1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Baskıyı biz kendi kendimize kurduk
Baskıyı biz kendi kendimize kurduk

Baskıyı biz kendi kendimize kurduk

Sevgül Tüze.. Serdar Tüze’nin eşi. Z kuşağı annesi bir yitik kuşak! Hereke’de doğup büyüdüğünden ötürü aileden baskı görmemiş: “Bayandık yaa.. Ailemize laf gelmesin diye baskıyı kendi kendimize kurardık

A+A-

Bu diziye bir Z kuşağının dâhil olması gerektiğini uzun süredir, planlıyorduk. Tunahan Tüze…

1980 askeri darbesinde görevden alınan Gebze Belediyesi eski Başkanı merhum Serdar Tüze’nin torunu..

Aktif siyasetçi Serdar Tüze’nin oğlu olması gibi sebepler bizi bu tercihe yöneltirken önce annesini, kıyıdan köşeden de babasını ağırlayarak giriş yapalım istedik..

Z KUŞAĞI ANNESİ YİTİK KUŞAK!

Sevgül Tüze, 1975 yılında Hereke’de dünyaya geldi. Günümüzde Körfez İlçe’nin bir mahallesi olan Hereke o yıllarda Gebze’nin beldesiydi. Yüksek okul mezunu olan Sevgül Tüze, Ecevitçi bir ailenin kızı olarak o siyasi geleneği sürdürüyor. “Yitik kuşak” tanımlamasını ise kendinde kabullenebildiğini söylüyor:

AİLE BASKISI OLMADI AMA…

“Önümüz açık değildi o dönemlerde. Ailelerimizin yapısı da kapalı bir ortamdaydı. Dar bir görüş açısına sahiplerdi. Babamı küçük yaşlarda kaybettim. Annem çalışıyordu. Muhitimiz ve çevremize göre, eğitimimizi de ona göre tamamladık.

Çok baskı yaşamadık. Özgür bir kimliğimiz vardı. O yıllar Gebze’nin beldesi olan Hereke, Gebze’ye kıyasla bir tık daha yukarıda idi. Liseyi İzmit’te okudum. Aile baskısı olmadı ama imkânlarımız kısıtlıydı. Ulaşma imkânlarımız kısıtlı idi.”

 

Şimdi bir Z kuşağı diye tanımlanan kuşaktan delikanlılık çağlarında bir çocuk annesi olan Sevgül Tüze; oğlunun yer aldığı kuşağı şöyle tanımlıyor: “Z kuşağı, teknoloji kuşağı. Her şey daha ellerinde avuçlarında artık. Bizim zamanımızda sadece televizyondu. Şimdi internete her koşulda ulaşabilme imkânları var. Artık her şey ellerinde. Her bilgiye ulaşmak için tüm cihazlar ellerinde.”

-        Gerçekten şanslılar mı, sokaktan kopmadılar mı?

 

-        Sokaktan koptular ama bizim oğlumuz o yönden biraz daha şanslı idi. Parka götürebiliyorduk yazlığımız vardı. Mahalle ve sokak arkadaşları oldu. Daha fazla sosyal diyalog kurabildi.

 

-        Cep telefonu anne/baba oğul arasında genelde ve önemli bir çatışma konusu. Sizde sorun oldu mu hiç?

 

-        Cep telefonunu liseye kadar sınırlayabildik. Biz o konuda sorun yaşamadık. Okul zamanı bilgisayar yoktu. Bizde çatışmaya sebep olmadı yalnız bizimki telefonu ellerine lisedeyken aldı.

 

-        Serdar Tüze: Biz küçük yaştan, iki yaşından bu yana hep bazı kurallar doğrultusunda yetiştirildik. Örneğin markete girdiğinde üç şey alabilirsin. D-Dördüncüyü aldığında bir tanesini geriye bırakacaksın statüsünü koyduğunda yetiştiğinde kurallara uyar noktada oluyor. Tabiki öncelikle kurallara anne baba olarak biz de uyuyorduk.

 

-        Sevgül Tüze: Oğlum ortaokul yıllarına geldiğinde anlattı: “Sizin belki dediğinizi evet’e çevirmek için uğraşıyordum ama hayır dediğinizle hiç uğraşmıyordum.”

 

-        Serdar Tüze: ‘Bilgisayar ile oynamayacaksın’ dendiğinde zorlaması halinde o bilgisayarın evden alınıp gideceğini de bildiğinden zorlamıyordu.

