Devleti devlete mi şikâyet edeyim!

Devleti devlete mi şikâyet edeyim!

Kroman'ın bombalamayı andıran çalışmasında aileler de, esnaf da parçalandı. Astımlı bir çocuğu annesi köyüne “kaçırırken” deprem sanan bir çocuğa psikolog yetersiz kaldı. Yolu polisin kapattığını söyleyen bir anne, “Devleti devlete mi şikayet edeyim" dedi

Kroman Çelik Sanayi Anonim Şirketi’nin çok sayıda yurttaşın ölümden döndüğü depremi andıran dinamitleme çalışmasına bir haftadır devam edilmiyor. Ancak Emek Mahallesi sakinleri zeminin kayalık, taşlık olması ve dinamitleme olmadan çalışma yapılmasından ötürü dinamitlemenin yine başlayacağından kaygılı.

CHP Darıca İlçe Örgütü tarafından Fatih Sultan Mahallesi üzerinde, o arazinin önünde gerçekleştirdiği basın açıklaması sonrası vatandaş da tepkisini dile getirdi. Buna göre geçen hafta, el ayak ebadında taşları caddeye yağmur gibi düşen ve maddi hasarla atlatılan dinamitlemenin manevi hasarı da çok büyük.

Dinamitlemeyi deprem sanıp çok korkan, psikologdan yanıt alınamayınca psikiyatri tedavisi görmeyen bir kız çocuğu..

GÜVENİLİR VE SAĞLIKLI DEĞİL

Darıca’nın Emek Mahallesi’nin sağlıklı ve yaşanılır bir ilçe olmaktan giderek kopmasından ötürü annesi tarafından bir ay süreyle köylerine götürülmek zorunda kalan çocuk..

Üç camı dinamitleme sonrası çatlayan, “Polise şikayet etme, biz halledeceğiz” şeklinde Kroman Çelik’i bağlayan ama hala yerine getirilmeyen sözden ötürü mağduriyeti sürdürülen esnaf..

Her patlama sonrası “Deprem mi patlama mı?” paniği yaşayıp, çalışma için yolu polisin kapatmasından ötürü, “Kimi kime, Devleti devlete mi şikâyet edeyim, bilemedim” diyen bir anne.

Basın açıklaması sonrası ama arazinin önünde, ama işyeri ve evinde görüştüğümüz vatandaşlar özetle şunları söyledi:

 

119-003.jpg

EVİMİZ GÖRÜNMÜYORDU          

Saime Selam:  “A veya B parti adına değil, yaşadığım sorunları anlatmak için buradayım. Buradaki çalışmaya dair bize hiçbir şey anlatılmadı. Her ağızdan bir ses çıkıyor. Buradan bir işçiyi tutup ne yapıldığını sordum. Kendince açıklama yaptı.

Her gün evimiz sallanıyordu. En üst katta oturuyorum ve ciddi deprem yaşıyoruz, çocuklarım korkuyor.

Son olaydan sonra, dinamit yok. O kadar toz var ki çok büyük mağduriyet yaşadık. Benim küçük çocuğum, astım hastası. Doktora gitmekten bıktım.

Bir de diyorlar ki şikâyet edin. Kimi kime şikâyet edeceğimi bilmiyorum.

İlk patlamada taşlar, aracımıza da gelmişti. Sonrasında önlem almak için polisler yolu kesti, her gün devletin memuru geldi. Ben devleti devlete mi şikâyet edeyim, burayı bilemedim.

 

121-001.jpg

TOZ ZARARSIZMIŞ       

Bir yakınımız şikâyet ettiğinde, ‘tozun insan sağlığına bir zararı olmadığı için çalışmalara engel görülmemiştir’ cevabını aldığını duydum.

Mağduriyetten ötürü bir ay buradan uzaklaştım. Çocuğumun hastalığı nedeniyle köye gittim. Bu tarz şeyleri çok yaşadık. Son taş yağmurundan sonra patlama bitti, markete kadar gelmiş zaten.

