1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. “Özgürlük” adı altında kölelik empoze edildi
“Özgürlük” adı altında  kölelik empoze edildi

“Özgürlük” adı altında kölelik empoze edildi

Milli Görüş çizgisindeki, kapatılan MGV’nin devamı olarak kurulan Anadolu Gençlik Derneği Çayırova Şubesi’nin iki dönem başkanlığını yapan, efsanevi eski başkan Fahrettin Taşkaya ile darbeyi enine boyuna sorguladık: “Özgürlük adı altında kölelik empoze

A+A-

Toplumun istisnasız, hatta 12 Eylül 1980’den sonra doğanların bile üzerinde etkisi olan 40 yıl önceki o darbe, 1982’de onaylanan Anayasa’sı ile aslında halen soruyor. Bugünkü konuğumuz, AGD Çayırova Şubesi’nin eski, efsane başkanı Fahrettin Taşkaya. Darbeyi enine boyuna sorgularken Anayasa mevzuuna değinde özetle, “Darbeci paşaların itibarları yok edildi. Rütbeleri alındı. İyi ama onların Anayasa’sı ile yönetiliyoruz” dedi. Bir, “Bu ne yaman çelişki?” demedi. O ‘eksiğini’ de biz şimdi tamamlamış olduk..

 

DARBEYİ AİLECEK SAĞLAM! YAŞADIK

-       Darbe yılı hatta günü nerede idiniz? Şahsınız, aileniz, yakın çevrenizde bedel ödeyen oldu mu? Nedir?

 

-        Darbede Sakarya’da karşıladık, 9 yaşındaydım. Kocaali İlçesi’ne bağlı Koğukpelit Köyü’nde (şimdi mahalle) oturuyorduk.  Abim Nurettin şehirdeydi. Babam ise Türk-İş’e bağlı Tek Gıda-İş Sendikası Sakarya Şube Başkanlığı yapıyordu. Ailecek, 12 Eylül askeri darbesini sağlam yaşadık diyebilirim. Babamı sendikacı diye işten çıkartıp haklarını fesih ettiler.

 

ÇOCUK O. NE ANLAR DARBEDEN!

Abim sabah sınava giderken bir tane gözü dönmüş polis 14 yaşındaki bir çocuğa atılmayacak şekilde dayak atmış ve eve yollamış. ‘Arkadaş (polise atfen) çocuk bu ve evde tek. Hepimiz köydeyiz, ne anlar darbeden marbeden.’ Bizde köyde baskınlarla uğraşıyorduk, silah arıyordular köydeki evlerde.

 

AFYON’A MECBURİ GÖÇ

 

Ama bizi asıl etkileyen babamın işsiz kalmasıydı. Yaklaşık bir sene işsiz kaldı, zor günler geçirdik. Kenan Evren’e üç kez mektup yazdı babam ve üçüncü mektuba cevap olarak iş hakları geri verildi ama, ‘Sakarya iline en yakın 300 kilometre mesafede iş yapabilir’ diye madde koymuşlar. Mecburen Afyon’a gitti babam ve üç yıl ayrı kaldık. Sonrasında evi Afyon’a taşıdık, üç yıl orda yaşadım. Yani çocukluğum o dönemde babasız ve sıkıntılarla geçti. Allah yeni nesillerimize bu tür acılar yaşatmasın inşaallah.

 

DARBEYİ MİLLİ GÖRÜŞ’ÜN

O MİTİNGİ HIZLANDIRDI

 

-       Milli Görüş, 12 Eylül sürecinde silahlı eylemlerin dışında kaldı. Diğerlerine nazaran, çok fazla hırpalanmadı diyebilir miyiz? Ama 28 Şubat’ın da tek mağduru oldu…

 

-       Aslında Milli Görüş Hareketi, 12 Eylül darbesi ile birlikte bu işten en fazla etkilenen taraf oldu. 06 Eylül 1980’de Konya’da Büyük Kudüs Mitingi düzenlendi ve bir milyondan fazla insanın katıldığı, o zamana kadar ki en büyük miting oldu. Bu miting İsrail’in Kudüs’ü başkent ilan etmesinden hemen sonra yapıldı. Bu miting ile birlikte zamanı dış güçler tarafından hızlandırıldı. Milli Görüş’ün etkisi bu darbeyle birlikte kırıldı.

 

SİYONİZMİN PLANLARINDA

İTİBARSIZ TÜRK ORDUSU VARDI

 

 

 

-       100 yaşına bile gelmemiş bir Cumhuriyet’in toplam dört darbe yaşamasını neye yorarsınız?

