1. YAZARLAR

  2. BARBAROS TANTAN

  3. 10 yılda geldiğimiz nokta korkunç
BARBAROS TANTAN

BARBAROS TANTAN

Yazarın Tüm Yazıları >

10 yılda geldiğimiz nokta korkunç

A+A-

Türkiye, borçlu insanlar ülkesi haline döndü, özellikle de son 15 yılda. Bu süreç kaçınılmazdı, çünkü üretim yerine tüketim politikasını temel alan siyasal anlayışların memleketi refaha çıkartması olanaklı değildir. 
Bunu, 2002-2018 yılları arasında ortaya çıkan istatistikler de gösteriyor. En çok da, icralık dosyaların artması. 
Verilere bakar mısınız, 2002 yılında 8 milyon olan icra ve iflas dosyaları, 2018 yılı sonu itibarıyla 20 milyonu aştı...
Evet, vatandaşın borçları, AKP ile birlikte iyice arttı. İcralık dosyalardaki büyük artış da kaçınılmaz oldu. 
Bu gelişmeye bağlı olarak, yurt çapındaki icra dairelerinin sayısı da rekor artışla 900’e ulaştı. Düşünsenize, her ile 11 icra dairesi düşüyor. 
Yaşanan durumun tek nedeni ekonomik krizdir. Kriz,  borçlarını ödeyemeyen vatandaşların sayısını hızla artırırken, ülke genelinde her 3 kişiden 1'i  icralık hale geldi.
Bu durumu anlamamıza yarayan en önemli veri de, ekonominin tüm kesimlerinin bankalara olan kredi borcunun 2.7 trilyon TL'yi aşmasıdır. Bunun yanı sıra bireysel kredi ve kredi kartı borçlarının 20 milyar lirayı bulmasıdır.
Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi'nin nisan ayı raporunu anımsarsak, rahatlıkla “Türkiye'de firmalar, vatandaşlar ve hatta öğrenciler bile hayata atılmadan borç batağı içine giriyor. Ülke halkının çoğu borçlu” diyebiliriz.
Peki, icra dosyalarının en kabarık olduğu il hangisi diye merak etmiyor musunuz ?
Tabi ki, İstanbul... 
İstanbul'da 1.5 milyona yakın icra takipli dosya bulunuyor. Nüfusuna oranla Türkiye'nin icra rekoru da Çorum'un. Kentte 399 bin kişinin icralık.
Kocaeli'nde durum ne, biraz da ona bakalım...
Sanayinin can damarı illerden birindeyiz ama icralık dosyalara bakıldığında ortaya çıkan tablo bunu doğrulamıyor. 2 milyona yakın nüfusa sahip kentteki icra dosyası sayısı 500 bini aşmış durumda. Bu da, her 4 kişiden 1'inin icralık olması demektir. Yani, kent nüfusunun yüzde 25'i icralık. 
Bu kriz derinleştikçe, sosyal yaralar da büyümeye başladı. Her gün yaklaşık 7 bin icra dosyasının açıldığı ülkemizde, icra borcu sebebiyle başta İstanbul olmak üzere intihar olayları da artıyor.
Söz konusu gelişmeyi analiz ettiğimizde, sermayenin baskısıyla yasal açıdan yeni düzenlemelerin ihmal edilmediği de görülüyor. 
Son düzenlemelerde gerekli yasal alt yapı tamamlanıp, icra daireleri “yeni nesil” adı altında modernizasyon projesine geçti. İcra takipleri, bundan böyle tek merkezden ve elektronik ortamda gerçekleştirilecek. Yeni icra dairelerinde satış bürosu, haciz bürosu, arşiv birimi ve kalite yönetim büroları yer almaya başladı. Elektronik ortamda doğrudan haciz işlemi de yapılabiliyor artık. Borçlunun araç, taşınmaz ve maaş gibi elektronik ortamda kaydı olan mal varlığı değerlerinin tespiti ve bunlara haciz konulabiliyor. 
Bu alandaki tüm düzenlemeler ve çıkartılan yasalar sermayeyi korumaktadır. Emeğiyle geçinenleri ve yoksulları koruyan bir yaklaşım olmadı, olmuyor ve olmayacak gibi gözüküyor.
Borçsuz ve icrasız günler temennisiyle...

Bu yazı toplam 988 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.