Mustafa Yıldırımtürk'ün "İzler" kitabı Gebze'de okuyucuyla buluştu
Mustafa Yıldırımtürk, 1970-1990 dönemini anlattığı “İzler-Fırtınalı Yıllardan Anılar” kitabını imzalamak üzere Gebze’de okurlarla buluştu. Yıldırımtürk; Kars yaşamından cezaevi yıllarına, Denizlerin son 8 ayından Metris firarına uzanan tanıklıklarını anlattı, kitabını imzaladı.
Kor Kitap'tan çıkan “İzler-Fırtınalı Yıllardan Anılar” kitabı Gebze'de Kars Ardahan Iğdır Kültür ve Dayanışma Derneği ile Evrensel Gazetesi'nin katkılarıyla okurla buluştu. Moderatörlüğü Emek Partisi Darıca İlçe Başkanı Orhan Kaya'nın yaptığı ve Gebze Kültür Merkezi Kardelen Nikah Salonu'nda gerçekleşen etkinlikte konuşan Mustafa Yıldırımtürk, "Tek adam iktidarına karşı bütünlüklü bir sınıf partisiyle birleşip, yan yana gelmeliyiz" dedi. Etkinliğin açılışında konuşan Gebze Kars Ardahan Iğdır Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Sedat Tatar ise, bu tarz etkinliklerle geçmişi daha iyi anlamak, geleceğe daha iyi yaklaşmak istediklerini vurguladı.
1970-1990 yıllarını kapsayan döneme ait anılarını yazan Yıldırımtürk, o dönemin siyasi ve toplumsal olaylarını kitabında anlatıyor. Kitabı yazma amacının, geçmişte yaşananların unutulmaması ve gelecek nesillere geçmişin mirasının doğru ve gerçekçi bir şekilde aktarılması olduğunu söyleyen Yıldırımtürk, "Bugünün gençleri veya gelecek kuşaklar, geçmişin tarihini anlamazlarsa kendi dönemlerine dair olayları tam olarak doğru değerlendiremez ve sağlıklı öngörülerde bulunamazlar” dedi. Yıldırımtürk, "İzler" kitabının asıl amaçlarından birinin de sadece geçmişi anlatan değil, aynı zamanda günümüzü de anlamaya yardım etmek olduğunu ifade etti.
"SALDIRILARA KARŞI YAN YANA GELMELİYİZ"
Yıldırımtürk, devrimci ağabeyleri Yavuz ve Metin Yıldırımtürk’ü cezaevinde ziyareti sırasında Deniz, Yusuf ve Hüseyin ile görüştüğünü, onların son sekiz ayında devrim ve sosyalizme olan bağlılığına tanık olduğunu söyledi. Onların mücadeleci ve direngen kişiliklerini örnek aldığını söyleyen Yıldırımtürk, "Bugün Denizleri idam edenler hatırlanmaz ama Denizler'i bundan sonraki kuşaklar dahi unutmayacak. Denizlerin son sekiz ayını yakından gördüm. Onlar mücadele etmekten hiç geri durmadı. Onlarla ilgili acımız hiçbir zaman bitmedi, bitmeyecek. O yüzden tarihsel bir sorumluluğumuz da var aynı zamanda. Onlardan mirası devralan Erdal Eren aynı kararlılığı, aynı mücadeleyi verdi. Gelinen noktada faşizm ile hesaplaşmada politik ayrılığı gözardı etmeliyiz. Mahirler Kızıldere'de bunu bize gösterdiler. Bu süreçte geçmişten günümüze gelişen koşulların halkalarını birbirine iyi bağlamamız lazım. Sınıf ve emekten yana olan güçler bütün bu saldırılara karşı yan yana gelmeli. Şu anda çok fazla bölünmüş durumdayız ama yine de tek adam iktidarına, Amerikan emperyalizmine karşı bir şekilde yan yana gelebiliriz. Bütünlüklü bir sınıf partisiyle birleşerek o şekilde mücadele etmeliyiz" diye konuştu.
Kaynak:
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.