1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Her yere çeki düzen veririz: Futbol hariç
Her yere çeki düzen veririz: Futbol hariç

Her yere çeki düzen veririz: Futbol hariç

Fırtına Trabzonspor Derneği’nin tek kadın yöneticisi Güner Sağlam Özmen heyecandan tribünden ayağını kesti ancak deneyimli.. Özmen, “Kadınların bulunduğu her ortama çeki düzen verdiği, futbol hariç doğrudur. İster istemez ortama uyum uyduruyorsunuz" dedi

A+A-

guner-ozmen-8.jpg

 

** Gebze Fırtına Trabzonspor Taraftarlar Derneği’nin tek kadın yöneticisi Güner Sağlam Özmen aşırı heyecandan tribünden ayağını kesti ancak deneyim edindi

 

** Özmen, “Kadınların bulunduğu her ortama çeki düzen verdiği, verdirdiği doğrudur. Futbol hariç. İster istemez tribünde ortama ayak uydurursunuz” dedi

 

**

 

kazim-koyuncu.jpg

 

“Trabzonspor’u tutmak sadece o yörenin çocuğu olmakla açıklanabilecek milliyetçi bir davranış değildir. Benim için Trabzonspor, en güçlülere karşı koyan ve herkesi yenen hayali kahramandı. Öyle bir kahramandı ki statükoyu bile devirmişti.”

 

Kazım KOYUNCU

(1971 – 2005)

 

**

 

1900’LERDE AKİF…

 

İstiklal Marşı’nın kabul edilişinin 100’ncü yılındayız. 1921’de düzenlenen güfte yarışmasına 724 şair katılırken kazanan güfteye para ödülü konduğu için önce yarışmaya katılmak istemeyen dönemin Burdur Milletvekili Mehmet Akif Ersoy, Maarif Vekili Hamdullah Suphi’nin imzası ve güftenin onayı halinde ödülünün bağışı halinde eser göndereceğini söylemiş, öyle de yapmıştı.

 

2000’LERDE KAZIM…

 

Trabzonspor için bugüne kadar iki marş hazırlayan, “Trabzonspor’un saha dışındaki en kıymetli kahramanlarından” sanatçı Kazım Koyuncu’ya dönemin Trabzonspor yönetiminden kulüp için marş yazması teklifi gittiğinde, “Ne kadar istersiniz?” sorusu gelmiş. O esnada yüzü düşen ve sorudan çok rahatsız olduğu gözlenen sanatçı, “Benim için şereftir. Ben şeref duyarım bunu yazmaktan” demiş. Dönemin Trabzonspor yöneticisi Tahsin Usta da, “Biz Trabzonspor’dan nasıl para alabiliriz” dediğini söylüyor.

 

https://www.youtube.com/watch?v=cliApYyQxh8

 

SEVGİ ÖTESİ SEVGİ BİÇİMİ

 

Birbirinden çok farklı zaman dilimlerinde yaşanan, farklı gerekçelerle sergilenen bu iki asıl duruştan ilki vatan, ikincisi kulüp/takım ama ikisi de aşk temalı. Genel anlamda farklı cinslerden iki kişinin birbirine üst düzey sevgisi olarak bilinen aşk, sadece ondan ibaret değil. Gökhan Altıntaş başkanlığındaki Gebze Fırtına Trabzonspor Taraftarlar Derneği’nin tek kadın yöneticisi Güner Sağlam Özmen de memleketinin takımını, sevgi ötesi seviyor:

 

DAVET ÜZERİNE…

 

  • Dernek yönetimine nasıl girdiniz?

 

  • Dernek başkan yardımcımız, Fatih Vinç A.Ş’nin Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Aydın’ın, ‘Yönetimde bir bayan yer almalı’ önerisinin ardından, davet üzerine dernek yönetiminde yer aldım. Kenan Bey’in yanı sıra Dernek Başkanımız Gökhan Altıntaş ve diğer dernek yöneticilerinden hemşerileri de olmam sebebiyle, iş hayatım dahil olmak üzere kendilerinden destek gördüm. Hiçbir zaman yalnız bırakmadılar.

 

HERKES YETENEĞİNE GÖRE…

 

  • Yönetim içinde göreviniz nedir?

 

  • Mesleğimle bağlantılı ve ilişkili olarak medya iletişim sorumlusu olarak görev üstlendim. Bence herkes hayatın her alanında yetenekleriyle ilgili görev ve sorumluluklar üstlenmeli ve üstlendiği görevi severek yerine getirmeli. Bu anlamda dernekte yer almamın yanı sıra üstlendiğim görevden ötürü de memnunum.

