1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. Halkın çıkarlarına ters düşen her yerde varız
Halkın çıkarlarına ters  düşen her yerde varız

Halkın çıkarlarına ters düşen her yerde varız

1954 yılında TMMOB bileşeni olarak kurulan Makine Mühendisleri Odası Gebze Temsilciliği’nin Başkanı Barış İnce, halkın mühendisliğini konuştuk. Başkan İnce, “Halkın çıkarlarına ters düşen her yerde varız” dedi

A+A-

Seri röportaj – 2: Halkın mühendisliği

 

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği kısaca TMMOB gerek ülkemiz gerekse ilçemizde çok kritik süreçlerde varlığını gerek fikir ve düşünceleri, gerekse varlığıyla ifade etti. Makine Mühendisleri Odası da bir TMMOB bileşeni olarak kurulduğu günden bu yana gerek ülkemiz gerekse Gebze için önemli bir yer edindi. Topluma dair her konuda varlığını hissettirdi. Ve gerek TMMOB gerekse Makine Mühendisleri Odası, “Halkın mühendisleriyiz” söylemini sıklıkla vurgularken MMO Gebze Temsilciliği Başkanı Barış İnce’ye halkın mühendisliğine de sorduk.

KURULUŞ AMAÇLARIMIZDAN BİRİ

  • Gerek TMMOB gerekse MMO’nun sıklıkla dile getirdiği, halkın mühendisliği nedir?

 

  • Odanın kuruluş amaçlarından biri de bu. Sunulan mühendislik hizmetinin halkın ve toplumun yararına sunulması gerektiğinden bahsediyor. Kuruluş amacımız ana yönetmeliğimizin altıncı maddesinde de çok güzel özetlenmiştir: Ülke ve toplum yararları doğrultusunda yurdun doğal kaynaklarının işletilmesini, üretimin arttırılmasını, yurt sanayinin ulusal çıkarlara uygun yönde gelişmesini sağlamak için teknik ve bilimsel çalışmalar yapmak ve bunları üyelerinin ve sanayinin yararına sunmak. Makine mühendisliği hizmetleriyle her türlü araştırma, inceleme, proje ve raporların hazırlanması, uygulanması, teknik uygulama sorumluluğunun uzman mühendisler tarafından yapılmasını sağlamak. Bunların teknik kurallara uygunluğunu incelemek, denetlemek, onaylamak, yer almaktır.

 

İKTİDARLARLA ANLAŞAMIDIĞIMIZ NOKTA

 

baris-inceejjpg.jpg

 

  • Bir diğer madde ülke ve toplum yararları doğrultusunda yurdun doğal kaynaklarının işletilmesi, üretimin kalitesinin arttırılması, yurt sanayinin ulusal çıkarlara yönelik gerçekleşmesinin sağlanması.

Burada demek istediğimiz, bizim açtığımız birçok dava var. Hükümetler veya siyasi iktidarların bizimle anlaşamadıkları nokta bu. Örneğin, burada Osmangazi Köprüsü yapıldı. Biz köprünün yapılmasına karşı değiliz ama köprünün yapılırken belli rant odaklarına sağlanması, Yap-İşlet-Devret modeliyle daha büyük zararlara yol açması, araç geçiş garantisi mantığına karşıyız. Aynı bedelle belki aynı köprüden 10 tane yapabiliriz. Ya da köprünün geçiş fiyatlarının yüksekliği. Mevcut fiyat tarifesi üzerinden hangimiz geçebiliyoruz?

‘Oda nerede?’ diye sorulacak olursa oda Soma’da maden kazasında. Gerek birliğimiz gerek odamız halkın çıkarlarına neredeyse ters düşen durum varsa, oradadır. Soma’da madenciler, Kaz Dağları’nda köylüler, Rize İkizdere’de HES’lere karşı direnen, Çorlu’da tren kazasını yaşayan halkla beraber.  

 

PAMUKOVA’DA 20 CANA MAL OLDU

Örneğin, Pamukova’da da bir tren kazası gerçekleşmişti. Hızlı tren yapılmasını öngörüyorlar. Odamız da, ‘Önce alt yapıyı, raylı sistemleri normal hale getirin. Ondan sonra üst yapıyı koyalım’ diyor. Bu durumda, ‘Odalar her şeye karşı’ deniyor. Alt yapıyı, raylı sistemi koymayınca Pamukova’da 20’yi aşkın kişinin canına mal oldular.

