1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Kıvılcımlı’nın öğrencileriyiz En iyi işkencelerde direniriz
Kıvılcımlı’nın öğrencileriyiz     En iyi işkencelerde direniriz

Kıvılcımlı’nın öğrencileriyiz En iyi işkencelerde direniriz

"İşkencede direnmeyi en büyük erdem sayan Hikmet Kıvılcımlı’nın öğrencileri, 12 Eylül’den başı dik çıkmıştı. İşkencelere direnmiş, öldü diye bir kenara atılmışlardı..."

A+A-

“Yitik/kayıp kuşak” diye tanımlanıyor musunuz? Kabul ediyor musunuz? O dönemin çocuk ve gençlerine yönelik baskıyı yaşadınız mı?

 

 

12 Eylül döneminin baskısını yukarıda bahsettiğim gibi, ailemin ilerici, devrimcilere yakın olması sebebiyle biz de yaşadık tabii.

Abilerim kitaplarını saklardı. Sürekli ev baskınları ve gözaltılar olurdu.

Ancak kendimi hiçbir zaman yitik kuşak olarak tanımlamadım. Çünkü ben şanslıydım, abilerim devrimci olmuşlardı. Hikmet Kıvılcımlı geleneğinden gelen devrimci derlenişçilerle tanışmışlardı. 12 Eylül sonrası devrimci mücadele oldu hareketimizin adı.

 

ÖLDÜ DİYE KENARA ATILANLAR

“DİRİLİP” MÜCADELEYE DÖNDÜ

 

İşkencede direnmeyi en büyük erdem sayan Hikmet Kıvılcımlı’nın öğrencileri, 12 Eylül’den başı dik çıkmıştı. İşkencelere direnmiş, öldü diye bir kenara atılmışlardı. 45 gün, hatta 90 güne varan işkencelere maruz kalmışlardı. Ama yılmamışlardı. Ülkemizi terk etmemişlerdi tatlı canlarını kurtarmak için. İşkencehanelerden çıkar çıkmaz yine mücadeleye atılmışlardı, o dönemin koşullarına uygun olarak.

 

 

Yine abilerimden hatırlıyorum. Azılı 12 Eylül faşizmi yıllarında, kaçak durumdayken bile, işçi sınıfı içinde mücadeleye devam etme kararı alıyorlar. Devrimci Derlenişçiler fabrikalara giriyorlar, çalışıyorlar. O dönemde bile sendikal mücadele vermek için uğraşıyorlar.

 

 

 6-(2).jpg

 

 

 

YILGINLIK NEDİR, BİLMEDİM:  “Ben de işte bunları gördüğüm, yaşadığım için hiç umutsuzluğa düşmedim. Yılgınlık nedir, bilmedim. Çünkü çevremdekiler en ağır şartlardan geçiyor, ama bir çay içimi mola verip yine mücadeleye atılıyordu. Bu da bizim yaşam prensibimiz haline geldi. Umutsuzluğa düşmedik hiç. Sol memenin altındaki cevahiri karartmadık, bunu da Hikmet Kıvılcımlı’dan öğrendik.”

Bu haber toplam 1209 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum