Doğu Türkistan için yardım istemiyor göreve çağırıyoruz
Saadet Gebze’nin Doğu Türkistan’daki Çin hükümeti zulmünü kınadığı basın açıklamasına katılan Doğu Türkistan Dayanışma Derneği Başkanvekili Abdüsselam Teklimakan, “Yardım istemiyor sizleri görevinizi yapmaya çağırıyoruz” dedi
Doğu Türkistan Dayanışma Derneği Başkanvekili Abdüsselam Teklimakan, Çin’de komünist rejimin insanlık suçu baskısı altındaki Müslüman Türkler için Gebze’den çağrıdan bulundu. Saadet Partisi Gebze İlçe Teşkilatı’nın cuma namazı sonrası Çoban Mustafapaşa Camii önünde Çin’i kınayan basın açıklamasına katılan Teklimakan şunları kaydetti:
YARDIMI ALLAH’TAN TALEP EDİYORUZ
“Yanlış anlaşılmasın ki Doğu Türkistanlılar sizden yardım talep ediyor, etmiyoruz efendim. Biz Allah’tan yardım talep ediyor, sizleri görevinizi yapmaya çağırıyoruz. Sizleri Müslümanlığınızın gereğini yapmaya çağırıyoruz. Doğu Türkistan’a ses olmaya, Çin mallarını boykota çağırıyoruz. Sosyal ve ulusal medyalarda Doğu Türkistan’ın sesi olmaya çağırıyoruz.
HER MÜSLÜMANIN GÜNDEMİNDE OLMALI
Diyoruz ki Doğu Türkistan’daki mezalim 73 senedir mevcut. Doğu Türkistan’ın gündeme gelmesi için 44 şehidimiz olmasın artık. 44 insan cayır cayır yandığı için ben buradayım. Diyorum ki, o 44 kişi tekrar yanacak mı ki ben yine Doğu Türkistan’a alacağım. Öyle olmamalı. Doğu Türkistan bağımsız olana dek, zulüm bitene dek, zalim pılını pırtısını toplayıp gidene dek Doğu Türkistan her Müslüman’ın gündeminde olmak zorunda.”
İstanbul’un Fatih İlçesi’ne bağlı Çapa muhitinde genel merkezi, Zeytinburnu’nda şubesi olan Doğu Türkistan Dayanışma Derneği’nin Başkanvekili Abdüsselam Teklimakan basın açıklaması için ikamet ettiği Zeytinburnu’ndan geldi. Teklimakan’a dernek yöneticileri Abdurrahman Abdullah ve İhsan Tarim de eşlik etti. Teklimakan açıklamasında ayrıca şu görüşlere yer verdi:
“Doğu Türkistanımız sizlerin bizlerin bu coğrafyada, Müslüman yaşamamızın bedelini ödüyor. Sizin ata toprağı olarak emanet ettiğiniz o coğrafyayı korumak uğruna mücadele veriyorlar.
Doğu Türkistanımız, 5 vakit namaz için 16 sene hapis yatan hocanın yolunda gidiyor elhamdülillah.
Doğu Türkistanımız, bir kelime-i şehadet için, bir lai lai illallah için can veriyor, kan veriyor.
8 milyonu aşkın Müslüman kardeşimiz toplama kamında şirke, Allah’ı inkar etmeye zorlanıyor. Bir Doğu Türkistanlı olarak benim dahi hayal edemediğim zulmü, işkenceyi görüyor.
Ben bir Doğu Türkistanlı olarak Doğu Türkistan’da gördüğümü ve yaşadığımı burada anlatamayacağım, zamanımız yok.
Ama Doğu Türkistan’da Çin zulmüne maruz kalmış bir kardeşiniz olarak şu anda kardeşimin ne durumda olduğunu hayal edemiyorum. Bilgi zaten alamıyorum. Çünkü karşınızdaki vahşidir, canidir.
Doğu Türkistanımız’da kardeşlerimiz topraklarında alnı secdeye gidemediğinden kan ağlıyor. 82 yaşında, hapishanede şehit olan hocalarımızdan birinin son söylediklerinden bir tanesi, ‘Keşke alnımı secdeye koyabilseydim’ olmuştur.
MÜSLÜMANLAR GÖZARDI
EDİYOR GÖRMEZDEN GELİYOR
1000 seneyi aşkındır İslam’ı muhafaza eden bir coğrafya günümüzde Müslüman topluluğu tarafından gözardı ediliyor, görmezden geliniyor. 35-40 milyon arası Müslüman nüfus yok sayılıyor. Müslümanlar üvey kardeş muamelesi veriyorlar.
Sorarım size. Doğu Türkistan’da Müslüman kardeşleriniz bunca zulme, işkenceye, soykırıma maruz kalırken rahat uyuyabiliyor musunuz? Gününüz rahat geçiyor mu, vicdanınız rahat mı?
Doğu Türkistan’da sizin bizim bacımız kardeşimiz akıl almaz zulümlere uğrarken, iffeti namusu kirlenirken vicdanımız rahat uyuyorsak biz o imanı yenilemek zorundayız. Bizim imanımızda eksiklik var.
Efendimiz ne diyordu: Müslüman, Müslüman’ın kardeşi.
ÖLÜMÜ HATIRLATMAYA GELDİK
Kardeş kardeşe zulüm etmez, zulme de teslim etmez. Şu anda 1.5 milyarı aşkın Müslüman, Doğu Türkistan’daki kardeşlerini zulme teslim etmiştir. Biz size ölümü hatırlatmaya geldik. ‘Müslümanlar ölüm var’ demeye, ölümden sonra kıyamet var demeye geldik.
Kıyamette, Doğu Türkistan’da can veren her bir kardeşinizin eli yakanızdadır demeye geldik.
Yüce Rabbim’in huzuruna çıktığınızda sizi namazınızdan, orucunuzdan, imanınızdan sorumlu tuttuğu gibi kardeşlerinizden sorumlu tutacak demeye geldik. Ruzi mahşerde hesap verirken siz sadece ibadetlerinizden değil Doğu Türkistan’da donarak şehit olan 4.5 yaşındaki bebenin hayatından siz sorumlusunuz. Hesabını siz vereceksiniz.
Toplama kamplarında toplu tecavüzlere maruz kalan bacılarınızın hesabını siz vereceksiniz.
Ben size kardeşliğinizi hatırlatmak için geldim. Sizin Müslüman kardeşliğiniz var. Siz eğer ki lai lai illallah dediyseniz, ben Müslüman’ım dediyseniz sizin bir Müslümanlık ve kardeşlik göreviniz var. Ben size o kardeşlik görevinizi hatırlatmaya geldim.
Biz Müslümanlar olarak Allah dışında kimsenin önünde yakarır yalvarmayız. Kimseden bir şey talep etmeyiz. Bizim inancımız Allah’adır.”

Abdüsselam Teklimakan

Doğu Türkistan Dayanışma Derneği’nin Başkanvekili Abdüsselam Teklimakan’a dernek yönetiminden Abdurrahman Abdullah ve İhsan Tarim de eşlik etti.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.