Gergerlioğlu, "Türkiye vatandaşlarının esir alınması acziyettir!"
DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada iktidarın hem dış politikasını hem de içerdeki yönetim anlayışını sert bir dille eleştirdi. Sumud Filosu’nun engellenmesinin bir acziyet olduğunu vurgulayan Gergerlioğlu, Türkiye vatandaşlarını esir alınmasına tepki gösterdi. TMSF eliyle şirketlere çökülüp yandaşlara tahsis edilerek yağmalandığını vurgulayan Gergerlioğlu, Türkiye’nin bir yağma ve talan düzenine sürüklendiğini söyledi.
Genel Kurul kürsüsünden halka seslenen Gergerlioğlu, Sumud Filosu’nun durdurulması ve vatandaşların gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Gergerlioğlu, İsrail’in, Türkiye’ye kıyasla olay yerine üç kat daha uzak olmasına rağmen müdahalede bulunup Türkiye vatandaşlarını esir almasının tam bir acziyet ve rezalet olduğunu söyledi.
İktidarın Filistin meselesini sadece hamaset malzemesi olarak kullandığını belirten Gergerlioğlu, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a daha önce yaptığı kalıcı komisyon çağrılarının karşılıksız kaldığını hatırlattı. Meselenin tezkere oylamalarıyla geçiştirilemeyeceğini vurgulayan Gergerlioğlu, iktidarın zor anlarda Sumud Filosu’na sahip çıkmadığını ve süreci siyasi çıkarları için kullandığını vurguladı.
İsrail’le ticareti kanıtladım, AK Partililer sessiz kaldı!
Hükümetin İsrail ile ticareti sonlandırdığı yönündeki açıklamalarını verilerle yalanlayan Gergerlioğlu, ticaretin arka kapıdan devam ettiğini söyledi. 7-12 Şubat tarihlerinde Ceyhan-Hayfa hattında faaliyet gösteren "Nissos Cristiana" isimli gemiyi örnek gösteren Gergerlioğlu, AK Parti sıralarının bu somut veriler karşısında sessiz kaldığını ve hiçbir şey söyleyemediklerini ifade etti.
Yargı kararını beklemeden şirketleri yandaşlara verdiler!
15 Temmuz sonrası süreçte devasa bir yağma mekanizması kurulduğunu vurgulayan Gergerlioğlu, binlerce mağduriyetin oluştuğunu söyledi. Toplamda 1.326 şirkete kayyım atandığını belirten Gergerlioğlu, bu şirketlerin yargı kararları kesinleşmeden ulufe gibi iktidara yakın çevrelere dağıtıldığını vurguladı.
İnsanların malına çökmek haydutluktur!
Naksan Holding’e ait Adularya Enerji’nin henüz hukuki süreç tamamlanmadan TMSF tarafından Sebahattin Yıldız’a verildiğini belirtti. İşçilerin 17 günlük direnişi sonrası iktidarın rezil olmamak için 60 milyon ödeme talimatı verdiğini belirterek, bu sürecin bir hak gaspı olduğunu söyledi. Kayyım uygulamalarının insani boyutuna değinen Gergerlioğlu, iktidar vekillerinin çok iyi tanıdığı Melek İpek’in firması olan Koza İpek’e de kayyım atandığını söyledi. Melek İpek’in hastane dönüşü kendi evine alınmamasının haydutluk olduğunu vurgulayan Gergerlioğlu, Boydak Holding ve benzeri büyük sermaye gruplarında denetimsiz bir yağma düzeninin sürdüğünü söyledi.
Basını cezalandırmak içinde aynı yöntemi kullanıyorlar!
Sadece şirketlerin değil, medya kuruluşlarının da hedef alındığını belirten Gergerlioğlu, TELE 1’e yönelik cezalandırma pratiklerini de bu hukuksuz sistemin bir parçası olduğunu söyledi. Bu tür araştırma önergelerinin hayati önemde olduğunu kaydeden Gergerlioğlu, Türkiye’nin üzerine çöken bu yağma, talan ve samimiyetsizlik perdesinin ancak Meclis çatısı altında ayrıntılı tartışmalarla kaldırılabileceğini belirtti.
Şirketlere çöküp, yandaşlara tahsis ederek yağmaladınız!
AK Parti adına konuşan Burdur Milletvekili Mustafa Oğuz, TMSF’nin şirketlere kayyım olarak atanmasının keyfi olmadığını söyledi. Bu ifadeleri sert sözlerle eleştiren Gergerlioğlu, “Yargı kararı olmadan şirketlere kayyım atıyorsunuz. Şirketlerin nasıl yağmalandığını da anlatın. Binlerce şirkete haksız, hukuksuz kayyım atadınız. Talan ettiniz! Yağma, talan düzeni kurdunuz! Milletin malına çöktünüz! Nasıl yüzünüz kızarmadan konuşabiliyorsunuz! On yedi gün Sebahattin Yıldız'ın marifetini gördünüz. En sonunda adama dediniz ki "60 milyonu ver de bu rezaleti kapat." Tam bir hırsızlık yaptınız. Kayyım atamadığınız, yağmalamadığınız şirket kalmadı. Binlerce örnek var. Yandaşlarınıza tahsis edip yağmalıyorsunuz. Halfeti Belediyesinin hesabını verin! İnsan utanır be!” ifadelerini kullanarak Mustafa Oğuz’un konuşmasına tepki gösterdi.
Kaynak:Cengiz Akgün
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.