Oda, Samsun’da bataklık alanda konut yapılmaması uyarısında, uzmanlar ile birlikte uyarıda bulunuyor. Ona rağmen hala konut yapıyorlar. Bodrum katlarını su basıyor ve birileri maalesef hayatını kaybediyor. Yine oda haklı çıkıyor. Ne söylediysek haklı çıkıyor.

 

 

  • Barolara yapılan çoklu baro sisteminin meslek odalarına da yayılacağına dair kaygınız var mı?

 

  • Barolar yasasında da, ‘Baroları siyasi olmakla suçluyorsunuz ama herkes kendi barosunu kurarsa asıl o zaman siyasi olur’ dedik, öneride bulunduk. Çoklu baro uygulamasının meslek odalarına yaygınlaştırılması kaygımız da var.

 

ODADA YER ALMA SEBEBİM

 

  • TMMOB her zaman iktidarlar ile gergin oldu o ama en sonuncusu daha doğrusu müdahale ne zaman başlamıştı?

 

  • TMMOB’a olan müdahale, Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı döneminden başlıyor. Daha geri gidersek 1980 darbesinden beri, efsane genel başkanımız Teoman Öztürk ile birlikte pek çok yöneticimiz bedel ödedi. Odalar her dönem siyasilerin tehdidi altında oldu. Bu benim de gururla oda içinde yer alma sebebimdir: Siyasette, iktidarda hangi parti ve görüş olursa olsun ortada yanlış bir durum varsa oda eleştiriyor. Halkın, toplumun ters çıkarlarında, ülkenin kaynaklarını zarara uğratan bir durum olduğu anda iktidarda veya belediyenin yönetiminde kimin yer aldığı fark etmeksizin oda davalar açıyor.

 

YEDİ YIL BOYUNCA EKSİK ARADILAR

2007’de, Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı dönemine oda Sayıştay tarafından yedi yıl boyunca denetlendi. İdari ve mali denetimler yapmak için açıklar, eksikler aradılar. Sonuçta bulamadılar. Odaların, mühendisleri ve meslektaşları ile olan yapılarını bozmaya çalışıyorlar açıkçası. Ülkenin herhalde mühendislerini ikna edemiyorlar, ele geçiremiyorlar. Farklı yöntemler deniyorlar.

Oysa odada ki her şey gayet demokratik şekilde işliyor.

Kocaeli Şubemizden örnek vereyim. Tüm şubelerimizde seçim olur. Herkes listesini çıkartır. Üyelerimize duyuru yapılır. Üyelerimizde hangi grubu, listeyi destekliyorsa ona oy verir. Blok liste ile yönetim kurulu seçilir.

  • Ne yapmak istemişlerdi?
  • Yeni sürecimiz Ankara Barosu’nun yaptığı basın açıklamasıyla beraber Cumhurbaşkanı Erdoğan ve etrafı tarafından yapılan açıklamalarda tüm meslek odaları bir ‘çuval’a kondu. Hepsinin gözden geçirileceği söylendi. Türkiye Barolar Birliği’ne yöneldiler. Türk Tabipler Birliği’ne pandemi nedeniyle yönelmediler. TMMOB olarak biz gündemdeydik. Bir yasa tasarısını kendilerince belirlemişlerdi. Belli bir sayının üstüne çıkılması durumunda şube kurulacak gibi durumlar vardı.

En büyük problemlerimizden biri de, elbette yanlışımız varsa bizim yasalarımız ayet değil değiştirilmez değil ama bu değişim TMMOB’a sorularak gerçekleşmeli. Genel kurullarımız, çalışmalarımız, oda yönetici ve üyelerimiz var. TMMOB yönetimini davet edip, 12 Eylül döneminden gelen uygulamaları konuşur, karşılıklı fikir alışverişinde bulunursun. Bu şekilde bir yasa düzenlenebilir. Ama iktidar odanın yapısını bilmeyen, ne iş yaptığına bile hâkim olmayan kişiler tarafından yasa değiştirmek istiyor.

 

İLK AYAKTA SEÇİM SİSTEMİ

Yapılmak istenen değişikliklerin üç temel ayağı var.