 

BİR ŞEHİR TAKIMINDAN ÖTESİ

 

  • Bizim gördüğümüzden öte, Trabzonspor sizce bir nedir?

 

  • Bir şehir takımı olmasından öte bir aşk’tır. Taraftar kitlesi Trabzonlular’dan ibaret olmayan çok büyük bir camiadır. Bu derneğin çatısında, bu kulübün destekçisi bir sivil toplum kuruluşunda aktif görev üstlenmek benim için çok gurur verici.

 

AŞIRI HEYECANDAN GİDEMİYORUM

 

  • Maçlara gidiyor musunuz?

 

  • Eskiden babamla çok sık giderdik. Bordo, mavi renkte ne bulursam giyinir, bağıra çağıra müthiş bir heyecanla maç izlerdim. Ancak aşırı heyecanın sağlığımda problemlere yol açmasından ötürü tribünlerden ayağımı çektim. Şimdi ya zaman zaman televizyondan izliyor, ya da sadece maçın ardından sonuçları takip ediyorum.

 

BENCE KADINLAR DA ORTAMA UYDU!

 

  • Kadınların tribün ilgisi oralara da çeki düzen verip kötü tezahüratı engelledi mi ya da…

 

  • Uzun süredir maçlara gidemiyorum ama kadınların bulunduğu her ortama çeki düzen verdiği, verdirdiği doğrudur. Futbol hariç. İster istemez tribünde ortama ayak uydurursunuz, bence ortam size uymaz ve kadınlar da ortama uyar, uydu.

 

KATILIYORUM: HAKEM HAKKIMIZI YEDİ!

 

  • Trabzonspor taraftar camiasının hemen her sezona dair genel kanaati, ‘Hakem hakkımızı yedi.’ Katılıyor musunuz?

 

  • Katılıyorum. Hakemler çoğu müsabakada ya taraf tuttuklarından veya görevini doğru dürüst yapmadıklarından, dikkatsizliklerinden bunu yapıyor.

her-yer.jpg

 

 

 

BİZE HER YER 61: Güner Sağlam Özmen, “Size her yer Trabzon mu?” şeklindeki sorumuzu, “Aynen öyle. Bu bizim oraların kalıplaşmış ve kültürel bir sloganı gibidir.  Bize her yer Trabzon, bize her yer 61’dir” diye yanıtladı.

 

**

 

Gebzespor mekânım

Trabzonspor aşkımdır

 

  • Ligde Gebzespor – Yomraspor, kupada Gebzespor – Trabzonspor oynuyor. Hangi takımı tutarsınız?

 

  • Maçlara gidemesem de, gittiğim yıllardan biliyorum. Tribünün tadı, atmosferi farklı. Gebzespor ile Yomraspor, 3’ncü Lig’de 2018/2019 sezonunda eşleşmiş, Gebze’deki maçı Gebzespor, 3-0 kazanmıştı. Ben de sevinenle sevinmiş, üzülenle üzülmüştüm. Gebzespor ile Trabzonspor’un aynı ligde eşleşmeşi günümüzde çok zor. Dileğim Gebzespor’un da Süper Lig’e yükselmesidir. Türkiye Kupası’nda eşleşmeleri ise olasıdır. Öyle bir olasılıkta ayırım yapmazdım, tutumum aynı olurdu. Tabiri caizse Gebzespor mekânım, Trabzonspor ise aşkımdır.

guner-ozmen-9.jpg

 

 

A TAKIMININ MEDYACISI: Gökhan Altıntaş başkanlığında Kenan Aydın, Türksen Koç, Süleyman Keskin, M.Nuri Uzun, Recep Avcı, Enes Altuntaş, Ali Aslan ve Hami Uzun’un yer aldığı

tekli.jpg

erkek egemen yönetimin tek kadın yöneticisi olan Günay Sağlam Özmen, medya iletişim sorumluluğunu üstlendi.

 

**

 

Proje yöneticisi

Tasarımcı grafiker

 

1981 yılında Trabzon’un Yomra İlçesi’nde dünyaya geldi. İlköğretimini İstanbul’da Üsküdar İlçesi’nin boğaza nazır semti Beylerbeyi’nde tamamladı. Ortaokula aynı yerde başladı. Ailesinin Gebze’ye göçü nedeniyle Gebze’de sürdürdü. Lafarge Darıca Aslan Çimento Endüstri Meslek Lisesi matbaa bölümünü bitirir bitirmez iş hayatına atıldı. Gebze yerel basınında çeşitli gazete ve matbaalarda grafiker olarak çalıştı. 2009’da kendisine ait Markhouse Matbaacılık Reklam ve Tanıtım Hizmetleri’ni kurdu. Proje yöneticisi ve tasarımcı grafiker. Meslekte 22, kendi işletmesinde 12 yılı geride bıraktı.

