Senaryo değil gerçektir  ama ihmaller zinciridir

Senaryo değil gerçektir ama ihmaller zinciridir

FETÖ’nün 15 Temmuz’daki darbe girişiminin senaryo olduğuna dair söylemlere katılmadığını belirten Ferit Taşdemir, MHP’nin 15 Temmuz sonrası AKP yakınlığını da doğru buluyor.

Taşdemir özetle, “Mesele Erdoğan değil Türkiye’dir. Ama kimse kusura bakmasın. 15 Temmuz bir ihmaller zincirinin ürünüdür” dedi

 

AKP Hükümeti ile sonraları FETÖ’ye dönüşen Fethullah Gülen Cemaati ilişkilerinde milat tarihlerden biri, 17/25 Aralık 2013… Türkiye’nin en büyük yolsuzluk ve rüşvet vakasının açığa çıkıp bir şekilde örtbas edildiği tarih öngörülür. Halbuki milat, aynı yıl içinde aylar öncesidir. Cemaatin en önemli gelir kaynaklarından biri olan dershaneleri kapatma hamlesi asıl milattır.

ERDOĞAN, 15 TEMMUZ’DAN

ÇOK ÖNCE “FETÖ” DEMİŞTİ

2013 yılı ile 15 Temmuz 2016 arası süreçte en ilginç vakalardan biri ise cemaatin henüz bilinen bir terör eyleminde adı sanı geçmemesine rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu zaman aralığında cemaati FETÖ diye tanımlamasıdır. Herhangi bir mahkeme kararı olmamasına karşın 1990’larda Güneydoğu’daki birçok cinayetten bu yapıyı direk sorumlu tutması olmuştun.

ERDOĞAN DEĞİL TÜRKİYE MESELESİ!

15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişimi ise beraberinde pek çok tartışmayı getirmiş, “Senaryo olduğuna dair” söylemler de yer yer dile getirilmiştir. FETÖ’nün 15 Temmuz’daki darbe girişiminin senaryo olduğuna dair söylemlere katılmadığını belirten MHP Gebze İlçe eski Başkanı Ferit Taşdemir, MHP’nin 15 Temmuz sonrası AKP yakınlığını da doğru buluyor. Taşdemir özetle, “Mesele Erdoğan değil Türkiye’dir. Ama kimse kusura bakmasın. 15 Temmuz bir ihmaller zincirinin ürünüdür” dedi. Taşdemir’in 15 Temmuz ile birlikte 15 Temmuz sonrası partisinin çok tartışılan tutumu üzerine tespitleri şöyle:

GERÇEK MİLLİ GÜÇLER

2 SAAT HAVADA KALDI

“Ben 15 Temmuz’un bir senaryo, bir tezgâh olduğunu düşünmüyorum. Devletin gerçek Milli güçleri, Recep Tayyip Erdoğan havada iki saat kaldı. Tabi ki devletin kurum kuruluşları var. Tayyip Bey, ‘Nereye gideyim?’ diye düşünürken 1’nci Ordu Komutanı’nın devreye girmesiyle İstanbul’a davet edildi. 250 şehit, 2 binin üzerinde gazisiyle Büyük Türk Milleti çıktı, sokaklarda buna müdahil oldu. Darbe girişiminde başarılı olunamayacağını görenler de dolayısıyla vaz geçtiler.

DÜNYA LİDERİ”NE “BİZİ

BAHÇELİ’YE SORUN” DEDİ

O zaman için söylüyorum. ‘Dünya lideri’ diye bize söylenen lider havada kaldı. Yere inemiyordu. 1’nci Ordu Komutanı kendisini İstanbul’a davet ettiğinde Erdoğan, ‘Size nasıl güveneyim diye?’ sorunca, ‘Efendim. Bizi Devlet Bahçeli’ye sorun’ yanıtını aldı.

MECLİS BOMBALANIRKEN SADECE

GENEL BAŞKANIMIZ ANKARA’DAYDI

Bundan öncesinde genel başkanımız genel merkezin bütün ışıklarını yaktırdı. Başbakan Sayın Binali Yıldırım, Ilgaz’da yarım kalan bir tünelde sıkışıp kalmıştı. İçişleri Bakanı’nın bir uçağa binerek Gürcistan’a gittiği, birçok kişinin sağa sola gittiği bir dönemde, Meclis’in bombalandığında sadece genel başkanımız Ankara’da idi. Ve olaya müdahil oldu. Gerekli yerlerle irtibat kurmak suretiyle de sonuç buraya geldi.