Hafriyat devam ediyor. Diyelim ki bu patlama olacak. Sulama ya da toza karşı önlem yok. Toz bulutundan ev görünmüyordu. Burada yaşayan bizzat biziz. Şehirde yaşadığım için söylüyorum, evimiz görünmüyordu.

Dinamit bitti ama hala bu koskocaman araziye ne olacağını bilmiyorum. Bize denilen, bütün Darıca’nın elektrik sistemi burada toplanacak. Direkler kalkacak. Yeraltından geçecek gibi bir şeyler söylendi.

 

KEŞKE BİLGİLENDİRİLSEYDİK

Elektrik indirme santrali yapılıp yapılmadığını sordum. Yalanladılar. Çalışanlardan biri, ‘Üretim falan yok. Sadece bir merkezde toplayacağız’ dedi.

Keşke burada bu çalışma başlamadan önce biz mahallelilere bilgilendirme yapılsaydı. Bizden herhangi bir onay alınıp da böyle bir çalışma yapılsaydı çok daha iyi olurdu.”

 

131-001.jpg

PATLAMA İLE DEPREMİ       

AYIRT EDEMİYORUZ       

Sevgi Ateş: Emek Mahallesi, 500 Evler’de oturuyorum. Biz artık deprem olduğunda, depremle dinamit patlamasını ayırt edemeyeceğiz çünkü anlamıyoruz. ‘Aaaa bu deprem, yok değil dinamit’, arada kaldık. Yazık günah.

Herşey para değil. İnsan artık temiz nefes almak, oksijen almak istiyor. Sabah bir kalkıyoruz, her taraf çamur. Yazık günah. Ciğerlerimize yazık. Her şey maddiyat değil, insan sağlığı çok önemli. Tozu toprağı nefesimize çekiyoruz.

Nefesimize çekiyoruz. Düşün biz bunu içimize çekiyoruz. Astımlar, hastalıklar artıyor.

Başlarım onların maddiyatına…

 

503-008.jpg

KİM YAPIYORSA ÇOLUK                 

ÇOCUĞUNDAN ÇIKSIN

 

Sevilay Yapa: Emek Mahallesi, 500 Evler’de oturuyoruz. Aynı sıkıntıdan ötürü her sabah balkonu iki sefer siliyorum. Yakında uzakta olsa aynı ses aynı sıkıntı.

Üniversite öğrencisi oğlum var. Dinamitleme esnasında, ‘Anne, taş yağdı’ dedi. ‘Bomba’ koymuşlar o anda. ‘Oğlum, gözünü seveyim kaç. Başına gelecek’ dedim..

Rabbim orada korumuş onu. Ama yeter artık.

Bir hafta ara verildi ama dinamit her halükarda patlayacak.

Kim yapıyorsa çoluk çocuğundan çıksın. Sen cebini dolduracaksın diye benim günahım ne.

Çocuğuma, torunuma bir şey olduktan sonra ne önemi var.”

 

138.jpg

 

504-010.jpg

Kim Market’in olduğu binanın en üst katında yaşayan Saime Selam patlama sonrası balkondaki mermerde oluşan tozlanmayı gösterip, “Sadece bir hafta mermeri silmedim” dedi. Saime Selam, zeminin kayalık olmasından ötürü dinamit olmadan çalışma yapılamayacağından ötürü kaygısını ifade etti.

 

*

 

Elif’i psikolog iyileştiremedi

Psikiyatri tedavisi görüyor

 

Basın açıklaması sonrası Demirbaş Ailesi’nin evine de konuk olduk. Aile, 168 daire, 2 bine yakın insanın yaşadığı Hatıra Kooperatifi’nde oturuyor.  Gülçin Demirbaş, eşi Burhan Demirbaş ve çiftin psikiyatri tedavisi Gebze Fatih Devlet Hastanesi’nde süren kızları 12 yaşındaki Elif Hazal ile görüştük.

 

143.jpg

HENÜZ ODAMDA KALAMIYORUM      

6’ncı sınıf öğrencisi olan Elif Hazal’ın hedef mesleği veterinerlik, evinde de iki kedi besliyor: Patlattıklarında çok korkuyor, tedirgin oluyorum. Sallanıyoruz, ev sallanıyor. Geçen oradaki duvar patladı çok korktum. Odamda kalmak istemiyorum. İlaç kullanarak korkumu aşmaya çalışıyorum. Henüz odada kalmıyorum.”

