1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Kimse halk ittifakından kaçamaz
Kimse halk ittifakından kaçamaz

Kimse halk ittifakından kaçamaz

Emek Partisi Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, halk ittifakı çağrısını Gebze’de tekrarladı: “Kimse halkın, işçilerin ihtiyaçları için bu bloktan, ittifaktan kaçamaz. Kim kaçarsa sorgulanır.”

A+A-

Emek Partisi Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, halk ittifakı çağrısını EMEP Gebze İlçe Örgütü’nün kahvaltılı toplantısında tekrarladı. Akdeniz, “SOL Parti, TKP, TİP, HDP, Halkevleri ile, sosyalist çevrelerle görüşmelerimiz devam ediyor. Çok güçlü bir rüzgâr, blok geliyor. Kimse halkın, işçilerin ihtiyaçları için bu bloktan, ittifaktan kaçamaz. Kim kaçarsa sorgulanır. Bu bloğun içinde yer alabilecek güçleri birbirine kışkırtacak haberlere aldırmayın. Dar grupçu hesaplar, halkın çıkarlarının önüne geçemez” dedi.

KATILIM

Yusuf Akar başkanlığındaki Emek Partisi Gebze İlçe Örgütü’nün Etiler Marmaris Kafe’de gerçekleşen kahvaltılı toplantısına Emek Partisi İl Başkanı Arzu Erkan, CHP Gebze İlçe Başkanı Gökhan Orhan ve Kadın Kolları Başkanı Yaşa Erdoğan, TKP Gebze İlçe Başkanı Hande Tunca, SOL Parti Gebze İlçe Başkanı Gökhan Şimşek, Eğitim-İş Kocaeli 2 No’lu Şube Başkanı Bülent Metin, Gebze EYT Derneği Başkanı Nuh Erdoğan Erdoğan ile birlikte TİP Gebze İlçe Örgütü’nden yönetici ve üyeler; Eğitim-Sen, Petrol-İş, BMİS, Tek Gıda-İş sendikalarından yönetici ve üyelerle birlikte sivil toplum örgütü temsilcileri, fabrikalardan işçiler emekçiler katıldı.

DAHA NE KAYBEDECEĞİZ?

EMEP Gebze İlçe Başkanı Yusuf Akar’ın kısa bir selamlama konuşmasından sonra söz alan EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz önce ülke geneli değerlendirmede bulundu. Ardından çağrılarına dair şunları kaydetti: “İktidar için, ‘Vay ilk seçimde gidecekler, sandığı bekleyelim. Sokağa çıkmayalım. Provokasyon olur’ sözlerine kulaklarımızı kapayalım. Provokasyonu halk, işçiler, emekçiler yapmaz. Hangi güç odaklarının yaptığı belli. Halkı, işçiyi sindirmek için yapıyorlar. İşçinin, halkın gücü meydanlardır. Meydanları ne kadar çok doldurursak o zaman gerekli dersi alacaklar, üzerimize gelmeyecekler. 1-1.5 yıl daha bekleyelim mi? Daha ne kadar şey kaybedeceğiz?

BEKLEME, BİRLEŞ, HAREKETE GEÇ

Seçimlerde hep beraber hareket edeceğiz ama seçimi beklemeyeceğiz. Bekleme, birleş, harekete geç, meydanları doldurun diyoruz.  Bu çerçevede iktidarı sandık, seçim korkusuyla eleştiren burjuva muhalefete de çağrımız var. İktidarı sandık korkusuyla eleştirmen doğru ama bu sokak korkusu niye? Sandık ve sokak korkusunu yendiğimizde, örgütlü halk gücünü iktidar karşısını çıkarttığımızda seçimin de, sandığın da güvencesi olur.

TEK ADAMI GÖNDERECEĞİZ

Seçim konusunda birinci görevimiz, tek adam yönetimini göndermek için yanyana olacağız. Hep beraber aynı sandığa oy atacağız. Seçimlere tek başına girme yeteneği olan parti olarak, üzerimize düşen sorumluluk neyse yapacağız. Başkanlık seçiminde, birinci veya ikinci turda Erdoğan iktidarının işine gelecek herhangi bir hamle içinde olmayacağız. Referandum niteliğinde, tek adamı göndereceğiz.