İlki, seçim sisteminin değiştirilerek yönetimlerin işlevsizleştirilmesi. 10 kişilik bir grubunuz var. İki kişi, çarşaf listeden listeyi deldi. Aynı belediye meclisleri gibi parçalı bir yapı oluştu. Birçok belediyede başkanlar çırpınıyor iş yapmak için ancak meclis üyeleri önünü tıkıyor. Böyle bir işlevsizleştirme planlanıyor.

Bakanlıkların idari ve mali denetimi aracılığıyla birliğimizin üzerinde bir hiyerarşik sistem kurulması sağlanıyor. Oysaki bizim yasa tanımımız, bağımsızlık içeriyor. Sonuçta Bakanlık da siyasi bir yapı. Biz hiçbir siyasi yapıya bağlı olmayan kurumuz. Bağımsız olmalıyız ki sesimiz soluğumuz çıkabilmeli. Bizim meslekten men ettiğimiz bakanlar, başbakanlar var. Hangi örgüt ya da yapı Cumhurbaşkanı’na dava açabilir, Başbakanı meslekten men edebilir. Genel kurullarımızda, geçmişte birçok bakana meslekten men kararı çıktı. Bağımsız bir yapı olmasa, bunu gerçekleştiremez.

ÜYE İLE BAĞIMIZI KOPARTMAK İSTİYORLAR

Odalarımızın en büyük faaliyetleri arasında yer alan mesleki denetim faaliyetlerinde, oda olarak üyelerimizin projelerini onaylıyoruz, mesleki denetim ve proje onayı faaliyetlerini de ortadan kaldırarak üyelerimizle olan bağı kopar

tmaya çalışıyorlar. Bir de kutuplaştırmaya çalışıyorlar. Her yerde şube açılınca, A partili B partili mühendislerin odası gibi konum oluyor. Böylelikle, tek ses olmayacak. Örneğin bugün mühendislik asgari ücretine dair hep beraber seslenmek isteyeceğiz ama beraber olamayacağız. O görüş, bu görüşün yanına gelmeyecek. Mühendisler, siyasi nedenlerden dolayı meslek çıkarlarında bir araya gelemeyecek.

Bir bütün olarak bakıldığında yasa değişikliğinin amacı birliğimizi ve odalarımızı işlevsizleştirmek. Birliğimizin kamu kurum ve kuruluşlarıyla bağını tamamen ortadan kaldırmak.”

 

 

**

 

YILLARDIR TEKRARLANIYOR

 

İş güvenliği uzmanları bağımsız olmalı

 

guvenllik.jpg

           

Yaralamalı veya ölümlü iş kazaları/iş cinayetleri hala memleketin kayayan bir yarası ve MMO Gebze’nin de özel ilgi alanlarından biri. Temsilcilik bu konuda kurduğu komisyon marifetiyle çalışmalarını ve kamuoyunu aydınlatmayı sürdürüyor. Başkan İnce, denetimin önemli bir detay taşıdığı iş kazalarında iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarının bağımsızlığına bir kez daha dikkat çekti:

HER YIL KONGRELER DÜZENLİYORUZ

Bu konuda her yıl çeşitli kongreler, kurultaylar, sempozyumlar gerçekleştiriyoruz. Sanayi kongresi, işletme mühendisleri kurultayı, havacılık ve uzay mühendisleri kurultayı, öğrenci üye kurultayı, öğrenci sempozyumu, bakım teknolojileri kongresi, sonuncusu Gebze Teknik Üniversitesi’nde yaptığımız enerji verimliliği kongresi, güneş enerjisi sistemleri sempozyumu etkinliklerimiz arasında.

DENETİMDEN UZAK TUTUYORLAR

Benim hiç unutamadığım Soma Maden faciası, Torunlar İnşaat’taki kaza ve benzer iş kazaları, cinayetlerinde TMMOB bölgeye hemen uzman ekibini gönderiyor. Bilirkişi faaliyetlerinde yer almaya çalışıyor fakat şöyle bir problem var. Soma’da da yaşanmıştı. TMMOB yöneticilerini yaklaştırmıyorlar. Bazı kazaların üstünün örtülmesi düşünülüyor ki TMMOB gibi sözünü esirgemeyen kurumların bu tür durumlarda uzak tutuluyor.