 

-        Sevgül Tüze:  Şimdi kurallarını kendi koyuyor ve o kuralları uyguluyor.

 

-        Bir anne olarak oğlunuzun geleceğine dair kaygılarınız var mı? Varsa nedir?

 

-        Türkiye koşulları üzerinden oğlumun geleceğine dair kaygılarım var tabi. Öncelikle işsizlik kaygısı, sizin istediğiniz bölümü çocuğunuz sahiplenmiyor. Kendi bir yaşantı ve iş geleceği istiyor. Ama biz onu görüyoruz. O işe dair gelecekte Türkiye’de iş imkânları var mı yok mu onu bilmiyoruz. Ama diyoruz ki; kendi seçeceği mesleğinde iş kolunda kendisi mutlu olsun kendi seçsin.

 

-        Şu anda üniversiteye hazırlanıyor. İki kere girdi ama ikisinde de biz tercihlerinde müdahale etmedik. O yüzden de şu anda istediği meslek, eczacılık için çabalıyor. Biz de eniştesinin eczacı olmasından ötürü onu birazcık o yöne doğru sürükledik. Eczacılık olmazsa, B planında kendi tercih ettiği bir meslek olacak ve kabulleneceğiz. Ama iş konusunda tabi ki bir endişemiz var.

 

-        Ya kuşak çatışmaları?

 

-        Biz çocuğumuzla birebir ilgilendik. Anane babaanne veya bakıcı yanında büyümedi. Buna rağmen tabi ki çatışmalarımız kaçınılmaz olarak, oluyor…Biz de anne babalarımız ile çatıştık. Bizim ailelerimiz o dönemlerde bize o kadar baskı yapmıyordu. Ben kendi kararlarımı aldım. Hiçbir zaman ailem ‘şunu yap bunu yap’ demedi. Biz toplumun yaşantısına göre belki bayan olmamızdan ötürü de o baskıyı hissettik. Ailemize bir laf gelmesin, gidelim vaktinde dönelim düşüncesinde, öyle bir yapıda büyüdüğüm için her kararımı kendim verdim. O yönden kişilik olarak da oturttuğumuz için çocuğumuzun alacağı kararlarda çok üzeceğini düşünmüyorum.

 

baski.jpg

 

Herekeli göç etti Hereke değişti

 

 

-        Hereke’den Gebze’ye gelin geldiniz. Uyum problemi çektiniz mi?

 

-        Evliliğe kadar bizim yaşantımız daha çok İzmit’te. Hereke’den Gebze’ye gelin geldiğim dönemde çalıştığım için Gebze’nin çok sıkıntısını yaşamadım. Bir de bizim imkânlarımız vardı ve imkanlar her şeyin üstünden geliyor. Araba sahibi olmanın verdiği avantajla istediğimiz zaman istediğimiz yere gidebiliyorduk. Yazlığımız vardı. Gebze’nin sıkıcılığından bu şekilde kendimizi kurtarıyorduk.

 

 

-        Sizce bugünkü değişimin sebepleri neler?

 

-        Hereke’de yerleşik insanlar değişti. Yerli eşrafı daha çok Yarımca’ya yöneldi. Öyle olunca oradaki kesim, yaşam değişti.

 kafe-001.jpg

Tüze Ailesi ile röportajımız Cookiees Kafe’de gerçekleşti. Önümüzdeki günlerde yayınlayacağımız ikinci bölümde Tunahan Tüze’yi ağırlayacağız.

Tunahan siyasete

atılırsa engellemem

 

 

 

-        Rahmetli kayınpederiniz aktif siyasetçiydi. Eşiniz de öyle. Oğlunuzda aktif siyasete yönelirse?

 

-        Ben küçüklüğünden beri hep istediklerini yapan oldum. Çocuğumun da istediğini yapmasını isterim. Her insanın istediğini yapmasını isterim. İçinde ukde kalmasın isterim. Kısıtlamam olmaz. Eşime de olmadı. Çünkü içindeki o heyecanı görüyorsunuz ve yaşamasını da istiyorsunuz. Çünkü o heyecanı yaşadığında o mutluluğu bana da yansıtacak. Empati denen bir şey var. Kendim kısıtlamaya gelemediğim için başkasını da kısıtlamak istemem.

 

tunahan.jpg

 

 

Bu haber toplam 771 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.