 

 

-       Öncelikle siyonizm Türkiye üzerinde oyunlarını oynayabilmek için ülkeyi kendi içinde güçsüzleştirmek zorundaydı ve halkın en güvendiği kurum olarak askeriyeyi halkın gözünde itibarsızlaştırmalıydı. Türkler dünya tarihinde veya tarih sayfasında yer aldıklarından beri ayakta durmalarını güçlü ordularına borçludurlar. Ve bu güçlü ordular Türkler’in bütün dünyaya hükmetmesinin sebebidir.

SİYONİZM HER ÜLKEDE

UŞAK ARAR VE BULUR

-       Çünkü Türk Halkı ordusuna güvenir. Savaşacak evlatları için elinden geleni yapar. Ama siyonizm her ülkenin içinde olduğu gibi Türkiye Cumhuriyeti’nin içinde de kendisine uşaklık edecek kişileri bulmuş ve bu kişilere dört darbe yaptırmıştır.

 

NE ÜLKEYE, NE HALKA…

 

Şimdi bu darbeleri yapan insanlar kalplerinde bir hainlik taşımasaydılar, kalplerinde bir sıkıntı olmasaydı bu darbeyi yapamazlardı. Çünkü hiçbir darbenin ne ülkeye ne de bu halka faydası olmuştur. Bütün darbeler ülkedeki siyonizmin güçlenmesine vesile olmuştur.

DÖRT DARBEYİ DE ABD

KUKLALARINA YAPTIRDI

 

-       Kenan Evren’in şu sözünü atlamamak lazım: ‘Paran yoksa darbe yapamazsın.’ Paranın geleceği tek kaynakta Amerika Birleşik Devletleri’dir. Para ve emir oradan gelir, sen de darbe yaparsın. Bugün halen daha Yunanistan, Amerika Birleşik Devletleri’ni affetmemiştir. Çünkü ABD’nin ülkesinde yaptırmış olduğu darbeyi de, o darbenin ülkelerine vermiş olduğu zararı da çok iyi bilmektedirler. Darbelerin tamamı siyonizmin emriyle, ABD üzerinden ülkemizdeki kuklalara yaptırılmıştır.

 

YDD DEĞİL YTD!

 

-       12 Eylül darbesini yorumlar mısınız? Sizce 12 Eylül, bir neydi?

 

-       12 Eylül askeri darbesi aslında siyonizmin Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğine dair yeni planlarının ortaya koyması için yapılmış bir darbeydi. Bu darbeyle birlikte yeni bir Türkiye düzenine geçildi. Yani dış dünyaya açılan ve dış dünyadan haberdar olmak adına dış dünya ile birlikte hareket eden bir Türkiye.

 

“DIŞ DÜNYAYA AÇILIYORUZ” DİYE

 

-       Mesela 12 Eylül darbesinden önce yabancı paralar sadece gümrük kapılarından alınabilirdi, döviz büroları yoktu. 12 Eylül askeri darbesinden sonra ise tamamen İslami literatüre bürünmüş bir adam ülkenin başına getirildi ve ülkenin dış dünyaya açılımı adı altında geleceğinin yok edilme planları ortaya konmaya başladı. Bu planlar neticesinde ülkemize özel bankalar özel televizyonlar kurulmak suretiyle Türk insanının hayatına ‘daha fazla özgürlük’ adı altında aslında daha fazla kölelik fikri empoze edildi.

O PAŞALARIN KİTAPSIZ ANAYASA’SI

-       Bugün de halen daha 12 Eylül askeri darbesinin getirdiği yasa ülkede kullanılmaya devam etmektedir. Her zaman söylediğim bir şey var: 12 Eylül askeri darbesinin paşaları yargılanmış ve her birinin rütbeleri sökülmüş, her biri itibarsızlaştırılmış olduğu halde o paşaların getirdiği Anayasa ile ülke yönetilmeye devam etmektedir ve bu anayasanın kitabı yoktur. Maalesef sadece keyfi, görünmez bir Anayasa’dır.”

 

fahrettin-taskaya-2.jpg

 

FENOMEN KAFE’DE BİR EFSANEYLE:  Çayırova’da toplumun geniş kesimleri tarafından çok sevilen, unvanı halk tarafından, “Efsane” olarak verilen ve üstüne çok yakışan Fahrettin Kaya sorularımızı Çayırova’nın nezih mekanlarından, Fatih Caddesi 5107/1 Sokak’taki Fenomen Kafe’de yanıtladı. 

Bu haber toplam 734 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.