HALK İTTİFAKI İÇİN ÇABALIYORUZ

Parlamento seçiminde; Türkiye iki kutupla burjuva ittifakına mahkum değildir. Bir tarafta Cumhur, diğer tarafta sağa yamanmış Millet İttifakı. İki ittifak blokunu aynı görmüyoruz. Tek adam karşısında özellikle CHP iktidarını aynı görmüyoruz. Birçok alanda da beraber çalışmalar yapıyoruz. Ama ortaya konan bloklaşma halkın ittifakını, halkın çıkarlarını karşılayan bir bloklaşma değil. Biz o yüzden üçüncü blok çağrısı yaptık. Bu ittifak dışında kalan tüm kesimleri kapsayan bir halk ittifakı çağrısı yapıyoruz. Seçimlere böyle bir blokla gireceğiz, örgütlüyoruz. Bunun için yoğun çaba içindeyiz.

BİRLİKTELİĞİMİZİ KORUYACAĞIZ

Seçimlerden önce sandıkları savunmak zor bir dönem, seçim sonrası zor süreç olacak. Parlamento seçiminde ayrı düşebiliriz ama onun dışında birliğimizi zedeleyecek herhangi bir dar düşünce içinde olmamalıyız. Omuz omuza olacağız. HDP mi kapatılıyor, onların yanındayız. Sayın Kılıçdaroğlu’nun linç videoları mı yayınlanıyor, hemen CHP’li arkadaşlarımızın yanındayız. Bu gücümüzü, birlikteliğimizi koruyacağız.

ÖNCE FABRİKALARDA…

Gebze için önce fabrikada işçiler bu sermaye programına karşı talepleri doğrultusunda işçi ittifakını yapmalı. Sonra bütün bir Gebze’de işçi ittifakını kurmalıyız. Önce işçi sınıfı gücünü ortaya koyacak. Toplumsal muhalefetin motor gücü işçilerdir. İşçiler olmadan, olmaz.

GEBZE AYAĞA KALKTIĞINDA…

İstanbul, Kocaeli; Gebze’ye bakıyor. Gebze işçi sınıfı ayağa kalktığında diğer bölgeler de ayağa kalkar. İşçiler, motor gücü kendi adaylarını çıkaracak. Bu parlamentoda fabrikatörler, patronlardan, banka yöneticilerinden geçilmiyor. Niye bir tane işçi milletvekili, bakan yok. Bu parlamento emekçi parlamentosu olacaksa önce Gebze’nin alın teri döken işçileri o parlamentoda temsil edilecek.

SİYASETİ BERABER YAPACAĞIZ

İttifak çalışmaları genel başkanların bir araya geleceği toplantılarla olmaz. İttifak buradadır. Tabanda bu birliktelik sağlanırsa yukarıda herkes ona göre şekillenir. Herkese iş düşüyor. Siyaseti beraber yapacağız. Sizin adınıza biz yapmayacağız. Siz bu siyasetin göbeğinde olacağız. Bütün iki blok dışındaki güçleri topluyoruz.”

SİSTEME SON VERECEĞİZ

Başkan Akdeniz iktidara geldiklerinde çözümlerini, “AKP iktidarını değil 2 bin yıllık ezen ezilen ilişkisine son vereceğiz. Ezenler, ezilenler bu kapitalist sermaye sistemine son vereceğiz. Onlar işçiden emekçiden toplayıp zengine veriyorlar. Biz zenginlerden alıp yoksullara vereceğiz” diye izah edip ilkelerini şöyle sıraladı:

ÖNCE EMEĞİN HAKLARI

“Bu ülkede yeniden Babacan, Davutoğlu, Akşener gibileri dümene oturtursanız yazık olur. Önce emeğin hakları. Sermayeye karşı bağımsız program. Sonra demokrasi. Halk için demokrasi. Kürt sorununun demokratik çözümü. Gerçek anlamda laiklik. Ve içeride halklarla, dışarıda komşu ülkelerle barış. Bağımsız bir Türkiye’yi hep beraber inşa edeceğiz. Barajların sıfırlandığı, halkın parlamentoda yer aldığı bir sistem. Halk egemenliği, kurucu meclis, demokratik anayasa diyoruz. Yolumuz uzun, açık, ışıklı. Bunu hep beraber başaracak, mutlaka kazanacağız.”