ŞİMDİ KONUŞMAYACAĞIZ DA

NE ZAMAN KONUŞACAĞIZ?

Ben 15 Temmuz’un kontrollü bir darbe girişimi olduğuna inanmıyorum. Bu tamamen Amerikan emperyalizminin burada yapmak istediği, oradaki ‘Hoca’ denilen şeytanı Türkiye’ye getirmekti. Burada şartlar oluştu çünkü Türkiye 20 yıl boyunca işgal edilmişti. Böyle söyleyince, ‘AKP’yi eleştirdi’ oluyor ama bunları şimdi konuşmayacağız da ne zaman konuşacağız.

ALDATILDIK” DİYENLER

TÜRKİYE’Yİ BURALARA GETİRDİ

2002 yılı 3 Kasım’dan sonra Türkiye’nin idaresini eline alanlar, ‘Aldatıldık, kandırıldık’ diyerek Türkiye’yi çok zor ve badireli dönemden geçirterek buralara getirdiler. Çok ciddi kayıplarımız oldu. Telafisi olmayan, 2008-2009’da başlayan Güneydoğu’da çözüm sürecinde yapılmak istenilen hadiseler. Bunlar aslında kabul edilmesi mümkün değil. 1000’lerce kolluk kuvvetimiz, vatandaşımız şehit edildi.

DEVLET SUR İLÇESİ’NE

107 GÜNDE ZOR GİRDİ

Üstelik, ‘Bu adama dikkat’ diye yapılan tüm uyarılara rağmen. ‘Efendim. Ne yapalım. Oralarda dağlarda bayırlarda çiçek toplanacak’ diye davet edilenler geldiğinde neler olduğunu gördük. Devlet, Sur İlçesi’ne 107 günde zor girdi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne bölgedeki 23-24 ilde müdahale edildi. Geldiğimiz noktada, bölgede çok büyük stratejik hatalar yapıldı. İçeride ve dışarıda da yine buna benzer stratejik hatalar oldu.

MESELELERİ TÜRKİYE’Yİ TESLİM ALMAKTI

Biz o zamanlar AKP’ye ciddi manada muhalefet ediyorduk. Ama 15 Temmuz’da gördük ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin dışarıdaki düşmanları ve içerideki bağlantıları, hesap burada Recep Tayyip Erdoğan falan da değil, mesele Türkiye’yi teslim almak. Bizim meselemiz Erdoğan’ı çok sevip sevmemek meselesi de değil.

ERDOĞAN’A MUHALEFET

EDEREK EDİNİLECEK BİR ŞEY YOK

 

Biz ülkemizi, milletimizi, bayrağımızı seviyoruz. Biz Türk Milleti’yiz. Recep Tayyip Erdoğan da her kul gibi fanidir. Eksikleri, yanlışları da dünya kadar vardır. Hiçte kusura bakmayacak ama geldiğimiz noktada bütün gün Erdoğan’a muhalefet ederek, sağda solda konuşarak elde edebileceğimiz hiçbir şey yok.”

ferit-tasdemir-005.jpg

STRATEJİK HATALAR: Sürece dair geniş bir değerlendirmede bulunan Ferit Taşdemir, “Doğu Akdeniz’deki haklarımız elimizden alınmak isteniyor. 12 Adalar meselesinde Yunanistan ile savaşın eşiğine geldik. Stratejik olarak çok ciddi sıkıntılarımız var. Buraya kadar nasıl gelindiğinde, o tarafını bir tarafa koyduk. Her stratejik hatadan ötürü buraya gelindi” dedi.

Yatırımda eşit olunmazsa

birileri de gelip kaşır…

 

-       Türkiye uzun yıllardır PKK başta olmak üzere terörle mücadele içinde. Ancak insanları teröre ve terör örgütüne iten etkenler üzerinden sorgulama yapacak olursak ne söylemek istersiniz?

