Çifte cinayet davasında sanık konuştu: ‘öldürmek için gitmedim’

Çifte cinayet davasında sanık konuştu: ‘öldürmek için gitmedim’

Kocaeli Karamürsel ilçesinde, kendisini dolandırdığını iddia ettiği ve mahkemeye verdiği Mehmet Canımoğlu ile Aykut Canımoğlu’nu öldüren kanser hastası İ.K., duruşma salonunda olay gününü tüm ayrıntılarıyla anlattı. Tedavi görmek için tahliye talebinde bulunan İ.K., “Ben onları öldürmek için gitmedim. Gördüğümde neden icra davasına gelmediklerini sormak için gittim. Böyle bir sonuç çıkacağını asla düşünmedim” dedi.

Karamürsel’de 3 Temmuz 2025 tarihinde Kayacık Mahallesi’nde İ.K. isimli vatandaş, kendisini dolandırdığını iddia ettiği Mehmet Canımoğlu (60) ve oğlu Aykut Canımoğlu’nu (30) sokak ortasında öldürdü. Olaydan hemen sonra yakalanan İ.K., 4 Temmuz’da tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayın ardından Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iddianame hazırlandı ve Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Kasten adam öldürme, ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma suçlarından yargılanan İ.K., ilk duruşmada savunmasını yaptı.

ARACI ALIR ALMAZ PARAYI YATIRDIM DEDİ
Kanser hastası olduğu için oturarak savunmasını yapan İ.K., “Bu kişilere araba verdim. Ödendiğine dair dekont gösterdiler. Araba oğlumundu, kendisi asker olduğu için vekâletten sattım. Bizim borcumuz vardı, onu ödeyip daha makul bir araç alacaktık. Daha önce 2015-2018 yılları arasında Aykut ile benzincide çalıştım. Aracı sattığımı duyduğu için bana ulaştı ve ben de tanıdığım için ona sattım. Peşin satacağımı söyledim. Sabah 09.00 gibi geldi, aracı aldı. ‘Oğlunun IBAN’ını ver, ona atayım parayı’ dedi. Bana hemen dekont gösterdi. Notere gittik, eşini de çağırdı. Eşi gelene kadar ben de çocuğumu aradım ama asker olduğu için ulaşamadım. Ulaşamayınca imzayı attım.”

SÜREKLİ SÜRE İSTEDİLER
“Beni evimin aşağısına bıraktılar, onlar Yalova’ya gitti. Yarım saat sonra oğlumu tekrar aradım. Para yatmış mı diye sordum, yatmamış dedi. Ben hemen aradım, para gelmemiş dedim. ‘Akşam saat 6 gibi yatar’ dedi. Sonra tekrar aradım ama bu kez hafta sonu, pazartesi gelir dedi. ‘Baba pazartesi gelecek’ dedi. Pazartesi gelmedi. Sonra dedi ki ‘Petrol işi vardı, ona yatırdım. Cuma günü vereceğim’ dedi. Cuma gelmedi. Babasının evine gittim. Babası ‘Haftaya gel, ben sana öderim’ dedi. Mehmet Bey, ben bu aracı boşuna satmadım, borcum var dedim. Sonra bir hafta sonra gittim, bana bir ay müsaade et dedi. Bir ay daha müsaade verdim.”

HASTANEYE GİDERKEN GÖRDÜM
“Ama bu arada birçok insanı dolandırdıklarını öğrendik. Sürekli ‘Paranı vereceğiz’ dediler. İki ay daha geçmemişti, dava açtık. Ben o süreçte telefonlar dışında en az 10 kez yüz yüze görüştüm. Olay günü ben şehir hastanesine gittim. Eve geldim, yemeğimi yedim, evin altındaki garaja gittim. Bilecik’teki ufak kardeşime gidecektim. Büyük oğlumun arabası ile gidecektim. Silahımı da aldım. Kardeşimle atış yaparız diye yedek şarjörümü de aldım. Hanımı da alacaktım, o sırada böbrek sancım tuttu. Hastaneye gidip iğne yapacaktım. Benim ev ile hastane arası bir kilometre. Onların kirada kaldıkları ev, hastanenin altında bahçe içinde. Onları gördüm. Yanına gideyim, bir hafta önce dava vardı, neden gelmedi diye sorayım dedim.”

GİT MAHKEME VERSİN PARANI DEDİ
“Babası ile aramızda bir araç vardı. Babası ile arasında 2-3 metre var. Evin bahçesindeki hurdaları satıyorlardı. Ben gittim, selam verdim. Yaya yoluna yakınız, aralarında durdum, selam verdim. Aykut’a ‘Neden mahkemeye gelmedin?’ dedim. ‘Mecbur muyum?’ dedi. ‘Ama paramı almadım’ dedim. ‘Mahkemeye verdim, git mahkeme versin’ dedi. Babasına döndüm, o da bana aynı cevabı verdi. ‘Git nereden alırsan al’ dedi. Aykut’la konuşuyordum. Babası ‘Hadi beni eve götür, bu akşam akşam bela aramaya geldi’ dedi. O arada hurdacılar gidiyordu.”

