ZOR OLANI BAŞARMAK...!

İsmail Kadı

Açıkça söylemekte yarar var, önümüzdeki referandum sürecinde “evet” ve “hayır” eşit şartlarda yapılmıyor.

Evet için devletin ve yerel yönetimlerin tüm imkanları seferber edilmiş durumda.

Televizyon kanalları bir kaçı hariç, gazeteler yine bir kaçı hayır, mobilize edilmiş durumda.

Hemen hemen hergün bölgemizde bulunan en lüks otellerde binleri bulan kişiler “evet” için ağırlanıyor.

“Hayır”cılar ise habire engellerle, yasaklamalarla toplantılarına izin verilmiyor.

Diyeceksiniz bölgemizde böyle bir durum yaşandı mı?

Hafızası güçlü olanlar hatırlamalı; Darıca Belediyesi ile Çayırova Belediyesi havadan sudan bahanelerle 12 Şubat Tarihinde kültür merkezlerinde “tadilat ve elektrik kesintisi”bahane edilerek toplantıları engellemede bulunmuştu.

Anadolu’da pek çok yerde “hayır” demek yasak ve engellemelerle karşı karşıya  kalındığı bilinen bir gerçek.

Gazeteler ve televizyonlar zaptırap altında.

Üniversiteler keza öyle.

İşin gerçeği CHP dışında kalan “hayır”cılara pek çok yerde miting yapma toplantı düzenleme izni verilmiyor.

İnsanlar vicdanlarını avuçlarına alarak “hayır” sözcüğünden asla  vazgeçmiyor.

Gelelim sosyal medyaya; Referandum da “hayır” diyecek kesimlere yönelik baskılar sınır tanımıyor.

Çoğu kez insanın içinde büyüyen tepki dalgaları içten içe büyüyor.

Bu baskılar altında yine de vicdan muhasebesi yapanlar, kazanacağına inananlar çoğunlukta.

Biz ne dalgalar, ne dalkavuklar gördük ama hiç boynumuz eğilmedi.

Mesele erkeklik, korkaklık meselesi değil.

70 yıllık çok partili sistem tecrübesi olan bir ülkenin demokratik rekabet kurallarını bir ölçüde silinmesine üzülüyor ve kahroluyoruz.

Şu kısacık yaşama çok şeyler sığdırdık.

Bu ülkenin tüm renklerini tanıdığım ve onlarla “yarın yanağından gayrı herşeyi paylaştığım için” kendimi çok zengin hissediyorum.

Dünya’nın en zengin  insanları vicdanları dolu, cüzdanları boş olanlar olduğu kanaatini hiç kaybetmedim.

Geldiğimiz noktayı herkes sorgulamalı.

Neleri kaybettiğimizi , neleri kaybedeceğimizi, vicdan sahibi herkes görmeli ve sorgulamalı.

Asıl vahim olan bu ülkede artık onlar ve biz sözcüğünün sıkça kullanılır olması...

Onlar zalim ve zengin biz her daim mazlum ve mağduruz.

Sokakta sövülen, dövülen, kimler olduğunu söylemeye gerek var mı bilmem...

Ama her baskıcı dönemin ezdiği bizim gibi insanlar olduğu bilinen bir gerçek.

Mazlumuz diye ağlayacak halimiz yok.

Mağduruz diye teslim olmaya hiç niyetli değiliz.

Hiç kimseden merhamet dileyecek kadar mağrur aynı zamanda gaddarın zulmünden korkmayacak kadar cesur ve yürekliyiz.

Bu yüzden “hayır” diyoruz!

Çünkü “Haaaayırrr” kazanacağı inancını hiç kaybetmedik.

Hayır demesini bilmeyenler her zaman kaybeden tarafta olduğu bilinen bir gerçek.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.