Ama biz MMO olarak her tür kongre, sempozyumlar, etkinlikler, açıklamalar yapıp gündemde tutuyor, işçi arkadaşlarının ve İSG uzmanlarının davalarında yer alıyor, firmalara denetimler gerçekleştiriyoruz. Bizim 6331 sayılı iş kanunu ile ilgili yanlış gördüğümüz noktalar var, o noktalara dair davalar açtık.

ÜÇ AYAĞI VAR

İş güvenliği uzmanları açısından bakacak olursak iş kazalarının işçi, işveren ve iş güvenliği uzmanı/devlet olmak üzere bence üç ayağı var. İGU burada daha ziyade danışman konumunda. Aslında haklarını bilmedikleri için kendilerini direk suçlu gibi düşünüyorlar ama devlet denetimini firma ayrımı gözetmeksiniz sıklıkla yapacak.

Sahada bazen tanık oluyoruz. Ulusal, uluslararası ölçekte üst düzey firmalar hep kendilerine gelindiğinden yakınıyor, ‘Bizde her şey tamam’ diyorlar. Kayıt dışı, sigortasız işçi çalıştıran, merdiven altı diye tabir edilen firmalarda da çok büyük sorunlar var.

Bursa’da bir mobilya fabrikasında buhar kazanı patladı. O kazanın belki de hiç periyoduk kontrolü, denetimi yapılmamıştı. Sadece ulusal, uluslararası firmaları, bu işi hakkıyla yapan firmaları kontrol etmek yerine biraz daha aşağılara da inmek gerekiyor.

İŞİNİ YAPAN İGU İŞİNDEN OLUYOR

İGU’ların eli kolaylaştırılmalı. Maalesef, çok bağımsız değiller. Görevini, işini yaptığı için çalıştığı OSGB’de işten çıkartılanlar var. Firma sahibi, hizmet satın aldığı OSGB’yi arayıp, ‘Bu uzmanı göndermeyin. Gördüğü her şeyi yazıyor’ diyor. Ama aynı işyerinde olası bir iş kazasında da, en ufak kazada da o uzman günah keçisi oluyor.

İGU’lar bağımsız olmak zorunda. Maaşını, devletten almalı. Şu anki yapı denetim işlerinde inşaat firmalarına atama artık devlet tarafından yapılıyor. İş güvenliği uzmanlığında da böyle bir sistem olması lazım.

Maaşını devlet verecek. Bağımsız olacak. Her ne rapor tutarsa tutsun işten çıkartılma riski yaşamayacak.

 

 

 

**

PANDEMİDE BİR YIL

 

31 online toplantıda 106 karar aldık

 

online-003.jpg

 

Makine Mühendisleri Odası Gebze Temsilciliği’nde Barış İnce başkanlığında 9 Mayıs 2020’den itibaren başlayan 15’nci dönem yürütme kurulu, ilk yılını geride bıraktı. Temsilcilikte yeni yürütme kurulunun göreve atanma süresi, Covid-19 sürecinin ikinci ayına denk geldi. Başkan İnce, pandeminin getirdiği olumsuzluklara karşın, pandemi koşullarında iyi bir çalışma programı uyguladıklarını kaydetti:

 

“ Diğer kurumlarda yaşandığı gibi, pandemiden ötürü şanssız bir dönemde olduğumuzu düşünüyoruz. Çünkü bütün yüzyüze etkinliklerimizi online etkinliğe çevirdik. Üzerinden bir yıl geçmesine karşın 10 kişiden oluşan yürütme kuruluyla henüz yüzyüze, bir araya gelemedik. Yüzyüze temaslar çok önemli.

Görev dönemimiz pandeminin yanı sıra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Barolar ve odalara yönelik açıklamalarının gölgesinde olduğu bir süreçte başladı. TMMOB yasasının değişilmesinin de tartışıldığı zor bir dönemdi.

Temsilcilik yürütme kurulu olarak önce sekiz komisyon belirledik. Kadın mühendisler, teknoloji, üretim ve bakım mühendisleri, iş güvenliği ve işçi sağlığı, endüstri ve işletme mühendisleri, sosyal etkinlikler, ücretli ve işsiz mühendisler ve asansör olmak üzere sekiz komisyon oluşturduk. Bu komisyonlarda, alanlarında uzman arkadaşlarımız yer aldı.