 

144.jpg

DEPREM KORKUSU YAŞIYORUZ   

Burhan Demirbaş her patlama sonrası deprem olduğu korkusuna kapıldıklarını belirtip, “Patlama öncesi siren çalsalar dahi korkunun önüne geçemiyoruz. Sirenden 3-4 dakika sonra da patlama oluyor. Patlama sonrası daha yapılıp yapılmayacağını konuşuyorlar, sonra mühendis arkadaşlar kesiyorlar. Gece duymadım bilemiyorum ama gündüz sürekli oluyor Akşam 6 7’ye kadar sürüyor” dedi.

 

506-006.jpg

PARTİ MESELESİ DEĞİL    

Biz sormadan, kendiliğinden, AKP Darıca Üyesi ve delegesi olduğunu söyleyen Gülçin Demirbaş, konunun politize edilmesinden yakındı: “Ben AK Partiliyim diye çok şey söyleyen oldu. ‘CHP ağzıyla konuşma’ diyen de; ‘AK Parti ağzıyla konuşma’ diyen de oldu. Bunun siyaseti yok.  Toplantıyı CHP’liler düzenlemiş olabilir ama mesele parti meselesi değil.  

 

Tamamen şahsımda halkın tedirgin olduğu durumlar. Ben de halkım. Kızımın, eşimin, kendimin hakkını savunuyorum.

MAHALLE MUHTARINI HİÇ GÖRMEDİK

Mahalle muhtarını (Recep Yıldız) şimdiye kadar hiçbir zaman vatandaşın yanında görmedik. Muhtara giden çok oldu ama ben gitmedim. Belediye başkanlığına, CİMER’e şikayetlerimiz oldu.

İnsan evini havalandıramaz mı? Kroman para kazanacak diye neden tavanım çökmeli, neden çocuğum tedavi görmeli. Niye bir yorgan havalandıramayım? Camları her gün siliyoruz, ertesi gün yine çamur. Artık silmeye gerek kalmıyor.

 

502-012.jpg

 

142.jpg

 

147.jpg

 

148.jpg

 

**

 

Bir haftadır üç camı takmaya gelecekler

 

Emek Mahallesi, Fatih Sultan Caddesi üzerindeki Kim Market’in şubesi, patlamanın en fazla mağduriyet yaşattığı iş yerlerinden. Şube çalışanı, yöneticisi Gültekin Yıldız son patlama sonrası üç ön camın çatladığını, camları yenilemeyi taahhüt eden firmanın bir haftadır oyaladığını söyledi. Yıldız şunları kaydetti:

“Yaklaşık bir yıldır bu tozu pisliği çekiyoruz. Müşteri mağazaya düzgün giremiyor. Girerken bile marketin önünü her gün yıkamamıza rağmen her taraf leş gibi. Ürünlerin üstü toz. Müşteri memnuniyet ister.

Mağaza içinde kapılar açılıp kapandığı için, her taraf toz. Her gün silmek zorunda kalıyorsun.

En son patlama sonrası üç cam kırıldı. Kendilerine söyledik. Karakola şikâyette bulunacağımızı söyledik. Biri geldi, ‘şikâyet etme yapılacak’ dedi. Geçenlerde yine hatırlattım. ‘İki güne yapacağız’ dediler. Yine gelmezlerse artık karakola şikâyete gideceğim. Çatlayan üç cam, nereden bakılsa en az 5 bin TL eder.

Çalıştığım Kim Market, son patlama sonrası, mahkemede dava açtı.

Son patlama sonrası elim kadar taşlar, kapının önüne kadar geldi. 15-20 arabada hasar gördü. Şehrin göbeğinde böyle bir patlama, yok yani.

 

1ici.jpg

 

135.jpg

 

507-005.jpg

 

509-002.jpg

 

511-004.jpg

 

514-001.jpg

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.