 

-       Bu konuda ülkücüler olarak yıllardır söylediğimiz şudur: Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonraki süreçte, Atatürk’ün vefatı sonrası, tek partili dönem ve daha sonrasındaki süreçte yapılanları gözlemleyelim. Planlı programlı bir şekilde; hele ki 1950’den sonra NATO’ya girmemizle beraber dışarıdan müdahaleler, dışarıdan teşvik edilmelerle birlikte yatırımlar hep bir bölgeye yapılmış. Hâlbuki emperyalist güçlerin yapmak istedikleri tezgâh ve oyundan dolayı da buna fırsat vermememiz lazım.

 

DEVLET BABADIR

Güneydoğu’da insanları işsiz, yoksul bir konumda bırakırsanız, insanları hizmet alınmaz bir noktada bırakırsanız bu sıkıntıları yaşarsınız. Türkiye Cumhuriyeti Devleti 770 bin 760 kilometrekare. Devlet, bizim insanımızda babadır. Babanın beş evladı var. Baba beş evladına da adaletli davranmak mecburiyetindedir.

BABA BÖYLE YAPARSA…

Baba bu beş evladından iki üç tanesini çok sever, bütün imkânlarını her şeyini bu çok sevdiği evlatlarına vermeye, sunmaya çalışırsa diğer evlatlar da, ‘Biz de bu devletin evladı ve kurucu unsuruyuz. Biz de Cumhuriyet’in kurulmasında Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da her yerde biz de vardık. O zaman niye biz üvey evlat muamelesi görüyoruz’ diye düşünmeye başlarlar.

 

…BİRİLERİ DE GELİP KAŞIR

Birileri de gelip kaşır. ‘Siz şunu bunu yaptınız’ diyerek eksik görülenleri sürekli ön plana çıkartarak teröre, teröriste zemin oluşturur. Ve sonuçta yoksulluk ile birlikte cehaletin yanı sıra hizmetin eşit şekilde gitmemesi durumu meseleyi bu noktaya getirmiştir. Bölgede gerekli reformlar yapılmamış. oradaki insanımız ziraattır, hayvancılıktır bir türlü geliştirilmemiştir.

DOĞDUKLARI YERDE YAŞAMA

İMKANLARI SAĞLANMALIYDI

Türkiye’de sanayileşme ağırlıklı Marmara Bölgesi biraz da Akdeniz kıyılarında olmuştur. Güneydoğu’da, 24-25 ilimizdeki insanlarımız için memleketlerinde kendi hayatlarını idame ettirecek eğitimini orada alacak bir dizi yatırımlarda bulunulmalıydı. İnsanların yaşam standartlarını koruyarak orada yaşamını sürdürmesi sağlansaydı, devletin imkânları

olmazdı.Böyle olmayınca ayrıştırmalar başladı. ‘Siz orada yoksunuz, burada varsınız’ üzerinden Kürt, Türk ayrımcılığı körüklendi.

TÜRKEŞ’İN KIZI AĞRI’DA

AŞİRETE GELİN GİTTİ

1994 yılında Kürt Türk çatışması tekrar gündeme geldiğinde  Rahmetli Türkeş’in kız kardeşi Ağrı’nın en büyük aşiretine gelin gitmişti. Türkeş çıktı ve engelledi bu oyunu. ‘Kız aldık kız verdik. Ondan dolayı benim kız kardeşim Ağrı’nın en büyük aşiretine gelin gitti. Buradan herkese sesleniyorum. Aklınızı başınıza alın. Kürtler ne kadar Türk ise ben o kadar Türk’üm. Kürtler ne kadar Kürt ise ben de o kadan Kürt’üm’ dedi. Meseleyi bitirdi.

FIRSAT VERMEMEK LAZIM

Ama emperyalist güçler durmuyorlar. Bugün geldiğimiz noktada yine aynı şeyleri kaşımaya devam ediyorlar. İşte buna fırsat vermemek lazım. Ayrıştırmadan, ötekileştirmeden, kucaklaştırarak, birbirimizle kenetleşmede hem milletimize hem de devletimize çok büyük iş düşüyor.

