1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Ramazan ayı 2018 Diyanet takvimi bilgileri.. Bayram kaç gün sürecek?
Ramazan ayı 2018 Diyanet takvimi bilgileri.. Bayram kaç gün sürecek?

Ramazan ayı 2018 Diyanet takvimi bilgileri.. Bayram kaç gün sürecek?

Ramazan ayı ne zaman başlayacak sorusu, zamanın yaklaşmasıyla birlikte vatandaşların merakla araştırdığı konular arasında yer almaya başladı. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayımladığı 2018 dini günler takvimi kapsamında birçok vatandaş, Ramazan Bayramı'nı

A+A-

Ramazan Bayramı için sorgulamalar devam ediyor. 2018 yılının Diyanet takviminde yer alan bilgilere göre bu yıl mayıs ayının içerisinde idrak edilmeye başlayacak olan Ramazan ayı, haziran ayında ise bayram günleri ile devam edecek. Maneviyatın derinlemesine yaşanacağı Ramazan ayında, Kadir Gecesi idrak edilecek önemli günler arasında yer alacak. Peki, Ramazan Bayramı ne zaman idrak edilecek? İşte, bayram ne zaman ve kaç gün sorusu hakkında bazı bilgiler

RAMAZAN BAYRAMI NE ZAMAN BAŞLAYACAK?

Ramazan Bayramı, Arefe günü hariç 3 gün sürecek. Şevval ayının ilk gününe denk gelen Ramazan Bayramı, 15-16-17 Haziran günlerinde idrak edilecek. Bu günler cuma, cumartesi ve pazara denk gelecek.

14 Haziran Ramazan Bayramı Arifesi

15 Haziran Ramazan Bayramı 1.gün

16 Haziran Ramazan Bayramı 2.gün

17 Haziran Ramazan Bayramı 3.gün

RAMAZAN BAYRAMI NE ZAMAN BAŞLIYOR?

Ramazan ayı, bu yıl 16 Mayıs Çarşamba günü idrak edilmeye başlanacak. Ramazan ayının 26. gününde idrak edilen ve büyük önem arz eden Kadir Gecesi ise miladi takvime göre 10 Haziran Pazar günü ihya edilecek.

RAMAZAN AYI NEDİR?

Manevi güzelliklerle dolu olan Ramazan ayı müminler için bir rahmet ve mağfiret mevsimidir. Bu kıymetli zaman dilimini ibadet ve iyiliklerle değerlendiren mümin ebedi mutluluğun kapısını açar. Cehennemden kurtuluş beratını alarak zaman ve mekân cennetine doğru yol alır. Bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmaktadır:

“Ramazan Ayı gelince, cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar zincire vurulurlar”

Ramazan, öncelikle oruç gibi türlü hikmetlerle dolu bir kulluk görevinin yerine getirildiği,her türlü hayır, rahmet ve bereketi kendisinde barındıran bir aydır. Dolayısıyla Ramazanayının en önemli özelliği oruç ibadetinin bu aya tahsis edilmesidir. Bundan dolayı Ramazanayına “Şehr-i Siyam” denilmiştir.

Ramazan orucu, hicretin ikinci yılı içinde Şaban ayında farz kılınmıştır. Orucun farzolduğu Kitap, Sünnet ve İcma ile sabittir. Kur’an-ı Kerimde, 
“Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilerefarz kılındığı gibi size de farz kılındı” buyurulmuştur (Bakara, 2/183).

Müminlere bir ikram olarak sunulan Ramazan ayı; ibadet, tövbe, dua, zikir, arınma,sosyal yardımlaşma ve dayanışma ayıdır.

RAMAZAN'I KARŞILAMAK İÇİN ORUÇ TUTULUR MU?

Hz. Peygamberin (s.a.s.) Recep ve Şaban aylarında diğer aylara oranla daha fazla nafile oruç tuttuğu (Buhârî, Savm, 52; Müslim, Sıyâm, 173-179) bilinmektedir. Ancak Hz. Peygamberin (s.a.s.) bu uygulamasını, Ramazan’ı karşılama olarak değerlendirmek doğru değildir. Ramazan’ı karşılamak amacıyla oruç tutmanın dinî bir dayanağı yoktur. Ramazan ayı girmediği hâlde, Ramazan’ın gelmiş olabileceği düşüncesiyle ihtiyaten Ramazan’dan bir veya iki gün önce oruç tutmak da mekruhtur. Dinî ıstılahta bu güne “şek günü” denilir. Ancak, Ramazan’ı karşılama niyeti olmaksızın şek gününde oruç tutulmasında bir sakınca yoktur. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.), “Ramazan’ı bir veya iki gün önce oruçla karşılamayın. Eğer bir kimse âdeti olduğu için bu günleri oruçla geçiriyorsa tutsun.” (Buhârî, Savm, 14; Müslim, Sıyâm, 21) buyurmuştur.

ORUÇ NE ANLAMA GELMEKTEDİR?

Oruç Arapça’da “savm” kelimesiyle ifade edilir. Savm sözlükte nefsi tutmak ve engellemek anlamındadır.

İslam dininde oruç, sabahın başlangıcı sayılan ikinci fecirden (tan yerinin ağarmasından) başlayarak güneşin batışına kadarki sürede başka bir deyişle imsaktan iftara kadar ibadet niyetiyle yemekten, içmekten ve cinsel ilişkiden nefsi uzak tutmaktır.

Oruçtan beklenen amacın gerçekleşmesi için dikkat edilmesi gereken şeyler vardır. Kamil anlamda oruç bütün organların iştirakiyle gerçekleşir. Şöyle ki: Oruç tutan kişi mideyi yemek içmekten koruduğu gibi, dili de yalandan, gıybetten, kötü ve boş sözden uzak tutmalı- dır. Göz harama bakmamalı, kusur aramamalıdır. Kulak gıybet, dedikodu ve boş sözler dinlememelidir. Gönül güzel şeyler düşünmelidir. Bilinmelidir ki, organları orucu iştirak etmeyi başaramayan kişi şeklen oruç tutmuşsa da, oruçtan beklenen gayeye bütünüyle ulaşamamış demektir

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Kaynak Hürriyet

Bu haber toplam 2839 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.