İnme belirtilerini ezberleyin: "Yüz, Kol, Konuşma!"

İnme belirtilerini ezberleyin: "Yüz, Kol, Konuşma!"

Halk arasında felç olarak da adlandırılan inmenin en basit anlatımıyla, “beynin bir bölgesine giden kan akışının kesilmesi” olarak tanımlanabileceğini belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi ve Nöroloji Uzmanı Meltem Can İke, inme belirtilerini tanımanın hayat kurtaracağını söyledi. “İnme geldiğinde size haber verir. Bu belirtileri tanımak hayat kurtarır” diyen Dr. Öğr. Üyesi Meltem Can İke, yüz, kol ve konuşma testi yapılmasını önerdi.

İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi, Nöroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, 10 Mayıs Dünya İnme Önleme ve Farkındalık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada inmenin önlenmesine ilişkin alınacak tedbirleri değerlendirdi.

İnme bir kader değildir

Halk arasında felç olarak bilinen inmenin bir kader olmadığını belirten Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, şunları söyledi: “Her yıl binlerce insan, hayatını bir anda değiştiren o sessiz düşmanla karşılaşıyor: İnme. Oysa birçoğumuzun "felç" olarak bildiği bu tablo, aslında çoğu zaman bağıra bağıra geliyor. 10 Mayıs Dünya İnme Önleme Günü vesilesiyle, bir nöroloji uzmanı olarak size en net mesajımı başta vermek istiyorum: İnme bir kader değildir; önlenebilir, tedavi edilebilir ve en önemlisi zamanla yarışarak yenilebilir!”

İnme Nedir? Beyinde Neler Oluyor?

Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, en basit anlatımıyla inmenin, beynin bir bölgesine giden kan akışının kesilmesi olduğunu belirterek “Bunu bir sulama sistemine benzetebiliriz. Eğer boru tıkanırsa (İskemik İnme) veya boru patlarsa (Hemorajik İnme), bahçedeki bitkiler (yani beyin hücrelerimiz) susuz kalır ve hızla kurumaya başlar. Beyin hücreleri ölürse, o bölgenin yönettiği konuşma, hareket veya hafıza gibi fonksiyonlar da ne yazık ki durur” diye konuştu.

Belirtileri Ezberleyin: "Yüz, Kol, Konuşma!"

İnme geldiğinde yapılması gereken üç test olduğunu kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, şöyle devam etti:

“İnme geldiğinde size haber verir. Bu belirtileri tanımak hayat kurtarır. Kendinizde veya yakınınızda şu üç testi yapın:

  • Yüz: Kişiden gülümsemesini isteyin. Yüzün bir tarafında kayma veya sarkma var mı?
  • Kol: Her iki kolunu havaya kaldırmasını isteyin. Bir kol aşağıya doğru düşüyor mu?
  • Konuşma: Basit bir cümleyi tekrarlatın ("Bugün hava çok güzel" gibi). Kelimeler peltekleşiyor mu, konuşma tuhaflaşıyor mu?

Eğer bu belirtilerden biri bile varsa, "biraz uyusun geçer" ya da "tansiyonu çıkmıştır, limonlu su içirelim" diyerek vakit kaybetmeyin! Tek yapmanız gereken derhal 112 Acil Servis'i aramaktır.”

Risk faktörlerine dikkat!

İnmede çeşitli risk faktörleri olduğunu kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, “Bazı riskleri değiştiremeyiz; yaşımız, cinsiyetimiz veya aile geçmişimiz gibi. Ancak asıl suçluları kontrol etmek bizim elimizdedir” diyerek bu faktörleri şöyle sıraladı:

Yüksek Tansiyon: İnmenin bir numaralı dostu, sizin ise baş düşmanınızdır.

Sinsi Şeker Hastalığı: Damarların yapısını bozarak pıhtı oluşumuna zemin hazırlar.

Kalp Ritim Bozuklukları: Kalpte oluşan bir pıhtının beyne fırlatılmasına neden olabilir.

Kötü Alışkanlıklar: Sigara, aşırı alkol ve hareketsiz yaşam, beyin damarlarını hızla yaşlandırır.

İnme yüzde 80 oranında önlenebilir!

İnmenin yüzde 80 oranında önlenebildiğini ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, yaşam tarzında yapılacak küçük değişikliklerin inmeden büyük oranda koruyucu etkisi olduğunu belirterek şunları söyledi:

Hareket Edin: Günde 30 dakikalık tempolu bir yürüyüş bile damarlarınızı genç tutar.

Tabağınızı Renklendirin: Akdeniz mutfağına (zeytinyağı, sebze, balık) şans verin.

Tuzu Azaltın: Tansiyonunuzu dengede tutmanın en kısa yolu budur.

Zaman Beyindir!

İnme geçiren bir hastada her dakika yaklaşık 1,9 milyon beyin hücresinin öldüğünü kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, “Bu yüzden nörolojide bizim bir mottomuz vardır: Zaman beyindir! Eğer hastaneye ilk 4,5 saat içinde ulaşılırsa, damar açıcı ilaçlarla veya anjiyo benzeri yöntemlerle (trombektomi) pıhtıyı çekip almak mümkündür. Erken müdahale edilen hastaların birçoğu, hiçbir hasar kalmadan normal hayatına dönebilmektedir” dedi.

İnme karşısında en güçlü silahınız bilgi ve hızdır

İnme geçirmiş olmanın damar sistemindeki bir zafiyeti gösterdiğini kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Meltem Can İke, sözlerini şöyle tamamladı:

“Ancak doktorunuzun verdiği kan sulandırıcı ilaçları düzenli kullanır, risk faktörlerini kontrol altına alırsanız, ikinci bir inme riskini çok düşük seviyelere çekebilirsiniz. Sonuç olarak; İnme geliyorum der. Belirtileri öğrenin, sevdiklerinize anlatın ve unutmayın; inme karşısında en güçlü silahınız bilgi ve hızdır. Beyniniz vücudunuzun komuta merkezidir. Onu korumak için bugün bir adım atın.”

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.