Güriş Holding’e bağlı bir fabrikada operatör olarak çalışan Ahmet Özmen ile evli.

 

bebek-004.jpgÇift iki yaşındaki Reyhan’ın anne babası.

 

 

aile-012.jpg

 

İTAAT ET RAHAT ET MİSALİ!: Ahmet Özmen ile 2012’de dünya evine girdiklerini, 2019’un mart ayında bugün iki yaşında olan Reyhan’ı dünyaya getirdiklerini belirten Özmen, “Eşimin tuttuğu takımla benim olduğum yerlerde, ‘Trabzonsporlu’yum” diyebiliyor” dedi. 

 

 

 

**

 

Referanslarım kuvvetli.

Genelde iş beni buluyor

referans-003.jpg

  • 2019 martında anne oldunuz. 2020 martında pandemi geldi çattı. İşlerinizi etkiledi mi?

pandemi-002.jpg

 

  •  Tüm zorlu koşullara rağmen işimizden memnun kalanların gerek işlerini sürekli hale getirmesi gerekse referans olarak yeni müşteriler edinmemizi sağlamasıyla bugünlere kadar getirdim ve devam ediyorum. Öte yandan butik çalışma diye tanımlanacak, özel tasarımlar üretiyor ve ajans hizmetine eşdeğer bir hizmet veriyorum. İş yapmak için pazar araştırması yapmama ekseriyetle gerek kalmıyor, iş gelip beni buluyor. 

 

 

REKLAM, YEREL BASINI

DESTEK İÇİN DE VERİLMELİ

 

  • Gebze yerel basını reklam istediğinde çoğu işletme, ‘Reklama ihtiyacım yok’ diyor. Özellikle nihai tüketiciye ürün veya hizmet satanın, reklama ihtiyacı yok mu?

 

-Reklam öyle bir şeydir ki buna her sektörün ihtiyacı var tabi ki. Reklam çalışmalarında amaç her zaman ticari başarı yakalamaktır. Fakat günümüz koşulları ve bir yıldır süren pandemi süreci esnafı perperişan etti. Adını duyurmuş, marka olan franchising çalışan işletmeler zaten devamlı reklamda kalmak zorundalar. Bunun yanında; reklam verme konusu, biraz da yerel basını desteklemek amacıyla olmalıdır diye düşünüyorum. Yani reklama ihtiyacın yok ama, şartların müsaitse, yerel basının ayakta durmaya ihtiyacı var, destek lazım..

 

 

annesiiii.jpg

 

 

ANNEM DEVREDE: Özmen, “Kızımız Reyhan henüz iki yaşında olduğundan ötürü günün yarısı ben bakıyorum, diğer yarısında annem devreye giriyor. Pandemiden ötürü çalışma saatlerimi de vardiyalı sisteme çevirdim. Bazı günler sabah ile öğlen, bazı günler öğlen ile akşam arası çalışıyorum” dedi. Foto: Güner Sağlam Özmen, 27 Mayıs 2016 günü annesi ile Sirkeci – Harem vapurunda seyahat ederken.

 

 

**

 

 

KISSADAN HİSSE YANITLAR

 

Hemşerimi değil

partilimi tercih ederim

 

 

- A partiye üyesiniz veya sempatiniz var. Yerel seçim aday adaylık süreci sonrası partiniz Trabzonlu aday adayını, aday göstermedi ama diğer partinin adayı Trabzonlu. Sandık refleksiniz ne olur?

 

  • Bu soruya doğru cevap vermek istiyorum. Tabi ki her insanda hemşehricilik vardır illaki. Fakat bu anlamda ben bu durumda memleketlimi değil, ideolojisi, fikri zikri bir olduğumuz kim adaysa onu tercih ederim. Yani etken partidir.

 

  • 1994’ten bu yana siyaseten hep aynı model, tip belediyecilik var. Arada değişim olsaydı, kıyaslama bakımından iyi olur mu idi?

 

  • Belediyecilik hizmeti bence hep aynıdır, kim gelirse gelsin hep aynı kalacaktır. Görevler bellidir. Nerede gördük her vatandaşın düşlediği hayal ettiği bir belediyeciliği?
  •  

 

 

  • Trabzon dizileri, Trabzon'u ne derece anlatıyor? İç turizmine katkı sağlıyor mu?