SİNKAFLI KÜFÜR ETTİ
“Babası gitmeye başladı. Aykut ile münakaşa ettik. ‘Bir daha bu kapıda seni görmeyeceğim’ dedi. ‘Senin için gelmedim, hastaneye giderken sizi gördüm, konuştum’ dedim. Ben arkamı dönüp gidince sinkaflı küfür etti. Ben dönünce elimi beline doğru götürdü, ben de silahımı çekip 2-3 el ateş ettim. Ben onunla çalıştığım için silahını biliyorum. Hatta silahı ile ateş etmişliğim var. Babası ve kendisinin ruhsatlı silahları olduğunu biliyorum. Ben ateş edince yere düştü. Bu kez babasının bağırarak üzerime doğru koştuğunu görünce, elinde ne vardı bilmiyorum, telefon mu tabanca mı bilemediğim için korkudan ona da ateş ettim.”

BEN ONLARI ÖLDÜRMEK İSTEMEDİM
“Orada şuurumu kaybettim. Sonrasını hatırlamıyorum. Arabaya bindim, kızımın evine gittim. Arabayı ve telefonu onlara bıraktım, ‘Arabayı eve bırak’ dedim. Ben köye çıktım. Dinlenmek için gittim, sabah polise teslim olacaktım. Sonra damadım ve polis beni köyde yakaladı. Polis damadımla birlikte geldi. Teslim oldum. 76 yaşında kanser hastasıyım. Keşke olmasaydı. Korkumdan oldu. Can almak kolay ve iyi değil. Para için olsa 10 ay beklemezdim. Üzerime doğru geldikleri için beni vuracaklar diye korktum ve vurdum.”

EV SAHİBİ İLE KONUŞTIM
Müşteki avukatının “O gün Aykut’un ev sahibi F.K. ile konuştu mu?” diye sorması üzerine İ.K., “Ben hacı adamım, yalan söyleyemem. F.K. beni bir iki saat önce aradı. Alzheimer kardeşi var. ‘Gidip kardeşime bakar mısın?’ dedi. Önce giderim dedim. Sonra ben aradım, ‘Ben gitmeyeyim oraya, şimdi o kişiler orada olur. İstemiyorum’ dedim. Bizim olay sonra oldu. Beni aradığını bile unutmuştum. Ben onların ne ölmesini ne de cezaevine girmesini isterdim. Çünkü bu şekilde olsa paramı alamazdım” dedi.

İ.K. VE F.K. ARASINDAKİ KONUŞMALAR İSTENDİ
Müşteki avukatı, olayın münferit bir alacak-verecek meselesi olmadığı kanaatinde olduğunu belirterek, Aykut Canımoğlu’nun eşi ve kardeşinin de müşteki olarak davaya müdahil olmasını istedi. Ayrıca o günkü İ.K. ile F.K. arasındaki konuşmaların HTS kayıtlarının alınmasını talep etti.

PLANLI BİR ŞEKİLDE GİTMEDİ
Sanık avukatı ise yaptığı savunmada, haksız tahrik ve meşru müdafaa hükümlerinin göz önünde bulundurulmasını istedi. Maktullerin dolandırıcılık dosyalarının listelerinin de talep edildiğini belirten avukat, müvekkilinin ve ailesinin tehdit edildiğini, dava açtıklarında dahi bu tehditlerin sürdüğünü söyledi. Müvekkilinin, dolandırılan kişilerle birlikte basın açıklaması yaptığını ve başka kişilerin mağdur olmaması için mücadele ettiğini ifade etti.

TAHLİYESİNİ İSTEDİ
Avukat, müvekkilinin kanser hastalığının metastaz yaptığını, cezaevinde yeterli tedavi imkânı bulunmadığını belirterek tahliyesini ve ev hapsi gibi bir tedbir uygulanmasını talep etti.

SAĞLIK DURUMU İÇİN RAPOR İSTENDİ
Savunmaların ardından mahkeme heyeti kısa bir ara verdi. Aranın ardından, Aykut ve Mehmet Canımoğlu’na ait olduğu iddia edilen silahların araştırılmasına, Aykut Canımoğlu’nun eşi ve kardeşinin davaya katılmasına, İ.K.’nın mal varlığının incelenmesine karar verildi. Ayrıca İ.K.’nın sağlık durumunun net olarak belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmasına hükmedildi.

FOTO

KOC-DAVA:Kocaelı olayda hayatını kaybeden baba mehmet ve oglu aykut canımoglu

KOC-DAVA1:Olayla ilgili tutuklu yargılanan İzzet K.

KOC-DAVA2: olay tarihi olay yeri

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.