RAHATIZ. RAHATIM

Ülkücüler olarak biz, bu konuda ben çok rahatım. Ocak başkanlığı, teşkilat başkanlığı yaptığım zaman da hep Kürt kardeşlerimizle oturduk. Hep beraber yönetimlerde bulunduk. Birbirimizle asla ayrımız gayrımız olmadı. Bunun böyle olmasını da arzu ediyoruz. Benim teşkilatlarımda genel manada gördüğüm bu. Ama devletimize çok büyük görev düşüyor.

UÇURUM KAPATILMALI

Bu insanların geri bırakılmışlığı, yoksulluğu onlara reva değildir. Devletimiz aynı buralara yaptığı hizmetleri oralara da yaparak aradaki açılmış olan uçurumu kapatmalı. Birbirine husumetmiş gibi olan meseleleri ortadan kaldıracak tekrar bizi 1000 yıllık kardeşliğimizi bozmaya çalışan alçaklara, fitne fesatçılara fırsat vermeden hep beraber Allah’ın yaratmış olduğu bir kul olarak bu Cennet vatanda hayatımızı idame etmemizi sağlamak mecburiyetinde.”

baba-001.jpg

Darbe girişimi başarılı olsaydı

yüzde 85’i “Hoca”cı olacaktı…

 

 

-        12 Eylül sürecinde bazı işkencelerin teröre insan devşirmek maksatlı olduğuna dair teze katılıyor musunuz?

 

-        ‘Zaten 12 Eylül’ün yapılmasının bir amacı vardı. 12 Eylül darbesini yapan cunta ABD’nin yönlendirdiği ‘Bizim çocuklar’, biz ülkücülere düşmandı. İşkence yaptı. NATO’nun yeşil kuşak projesini başlattı. Müslümanlık ile bağdaşmayan emperyalizmin Truva Atı ılımlı İslam, dinler arası diyalog örtüleriyle Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) yolunu açtı.’ (MHP Genel Başkan Yardımcısı Şefkat Çetin)

 

BOP’U BAŞLATTILAR. DEVAM ETTİRİYORLAR

 

-        Yani 12 Eylül darbesinin esas maksadı, amacı vardı. Cunta biz ülkücülerin ve diğerlerinin üzerinden silindir gibi geçti. Ama sadece bunu yapmakla işi bitmedi. Yeşil kuşak projesini başlattılar. Hatta içinden geçtiğimiz süreçte de ılımlı İslam, dinler arası diyalog gibi birçok şey de malum, önümüze çıktı. 2000’li yıllarda da BOP’u başlattılar ve devam ettiriyorlar.

 

ILIMLI İSLAM CUMHURİYETİ!

Şimdi Milliyetçi Hareket Partisi, ülkücü hareket, 15 Temmuz’da eğer ki milletimiz bu işe müdahil olmasaydı şartlar öyle oluşturulmasıydı ülke tamamen Amerikan emperyalizminin güdümüne girecek, Pensilvanya’daki ‘Hoca’ denilen şeytan da Türkiye’ye getirilmek suretiyle burada dinler arası diyalog ve ılımlı İslam adı altında bir Cumhuriyet’e dönüştürülmeye çalışılacaktı.

ONLARIN YANINA GİDECEKLERDİ

İşte 15 Temmuz’da sağcısı, solcusu, futbolcusu ile milletimiz, bu vatan hepimizin herkes sokağa çıktı. Sokağa çıkıpta, ‘Biz onlara karşıyız’ diye bağıranların yüzde 85’i eğer ki ihtilal, yapmak istenilen şey gerçekleşmiş olsaydı ‘Hocam. Biz de sizinle beraberdik’ diyerek onların yanına gidecekti.

 

BUNA ASLA MÜSAADE ETMEYECEKTİK

Yine burada vatanseverlere, ülkesini sevenlere görev düşecekti ve biz de buna asla müsaade etmeyecektik. Burada yapılmak istenenleri görmek lazım ve işte burada MHP sayın genel başkanımızın devreye girmesiyle 15 Temmuz sonrası ve öncesi diye ayırdığı iki proje var. Gerek öncesi gerek sonrasında olaya müdahale etti. ‘Ya müdahale edecek ya müdahil olacağız. Başka yolu kalmamıştı. Türkiye tıkandı. Deniz bitti, kara gözüktü.’