 

  • Çok fazla dizi merakım yok. Fakat son dönemlerde dizi, sinema ve reklam çekimleri için tercih edilen Trabzon’un bu gibi projelere ev sahipliği yapması çok güzel. Bölgenin hem kültürünü yansıtması hem bölgenin tanıtımı ve turizmi açısından faydalı olduğunu düşünüyorum.

tren-1.jpg

 

 

  • Yaprak Dökümü adlı dizinin finalinde demiryolu olmayan Trabzon’a ‘trenle gidildi’. Trabzon’a tren seferi olmalı mı?

 

  • Vallahi ne güzel olurdu diye geçirdim şimdi içimden. Memlekete giden her yol güzeldir..

 

 

**

 

Üsküdar ile Gebze

bugün de kıyaslanamaz

 

 

 

  • Üsküdar’dan Gebze’ye ilk geldiğinizde İstanbul yönünden göçenlerin ekserisinin ilk sözü, ‘Ne burası yaa?’ dediniz mi?

 

  • Boğaziçi Köprüsü’nün Anadolu Yakası ayağının olduğu mahallede bir çocukluk dönemi geçirdim. Özellikle kültürel ve sosyal çevre açısından evet, ‘Ne burası yaa’ dedim. O yıllarda ortaokul öğrencisiydim ve ortaokul son sınıfı Gebze’de bitirmek durumundaydım. İki komşu il, birbirine 50-60 kilometre mesafede iki ilçe ve Milli Eğitim Bakanlığı standart müfredatına karşın, eğitim farkını gördüm. Gebze’deki yeni sınıf arkadaşlarıma kıyasla çok daha iyi bir eğitim süreci geçirdiğimden onlara nazaran daha iyi öğrenci olduğumu gördüm, Üsküdar’da aldığım eğitimin aradaki farkını çok rahat hissettim. Düşünün Boğaziçi köprüsü’nün Anadolu yakası ayağının dibinde, Beylerbeyi Sarayı’nın olduğu mahallede bir çocukluk geçirmişsiniz, orada eğitim almışsınız arada fark oldu.

 

  • Üsküdar ile Gebze günümüzde kıyaslanabilir mi?

 

  • Dün olduğu gibi bugün de Üsküdar ile Gebze’yi bu anlamda yine kıyaslayamam ama Gebze, geldiğim o yıllardaki gibi kalmadı elbette. Çok daha kalabalıklaştı ve hala da gelişmeye devam ediyor. Gebze’de yaşayanlar Gebze’yi nedense pek sevmezler fakat benim açımdan Gebze öyle bir yer ki; isteyene köy, isteyene şehir. İsteyene ekmek aş verebilecek bir şehir, hem İstanbul’un yanıbaşı. Yani burada her şey var. Yalnız, ‘Bakarsan bağ bakmazsan dağ olur' misali, bakımı olmayan bağ ne halde olursa Gebze’de o halde bir şehir şu anda. Bakıma ve gelişmeye hala muhtaç bir şehir.

 

 

 

**

 

Önce haberciliği

sevenleri bulmalı

 

 

 

HER ŞEY DİPLOMA DEĞİL

 

  • Gebze’de medya iş kolunun özellikle habercilik ayağında kalıcı süreli yeni muhabirler çok az. Üniversitelilerin çoğu daha iyi iş buldu mu bırakıyor…

 

  •  Ben üniversite okuyamadım, çalışmak zorundaydım. Bu anlamda ilk işyerim Yüksel Ercan’a ait Gebze Öncü Gazetesi olmuştu. O yıllarda benim sınıf arkadaşlarım Marmara Üniversitesi’nin de aralarında bulunduğu üniversitelerde lisans eğitimi aldılar. Yanlış anlaşılmasını istemem. Sonuçta üniversitelerde verilen eğitimle ilgili bir durum: Çok sayıda üniversite mezununa mesleği öğrettim. Her şey diploma değildir. Öyle olsaydı ben de okur, diplomamı  da alırdım.

haberci.jpg

 

  • Koşulların yetersizliği etken olmamış mıdır?

 

  • Bence; genellikle iş beğenmeyen bir toplumuz. Azla yetinemiyoruz. Azla yetinmeyen çoğu bulamaz. Bugün istediğin imkânlarda iş olmaz ama zamanla; çalışarak, işini severek istediğin noktaya gelirsin. İşini severek yaparsan o da seni sever, sana yeni fırsatlar sunar. Yani çalışmak çalışmak çalışmak. İşini gerçekten sevmek bu anlamda çok önemli. Direkt paraya odaklanırsanız bu iş yürümez.  Yani yeni habercilerin yetişmesi için, öncelikle bu işi sevenleri bulmak gerek.

 

 

Bu haber toplam 4792 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.