 

 

Bu bir yıllık süreçte de online ortamda 31 toplantı düzenleyip 106 karar aldık.

Yüzyüze eğitimlerin online eğitime çevrilmesiyle beraber 50 webinar seminer, 15 online söyleşi yaptık. Beş kuruma, üyelerimizin çalıştığı 22 işyerine, 42 üyemize ziyaret gerçekleştirdik. Bir işyerinde beş veya üzeri mühendis çalışıyorsa biz o işyerinde bir arkadaşı işyeri temsilcisi olarak atıyoruz. Bu kapsamda  19 işyerine temsilci atadık. Emek ve Demokrasi güçleri ile beraber gerçekleştirdiğimiz ortak etkinlikler oldu. 17 Ağustos Marmara depreminin yıldönümü, askeri kışla konularında ortak çalışmalar sürdürdük. Sendikal hakları yüzünden işten atılan; Baldur, Özer Elektrik ve Migros işçilerine ziyaretler yaptık ve dayanışma halinde olduk. İlköğretim ve lise öğrencilerine yönelik iki meslek tanıtım günü gerçekleştirdik. Oda üyelerimize yönelik birçok kurumla İndirim protokolleri imzaladık.

TÜM ARKADAŞLARA TEŞEKKÜR EDERİM

Bence böylesi zor bir dönemde birçok şeyi yaptık. O yüzden başta yürütme kurulu üyeleri olmak üzere odadaki tüm arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. Herkesin çok ciddi emeği var burada. Bu bir ekip işi, çok genç ve dinamik bir ekibimiz var. Biz bu dönem aslında sahada daha fazla yer almak istiyorduk.

Bin 500’e yakın üyemizin hemen hepsini işyerlerinde ziyaret etmeyi planlıyorduk, burada yüzyüze etkinlikleri arttırmak, kurumlara ziyaretle ortak neler yapabileceğimizi konuşmak istiyorduk.”

 

 

 

**

 

1954’TEN BUGÜNE MAKİNE MÜHENDİSLERİ ODASI

 

Gebze’de bin 566 üye

 

logo-041.jpg

Makine Mühendisleri Odası, Anayasa’nın 135’nci maddesine göre çıkartılan 6235 sayılı Türk Mühendis Mimarlar Kanunu’na göre kurulmuş, kamu kurumu niteliğinde bir meslek odası. Oda 1954 yılında 902 üyeyle kuruldu, 2020 yılı nisan ayı itibariyle 323’ü yabancı olmak üzere 115 bin 959 üye sayısına ulaştı. Kocaeli Şube’de 7 bin 840, 1989’da kurulan Gebze Temsilciliği’nde bağlı olarak bin 566 üyesi var var. 

YAYGIN ÖRGÜTLENME

MMO; 1954 yılından bugüne 18 şube, 56 il temsilciği, 43 ilçe temsilciliği, yedi mesleki denetim bürosu, Akredite Muayene Kuruluşu (AKM), Akredite Personel Belgelendirme Kuruluşu (PBK), Akredite Deney Laboratuvarı (MERLAB), Akredite Kalibrasyon Laboratuvarı (KALMEM), Kaynak Eğitim ve Muayene Merkezi (KEMM) Eğitim Merkezi, beş Uygulamalı Eğitim Merkezi (UEM) ile ülke genelinde yaygın bir örgütlenme düzeyine ulaştı.

ÜYELİK

Makine Mühendisleri Odası’na yurt içinde ve yurt dışında makina, endüstri, işletme, uçak, havacılık, uzay, mekatronik, sistem, imalat, üretim, üretim tekniği, üretim sistemleri, otomotiv, endüstriyel tasarım, enerji sistemleri, makina ve imalat ile raylı sistemler mühendisliği öğretimi yapan üniversitelerden ya da TMMOB Genel Kurul ve Yönetim Kurulu kararlarıyla TMMOB Makina Mühendisleri Odası’na girmeleri kabul edilen diğer mühendislik disiplinlerinde mezun olarak diploma almış, Türkiye sınırları içinde meslek ve sanatlarını uygulamaya yasal yetkili mühendisler üye olabilir.

 

 

Bu haber toplam 8337 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.