İlk göz ‘sızım’ ilk gözaltım: Maraş
Avukat Yüksel Genç’in bugünkü sosyalist kimliği, 15-16 yaşlarında bir katliam, bir dram, yürek acısından sebepmiş: 19 Aralık 1978 Maraş katliamı benim için bir dönüm noktası olmuştur. İlk yürüyüşüm ve ilk gözaltım Maraş katliamını protesto yürüyüşüdür.
Kocaeli Barosu Gebze Temsilcisi Avukat Fahri Öztürk yerel seçimler öncesi gazetemize verdiği röportajda, “Siyasi partilerde ne kadar çok avukat aday adayı var?” sorumuzu özetle, “Hukuk Fakültesi’nin derslerinden ötürü. Fakülteye apolitik giren politik çıkar” yanıtını vermişti. Avukat Yüksel Genç bu tanımlamanın dışında kalan hukuk insanlarından. Onun politik kimliği henüz lise çağlarında, Maraş’tan sebep oturmaya başlamış…
- 12 Eylül 1980 askeri darbesi öncesi Yüksel Genç’i tanıyabilir miyiz
- 12 Eylül 1980 öncesi ülkede toplumsal muhalefetin yükseldiği, insanların hak arayışlarının olduğu bir dönemdir. Osmanlı’da teba olan, Cumhuriyet ile birlikte kendisine yurttaş denilmekle birlikte fikrine saygı duyulmayan, hatta fikri sorulmadan jakoben bir duruşla, “Halk adına halk için” şiarıyla geçirilen bir dönemden sonra1961 Anayasası’nın da verdiği göreceli özgürlük ortamında filizlenen toplumsal muhalefet ülkenin her yerinde karşılık bulmaya başlamıştı.
- O dönem henüz 15 - 16 yaşlarında bir lise öğrencisi idim. Fakat yaşadığım Maçka İlçesi’nin de etkisiyle sol fikirlerle tanışmamız fazla uzun sürmedi. 19 Aralık 1978 Maraş katliamı benim için bir dönüm noktası olmuştur. Özel savaş taktikleri ile toplumun bir kesimi, diğer kesimi tarafından katlediliyordu. Katledilen kadınların, çocukları, ihtiyarların fotoğrafları benim bugüne kadar savunduğum fikirlerimin oluşmasında çok etkili olmuştur
- O günlerde başladığım protesto yürüyüşlerim bugün 57 yaşımı bitirmek üzere iken hala kendimce devam etmektedir. İlk yürüyüşüm aynı zamanda ilk gözaltım 1978 yılında Maraş katliamını protesto yürüyüşüdür. O dönem çok genç olmamıza rağmen okuyan, araştıran bir kuşaktık. Sorguluyorduk. Anlamadığımız konuları büyük abilerimize soruyor öğreniyorduk
- Her gün bir Cumhuriyet ( daha sonraları Demokrat ) ve bir Tercüman gazetesi alıyorduk. Tercüman Gazetesi o dönem sağcı yazarların merkezi idi. Rauf Tamer, Kemal Ilıcak, Nazlı Ilıcak, Mukbil Özyörük, Ahmet Kabaklı gibi sağcı yazarların fikirlerini öğrenmeye onlarla kendi fikirlerimizi karşılaştırmaya çalışıyorduk. Bazen o gençlik fikirlerimizle usta yazarların fikirlerini karşılaştırıp tartıştığımız günleri gülerek anıyoruz.
- Ancak her halükarda araştırmacı kimliğimizin olması bile bir anlam taşımaktaydı. Solculuk bir başka yanıyla da o dönem için bir heyecandı. Duvarlara yazı yazmak, toplumun geniş kesimlerince saygı duyulmak, fikirlerinin ve konuşmalarının dinleniyor olması da o dönem için bizi cezbediyordu
- 12 Eylül 1980 öncesi söyleyebileceklerim, Maçka gibi küçük bir ilçe de yaşayan birisi için bu ve benzeri şeylerdir. Ufak tefek kavgalarımız tartışmalarımız, polisten kaçışlarımız v.s
- Sohbette söylemiştiniz. O yıllarda içinde yer aldığınız Kurtuluş’un misyonu, vizyonu ve o çağlarda sizle örtüşen yön ve özellikleri neler oldu?
-O dönem ‘THKP-C Kurtuluş sempatizanı’ olarak kendimizi tanımlıyorduk. Ancak yapının ve ideolojisinin çokta farkında olduğumuzu söylersek ukalalık yapmış olurum. Üstelik bunu hem kendi adıma hem de o dönem bu yapıya bağlı olduğunu söyleyen birçok kişi için rahatlıkla ifade edebilirim.
- O dönem yapılar çıkarttıkları gazete ve dergi adıyla anılırdı. Solculuğun ve Kurtuluş’un beni cezbeden yanı yoksullardan ve emekçi halktan yana tavrıydı. Maçka’da hemen herkes emeğiyle geçinen yoksul insanlardı. Hep yönetilen, itilip kakılan bu insanların yönetimde söz sahibi olacağı sosyalizm bizim için artık bir ütopya değil bir adım ötemizdeydi. Toplumun biraz daha mücadeleyi yükseltmesi halinde sosyalizm kurulacaktı.
- Tabi bu o dönemdeki gençlik fikirlerim idi. Bugünden baktığımızda o günlerde sosyalizmin Kaf Dağı’nın ardından bile uzakta olduğunu görebiliyorum. Elimizdeki çatapatlarla, duvara yazı yazmakla, iki kitap okumakla koskoca sistem sarsılmazdı bile. Zaten sarsamadığımızı 12 Eylül 1980 tarihinde acı bir deneyimle öğrendik.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.