ÜCRETLERİ BASKILANDIRIYORLAR

EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, ülke ekonomisi üzerine yaptığı değerlendirmede ise şunları kaydetti: “Kritik bir süreçten geçiyoruz. TÜİK verilerine göre enflasyon yüzde 21. İnanan yok. Bağımsız iktisadi kuruluşlar yüzde 58 diyor, onlara inanıyoruz. Enflasyon rakamlarını düşük göstererek, ücretleri baskılıyorlar. TÜİK artık halkın, bağımsız kuruluşların verilerini yayınlamıyor. TÜİK’in vesayet kurumu olarak yayınladıklarını inandırıcı bulmuyoruz. Asgari ücreti ve diğer işkollarında ücreti aşağı çekecekler.

ASGARİ ÜCRETTE EN KÖTÜ ÜLKEYİZ

Merkez Bankası, bizim birikimlerimizle oluşmuş mevduatla döviz satmaya çalışarak kur artışını frenlemeye çalışıyorlar. O dövizin farkı yine bizlerden çıkacak. Önümüzde 2022 bütçesi var. Orada bunun acısını çıkartacaklar. 2006’dan beri ilk defa doların artışı nedeniyle asgari ücret 300 doların, en son gelen rakamlarla 220 doların altına indi. Asgari ücrette en kötü olan ilk ülkeyiz. Birinci sıraya yükseldik.

Yüzde 20’lik en yoksul kesim, Bangladeş koşullarında yaşıyor. Bu süte, temel gıda maddelerine, sağlığa, eğitime erişemiyor bu insanlar. İşte bunların yaratmak istediği Türkiye manzarası bu.

İLK DEFA BU KATEGORİYE ALINDI

MGK bildiri yayınladı ve Hükümet’e destek çıktı. ‘Ekonomik gidişata itiraz edenler milli güvenliği tehdit ediyorlar.’ Halkın ekmeğini savunanlara terörist, hain yaftası vuruyorlar. Türkiye’de ilk defa bu kategoriye aldılar.

Bugünkü ekonomik gidişatın faturasını iki ay sonra göreceğiz. Ara kademe, küçük esnaf eriyip giderken çok büyük işsizlik dalgası geliyor. Yalancı bir baharı yaşatıyorlar. Her defasında kredilere yükleniyorlar. Halkın borçlanmasını istiyorlar. Tüketime yönlendiriliyorlar. Daha büyük batak ve faiz borcuyla karşı karşıya kalacağız.

ÇİN MODELİ…

Çin modelinde; neden acaba sürekli faiz indirip yüksek faize neden oluyorlar? Dedikleri şu: ‘Yüksek ihracat dönemine giriyoruz. Yabancı sermayeye yatırıp yapın, bunun sonuçları Türkiye’yi uçuracak’ diyorlar. Ama bunun sonuçları aynı zamanda işçi sınıfının kölelik koşullarında çalışması demek. Türkiyeli işçilerin Türkiye’nin ucuz emek cennetinde Bangladeş, Çin olmasıyla övünüyorlar. Avrupa’ya, ‘istediğin kadar sömüreceğin ucuz işçi gücü bizde’ diyorlar. Buna sessiz kalacak mıyız?

ASGARİ ÜCRET…

Asgari ücret nasıl belirlenirse metalde, camda ona göre sözleşme imzalanacak. 5 bin 200 lira diye ücret açıklayan sendikacılarımız da var. Utanmaz sendikacılarımız da var. İşçiye asgari ücret rakamını söylemiyor, açıklamıyor. Ama işveren örgütleriyle asgari ücret tespit komisyonunda rakamı açıklıyor. Arsız, utanmaz, sendika bürokratı bunlar. Bunların işçi önüne çıkacak yüzü olmamalı. Böyle iş olur mu?

Türk Lirası ile asgari ücret dönemi geçti. Kaç dolar vereceksin? Ne verirsen ver, iki üç ay sonra bu paranın pula dönmeyeceğinin garantisi yok. Gerek bütçe, gerek asgari ücret görüşmelerinde sessiz kalamayız.

ÜRETİMDEN GELEN GÜCÜ KULLANACAĞIZ

İşçinin en büyük silahı grev. Üretimden gelen gücü kullanacağız. Baldur grevinde zaferi kazanmamış olabiliriz. Gerekli sonucu çıkarttığımızda o zaman zafer yolu yürüyüşünde miras, bayrak devralmış oluruz. Baldur için dayanışma grevi olmadığından kazanılamadı. Genel grev, genel direniş sloganı hayata geçmediği için sonuç alınamadı.”

 

arzu-erkan-004.jpg

 

gokhan-orhan-005.jpg

 

sol-parti-001.jpg

 

yusuf-akar.jpg

Bu haber toplam 538 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.