1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Bu saldırı Türkiye’ye karşı
Bu saldırı Türkiye’ye karşı

Bu saldırı Türkiye’ye karşı

HDP Parti Meclis Üyesi Bülent Uyguner üç ilde belediyelere kayyum atanmasının Türkiye’ye karşı bir saldırı olduğunu söyledi.

A+A-

HDP Parti Meclis Üyesi Bülent Uyguner, HDP Gebze İlçe Örgütü’nde gerçekleşen basın açıklamasında Diyarbakır, Van ve Mardin’de HDP’li belediye başkanlarının görevden alınıp yerine kayyum atanmasını eleştirirken CHP başta olmak üzere tüm demokratik güçlere de mücadele çağrısında bulundu. Uyguner, “HDP dışındaki bütün demokrasi güçleri bu saldırının Türkiye’ye karşı, halkları kışkırtacak, iç savaşa götürecek bir saldırı olduğu bilincinyle şimdiden tavır almak zorundadırlar. AKP ve MHP faşist diktatörlüğünün saldırılarına karşı birlikte mücadele etmemiz gerekiyor” dedi. HDP dışındaki partilerinde sürece dahil olması için çalışacaklarını kaydeden Uzuner ayrıca özetle şunları söyledi:
DEMOKRASİ SINAVI    
“HDP olarak bu dönemde bu meseleyi tek başına karşılamak istemiyoruz. Tüm demokrasi güçleri HDP ile birlikte hareket etmelidirler. HDP ile yanyana gelmiyorlarsa, bu anti demokratik faşist uygulamalara karşı tavır almak durumundadırlar. Bu yüzden Türkiye’de herkes bir demokrasi sınavından geçmektedir. Bu bir turnusol kâğıdıdır. Herkesin ak ve kara yüzü bu süreçte belli olacaktır. 
KABUL ETMİYORUZ, TANIMIYORUZ
Bugün Hükümet, Suriye’de bataklığa batmıştır. Saldırı planını Suriye’de gerçekleştiremeyen AKP iktidarı hıncını Türkiye’deki Kürtler’den almaya çalışmaktadır. Bu yüzden HDP’ye, kazanımlarına ve demokrasi güçlerine karşı bir harekât başlatmıştır. HDP Örgütü bu uzun dönemli, gergin ve çatışmalı geçecek süreçte suçlu duruma düşülmeden, en demokratik yollarla, bu uygulamaları asla kabul etmediğimizi, kayyumları ve AKP’nin yaptığı bu atamaları tanımadığımızı her yerde ilan edeceğiz.
DÜNYA BARIŞ GÜNÜ 
Bu Hükümet’in Türkiye’yi yönetebilme kabiliyeti ortadan kalkmıştır. Bu yüzden önümüzdeki görev en büyük güçle Dünya Barış Günü’ne hazırlanmaktır. Partimiz, 1 Eylül için beş eksen koydu. Bunlardan bir tanesi emeğe savaşa karşı barışı konuşmak. Kadına savaşa karşı kadın özgürlüğünü savunmak. Artvin’den Kaz Dağları’na, Hasankeyf’e ülke genelindeki tüm ekolojik mücadeleleri destekleyecek ekseni temel almaktır. Gençlere ve düşünceye özgürlüktür. Bu beş temel eksen etrafında Dünya Barış Günü’ne hazırlanıyoruz. Bu sürece girerken de partimiz bu uygulamalara karşı tepkisini dile getirmek zorundadır. 
KİLİT ROL OYNUYORUZ
Tüm demokrasi güçlerine HDP’yi demokrasi güçlerinden ayırmak, AKP karşıtı bloğu dağıtmak için HDP üzerinden oynamaktadırlar. HDP’yi düşmanlaştırarak diğer güçlerin HDP ile yanyana gelmesini engellemektedirler. Çünkü AKP’nin iktidar olması için HDP’nin yok olması lazım. AKP, İstanbul’u kaybettiyse HDP yüzünden kaybetti. CHP, İstanbul’u kazandıysa bizim yüzümüzden kazandı. HDP olarak bu kadar kilit bir rol oynuyoruz. Bunu da iktidar çok iyi bildiği için HDP’yi yok etme stratejisine dayanıyor. Bu süreç bizim açımızdan zor, sancılı geçecektir ama biz böyle süreçleri çok atlattık. Deneyimli, tecrübeliyiz. Bu süreçte Kürt halkının özgürlük ve Türkiye’deki demokrasi mücadelesini önleminin mümkünü yoktur. Çünkü kendilerinin adalet ve hukuka dair söylenecek hiçbir söylemi kalmamıştır. Tek bir militarizmden, devletin baskısından, hukukundan, devletin polisinden jandarmasından güç almamaktadırlar. Başka güçleri kalmamıştır.”
Emek Partisi MYK Üyesi Tarık Erkan da konuşmasında tek adam rejiminin köşeye sıkıştıkça hırçınlaştığını ve saldırganlaştığını kaydedip, “Önümüzdeki süreç saldırının daha da artacağı bir süreç olacak, bu saldırı halkası daha da genişleyecek. Tek adam rejiminin destekçisi olmayan herkes bu saldırı sürecinden payını alacak. Tarihsel tecrübe, dünya devrimler tarihi, insanlık tarihi bunun yüzlerce örneğiyle doludur” dedi. Erkan iktidardan ziyade demokratik güçlerin neler yapacağının daha önemli olduğunu söyleyip birlikte mücadelenin önemine değindi. 

BU BİR FAŞİZMDİR
EMEP Gebze İlçe Eşbaşkanı Damla Bağcı da, “İktidarın keyfi tasarrufuyla alınan bu karar hukuki değil siyasi bir karardır. Gayri meşrudur. Bu kararla Türkiye’de demokrasinin olmadığı, halkın tercihinin yok sayıldığı, sandık ve demokrasinin ancak iktidar lehine olduğu zaman tecelli ettiğinin resmen ilanıdır. Bu bir faşizmdir” dedi. 

Bu haber toplam 724 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.