Onun için bedel ödemiş bir davanın mensupları olarak da biz bunu göz göre göre, birilerinin keyfiyetine göre bırakamazdık. Devlet ortak aklıyla bir araya gelindi. Bugünkü noktaya geldik.”

15-temmuz-001.jpg

Enginyurt söylemlerinde haklı

ama eylemde hatalıdır

 

-       Ordu Milletvekiliniz Cemal Enginyurt’un ihracı çok tartışıldı. Sizin yorumunuz nedir?

 

-       Cemal Enginyurt daha öncesinde uyarıldı. Enginyurt’tan önce Samsun milletvekilimiz de ihraç edilmişti. Bu konuda MHP genel başkanımız çok ciddi ve ketum. Birbiriyle uyumlu güzel bir müzik, nota uyumlu çalındığında ortaya çıkar. Genel başkanımız bu ahengin bozulmasını istemiyor.

 

BARDAĞI TAŞIRDI

 

-       Cemal Enginyurt, 14 yaşındayken cezaevine girmiş, ömrünün 40 yılını bu davaya vakfetmiş, hepimizin sevdiği ve takdir ettiği bir ülkücü. Fakat Cemal Bey zaman zaman fevri çıkışlarda bulunmuştur. Esas bunları tetikleyen, Meclis’te CHP’liler ile yaptığı tartışmadır. Muhalefette, partiler çıkar fikrini söyler ama bu sinkaflı, küfürlü olmaz. Bunu yaptı ve genel başkan tarafından uyarıldı. Başka bir iki tane daha yaptı. Bardağı taşırdı.

 

BAHÇELİ, KILAVUZ’A

ÖZEL’DEN ÖZÜR DİLETTİ

 

-       Malumunuz; CHP’li Özgür Özel ile eski ocak başkanı Olcay Kılavuz tartıştı, yumruklaştı. Genel başkan Kılavuz’u çağırıp niye tartıştığını sordu ve uyardı: ‘Yüzde 100 haklı da olabilirsin ama Özgür Özel, CHP Grup Başkanvekilidir ve yaptığın onun şahsına yönelik değildir.’

GİDİP ÖZÜR DİLEYECEKSİN

Olcay Bey, ‘Bize hakaret etti. Ben dayanamadım’ deyince genel başkan da o zaman, ‘Bana çok muhalefetler edildi. O zaman neredeydin? Gidip özür dileyeceksin’ dedi ve özür diletti. Bunun için de Olcay Kılavuz, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’ndan Özgür Özel’e yaptığı çirkin davranıştan ötürü özür diledi.

ENGİNYURT GEREĞİNİ YAPMADI

Aynı şeyi Enginyurt’a söyledi. Enginyurt, ‘Bunu yapmamam gerekirdi’ dedi ama gereğini de yapmadı. Bu konu Cemal Enginyurt’un işini bitirdi. Mesele burada hak arama meselesi değil.

BASIN TOPLANTISI DÜZENLER, SÖYLER

Bir milletvekili bölgesindeki insanların hakkını arayacaksa, parlamentoda milletvekillerinin basın toplantısı düzenleyeceği yer var. Arkadaşlarını yanına alarak oraya gelir ve orada fındıkçılar ile ilgili televizyon kameralarının önünde ne söylenmesi gerekiyorsa söyler.

KİŞİSEL GÖRÜŞLER PARTİ

GÖRÜŞÜ GİBİ YANSITILAMAZ

Ama bunu belli bir disiplin içinde söyler. MHP’nin genel politikalarına aykırı, kişisel olarak kendi görüş ve fikirlerini partinin görüş ve fikirleriymiş gibi kabul ettirmeye çalışmak, 50 yıllık bir siyasette disiplinli var olan bir partiye yakışmayan hal ve tavırdan dolayı Cemal Enginyurt böyle bir durumla karşılaşmıştır.

 

EYLEMDE YANLIŞTIR

Tabi burada kendisinin söylediğini basından dinledim. ‘Genel başkana olayı farklı rapor ettiler’ dedi. O da kendi iç çekişmeleri mi bilmiyoruz ama genel anlamda burada Cemal Bey haklı mıdır haksız mıdır mevzuuna gelince söylediklerinde haklıdır ama söylem biçimi ve eylemlerinde bence yanlıştır.”

cemal-enginyurt.jpg

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.