1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Alba direnişçilerinden Petrol-İş’e çağrı
Alba direnişçilerinden Petrol-İş’e çağrı

Alba direnişçilerinden Petrol-İş’e çağrı

Çayırova TOSB’daki Alba’da dört işçinin başlattığı direniş üçüncü ayına girdi. Direnişçiler üyesi oldukları Petrol-İş’e çağrıda bulundu: Demokratik işleyen ve direnişçi bir Petrol-İş

A+A-

Çayırova Taşıt Araçları OSB’de işyerinde taciz iddiaları ile gündeme gelen Alba Plastik’te dört işçinin başlattığı direniş iki ayı geride bıraktı, üçüncü ayına girdi. Petrol-İş Sendikası Gebze Şubesi’nin örgütlenme çalışmasını sürdürdüğü, yeterli çoğunluğu ve yetkiyi edinmediği gerekçesiyle desteklemediği direnişte direnişçiler sendikaya çağrıda bulundu. “Her kademesinde tek adamların olduğu değil, demokratik işleyen ve direnişçi bir Petrol-İş” başlığıyla yapılan açıklamada özetle şu görüşlere yer verildi:

 

ZARAR VERİYORLAR

 

“Bizler Alba'daki sendikalaşma boyunca, özellikle de direnişimiz başladıktan sonra üyesi olduğumuz Petrol İş'in güncel tablosunu ve sendikamızın yönetimine hakim olmuş bürokratlaşmış anlayışı yakından gördük…

 

Sendikalar nasıl ki patronla ve onların devletiyle uzlaşarak tabanına dayanan mücadeleden kaçınıyorsa emekten yana olduğunu söyleyen kimi kurumlar da sendikaların yönetimlerinin uzlaşmacı, kaçkın halleriyle uzlaşıyorlar. Bu da biz işçilerin mücadelesine zarar veriyor.

 

Sendika ile iletişimimizin olmadığını sanarak bilmişlik taslayanlar; taciz meselesini şova çevirdiğimizi söyleyip bir de inkâr edenler; işçilerin politik olabileceğine, politik söz söyleyebileceğine inanmayan sol anlayışlar ile de karşılaştık. Bunların bizi kıran yanları oldu, ama bu anlayışlara karşı mücadeleyi de kendimize sorumluluk bildik.

 

İŞÇİLERİN BİRLİĞİ İÇİN ÇABA HARCIYORUZ

 

Her tartışmayı yetkiye bağlayan sendika başkanları,

üyelerine sahip çıkmak ve üyeliklerin devamı için hiçbir çaba harcamıyor!

Bizler Alba işçilerinin birliğini sağlamak için uzun zamandır çaba harcıyoruz. Ocak'ta patronun zam yapmayacağını söylemesi üzerine ortaya çıkan tepki ile sendikalaşma sürecine girdik. Daha öncesinden de Alba'daki örgütlenmeden haberdar olan Petrol-İş şube yönetiminde olanlar ile görüşmeye başladık.

Üyelerle toplantılar yapmaya başladığımızda sendika yöneticilerinin katılması için ısrarlı çağrılarımız oldu. Bunlara karşılık alamadık. Bizim sendikaya uğramamız, yine bizim çabamızla ilerleyen telefon görüşmelerinin ötesine geçemedi. Daha bu süreçte sendika adına temsilcileri görememek işçi arkadaşlarımızın sorgulamasını başlatmıştı. Bir yanda sendikalaşma için çabalayan işçiler var bir yanda da görüşmeye gelmekten kaçınan yöneticiler. Mücadele etmeye çalışan işçilerden kopukluk çok net kendini gösterdi/gösteriyor…

 

Sendika ne derse desin bireysel olarak yanınızdayız diyen yöneticiler, temsilciler sadece direnişin ilk haftasında bir uğradılar. Genel merkez ve şube başkanı tarafından direnişin sahiplenilmeyeceği söylenince ayaklarını kestiler. Bireysel olarak her türlü yanınızdayız diyenler hal hatır bile sormaz oldu. Sendikanın tutumu karşısında basiretsiz kaldılar. Şubedeki üç yöneticiden ikisi bize direniş devam etmeli derken irade koymadılar.

