yarı paralı sisteme döndük. Yarın hekimsiz kalacak, ciddi operasyonları yapan hekim bulamayacaksınız. Bunu da bilin. Artık her şeyi bıraktık. Yaşatırken yaşamak istiyoruz arkadaşlar. Hekimlerinizi ve onun değerli yandaşları olan sağlık çalışanlarınızı koruyunuz. Katledilen hekim arkadaşımız Doktor Ekrem Karakaya’ya Allah’tan rahmet diliyorum. Ailesine, kardiyoloji camiasına, tüm hekimlere ve sağlık çalışanlarına başsağlığı diliyoruz. Bütün sorumlulara sesleniyorum. Sağlık çalışanlarına olan şiddet, öfke ve cinayetleri durduracak önlemleri alın” dedi.

 

“ŞİDDET SARMALI ARTIYOR”

Kahraman Onur’un ardından Doktor Mustafa Anaç da bir konuşma yaparak, “Maalesef dün bir arkadaşımız, bir eş, bir baba, bir abi, bir arkadaş, hekim, yani bir insan bir psikopat tarafından katledildi. Tek hatası bir hastaya anjiyo yapması. Anjiyodan sonra da iki gün içinde hastanın vefat etmesi. Kendimi örnek vereyim. Benim babam anjiyoda kaldı, gidip kardiyoloğu vurmam mı gerekiyordu? Bu işin doğasında var. Arkadaşlar, ölümsüzlük yok. Ölümü önleyecek gücümüz de yok. Haşa, biz Allah değiliz. Eğer öyle olsaydı hekimler ölümsüz olurdu. Bakanlık bize 40 hasta veriyor. Burada tüm arkadaşlarımız 100-150 hasta bakıyor. Pandemide diğer kurumlar yarı yarıya çalışırken biz 36 saat çalıştık. Bizim hakkımız bu mu? Bize bunu mu reva görüyorlar? Maalesef, şiddet sarmalı artıyor.

 

“TEK AMACIMIZ VAR, SİZE HİZMET”

Gelecek kötü, sadece haziran ayında 230 meslektaşımız yurtdışı başvurusunda bulundu. Ocaktan beri başvuru sayısı 950 civarı. Bir hekim hemen yetişmiyor. Bir salatalık bile 45 günde yetişiyor. Bir hekimin yetişmesi 15-20 yıl alıyor. Biz bu kadar ucuz değiliz ve biz gökten gelmedik. Uzaylı değiliz, sizlerin çocuklarıyız. Tek amacımız var, size hizmet. 100 bin kişiden bir kişi maalesef çıkıyor, bizi kaygılandıran bu şiddet sarmalı devam ediyor. Meslektaşımızı saygıyla anıyorum. Mekânı cennet olsun. Elbette size düşen bazı görevler var. Siz de teşhir edin, sık sık karşılaşıyorsunuz. Caydırıcı, duyarlı olan hastalarınız var. Çünkü halkın gücü her şeye yeter. Bugün ve yarın cezalandırma değil matem günüdür. Amacımız halkta farkındalık yaratmaktır” dedi. Yapılan basın açıklamasının ardından sağlık çalışanları alkışlarla acil servisin önüne kadar yürüyüş yaptı.

 

doktorlar-1.jpg

 

doktorlar-3.jpg

 

doktorlar-4.jpg

 

doktorlar-5.jpg

 

doktorlar-6.jpg

 

Haber: Hanifi SURUN

Bu haber toplam 1199 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.