Sanal bahis, kumar bağımlılığına yol açıyor
İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalından Dr. Öğr. Üyesi Zuhal Doğan Bektaş, Yeşilay Haftası kapsamında yaptığı değerlendirmelerde korkutucu tabloyu gözler önüne serdi. Bektaş, özellikle belirsiz ödül mekanizmasının beyindeki dopamin sistemini nasıl ele geçirdiğini açıkladı.
Kumar ve sanal bahis bağımlılığının bir irade zayıflığı olmadığını vurgulayan Dr. Bektaş, beynin ödül sistemine dikkat çekti: "Kişinin ne zaman kazanacağını öngörememesi (değişken oranlı pekiştirme), dopamin salınımını artırarak davranışın tekrar edilmesini güçlendirir. Bu, bağımlılık geliştiren en güçlü öğrenme modellerinden biridir."
DİJİTAL DÜNYA RİSKİ KATLAYARAK ARTIRIYOR
Geleneksel kumarın aksine sanal bahsin 7/24 erişilebilir olması, bağımlılık sürecini hızlandırıyor. Dr. Bektaş, akıllı telefonlar üzerinden her an oynanabilen canlı bahislerin, kısa aralıklarla karar verme döngüsü yaratarak kontrol kaybını kolaylaştırdığı uyarısında bulundu.
YETİŞKİN NÜFUSUN YÜZDE 1-3'Ü KLİNİK DÜZEYDE HASTA
Araştırmalar, yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 1-3’ünde klinik düzeyde kumar oynama bozukluğu geliştiğini gösteriyor. Özellikle sosyal medyada paylaşılan "kazanç hikayeleri" ve ekonomik kriz dönemlerindeki hızlı kazanç beklentisi, bireyleri bu tuzağa daha kolay çekiyor.
DEHB VE GENÇ YAŞ GRUBU BÜYÜK TEHLİKE ALTINDA
Dürtüselliği yüksek olan ve Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tanısı alan bireylerde ödül arayışı çok daha güçlü. Genç yetişkinlerin çevrimiçi ortamlarda fazla zaman geçirmesi, bağımlılık gelişimi açısından en kritik çevresel faktör olarak değerlendiriliyor.
PSİKİYATRİK SORUNLAR KUMARLA MASKEYELENİYOR
Klinik verilere göre, kumar bağımlısı bireylerin yüzde 40-60’ında depresyon veya anksiyete bozukluğu eşlik ediyor. Birçok kişi, yaşadığı stres ve olumsuz duygularla baş etmek için bir kaçış yolu olarak kumara yöneliyor.
ERKEN TEŞHİS VE TEDAVİ HAYAT KURTARIYOR
Bağımlılığın tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu belirten Dr. Bektaş, "Bilişsel Davranışçı Terapi ve motivasyonel görüşmelerle iyileşme oranları anlamlı düzeyde artıyor. Erken dönemde profesyonel destek almak, hastalığın kronikleşmesini önleyen en önemli adımdır," diyerek sözlerini tamamladı.
Kaynak:
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.