 

DUVARDAN SET ÖRDÜLER

 

Tek kişinin belirleyiciliğinde, demokratik bir işleyişten uzak sendikal anlayış işçilerin mücadelesine duvardan setler örmektedir. Sözde mücadele derdi olanlar, bulundukları konum kaybolmasın diye sessizlikleriyle bu tablonun parçası olmaktadırlar. Bu takatsizlikle sendikada kalmalarının da mücadeleye herhangi bir katkı sunamayacağı açık.

Gebze Şube başkanı Eyüp Akdemir de genel başkan Süleyman Akyüz de yetki olmadan sürece dair yapacağımız bir şey yok diyerek yetki düzeyine gelinmemiş olmasını bahaneye çevirdiler. Bir sendika düşünün üyelerine sahip çıkmıyor, maddi herhangi bir beklentisi olmadığını söyleyen işçilere bir önlük bir şapka bile vermiyor. Peki direnişe sıcak bakmamalarını anlamaya çalışalım diyelim, yetki almak için üyelik yapma çalışmasının neresinde duruyorlar? Bu konuda da ne bir çaba var ne de emek veren işçilere varlıklarını hissettiren en azından bir görüntü.

Sendikanın direnişi sahiplenmemesinin patronun tüm saldırılarına rağmen üyelikleri devam ettirmeye çalışan, sendika üyesi olan içerideki işçi arkadaşların üzerinde olumsuz bir etkisi oldu. Ama biz bunlara takılmamayı bilip yol yürümeye çalışıyoruz. Tüm yaşadıklarımızla işçi sınıfı bilincimiz daha da artıyor ve mücadeleye dair inancımız daha da güçleniyor…

 

TACİZ TOPLUMSAL BİR SORUNDUR

 

 

Taciz kadınla erkek arasındaki kişisel bir mesele değil toplumsal bir sorundur!

Üyelerinin uğradığı taciz ve bunun üzerinden ortaya konan tepkinin ardından işten atılan kadın ve erkek işçiler olarak biz üyelerinin yaşadıklarına dair söz dahi söylenmedi. Petrol İş Sendikası'nın genel merkezinde direniş ve Alba'da yaşananlar konuşulurken sendikanın kadın meselesine dair yaklaşımını, kadın işçi çalışması açısından ayrı bir yerde durma çabasını, tüzüğünde bu konuda maddeler olduğunu hatırlattık.

Meseleyi tartışırken genel başkan tacizi kadınla erkeğin arasında geçen kişisel bir olay olarak tartıştı. Sanki tacizi yaratan bir zihniyet, tacizin her türlüsüne yaptırım uygulamayarak önünü açan bir kadın düşmanı toplumsal düzlem yokmuş gibi yaklaşıldı. Günümüzde burjuva katmandakiler bile söylemlerinde tacizi, kadına yönelik şiddeti önlemeye dönük toplumu sorumluluğa davet ediyor. Ama sözde kadın politikaları üreten sendikamız taciz sorunu yaşayan kadını kendi kişisel bilinç ve çabasına terk ediyor…

 

BU ANLAYIŞ DEĞİŞMELİ

 

Biz direnişimiz sürecinde gördük ki direnişimizin yolunu bulamayan sendikamızın yöneticileri saray görüşmelerinde boy gösterdiler. Petrol İş yönetiminin anlayışının değiştirilmesi şart. Bunun için de işçilerin bilinçli örgütlülüğüne, mücadeleci bir çizgi için değiştirici ve ilerletici bir harekete ihtiyaç var.

Direnişçi bir çizgi, örgütlenme seferberliği, tabanın sorguladığı ve denetlediği bir Petrol İş,

-Tek adamların belirlediği değil, tabandan tüm işçilerin katılımı ile demokratik bir şekilde işleyen

-Tacize karşı her durumda tutum alan ve kendi içinde ortaya çıkan tacizkar tutumlara dair yaptırım uygulayan

-Sayıya göre değil davanın haklılığını göre hareket eden

-Sarayın değil direniş mevzilerinin yolunu tutan

bir anlayışla sağlanabilir.”

Bu haber toplam 439 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.