Yeniliklere açık mısınız?

Bahar Sert

Her insanın gelecekteki teknolojik gelişmeler ile ilgili farklı görüşleri var…

Bazıları, eyvah robotlar bizim yerimizi alacak derken, diğer bir görüş ise,  insanlık için her şey daha kolay olacak düşüncesi.

 Aslında olacak olan bu iki fikrin birleşimi…

2030 yılında 800 milyon insan işsiz kalacak diye söyleniyor.  Aslında bu 2015’dan bu yana yavaş yavaş gerçekleşmekte.

  10 bin insan işçi yerine 66 olan robot işçi sayısı, bir senede 74’e yükseldi. Şu anda durum ne bilmiyorum ama hiç iç açıcı olmasa gerek.

 Korkmanıza gerek yok, en azından şu zaman diliminde, Microsoft CEO’su yapay zekânın yok ettiğinden daha fazla istihdam yarattığını açıkladığında içime su serpildi. Çünkü robotlar daha insan yeteneklerine sahip değillerdi.

Platon’un dediği gibi “kötülük cahillikten gelir “  daha insanlar kadar kötü değiller ama bu teknoloji kötü insanların eline geçerse ne olur bilmem…

Geleceğin teknolojisi,

Bu kelimeyi duyunca aklıma Bill Gates ve Elon Mask geliyor.

 Heyecanlanıyorum ve umudum artıyor geleceğe dair.

İnsanların gelişim sürecinden başlayıp buharlı makinaya, elektrikten bilgisayara sonrasında yapay zekâya ilerleyen muhteşem bir gelişim yolculuğu.

Bu ilerleme ile hayatımıza giren en önemli teknolojiler;

 Yapay zekâ,

 Block chain,

 Arttırılmış gerçeklik,

 Drone teknolojisi,

Giyilebilir teknolojiler,

 Bulut sistemi,

Tabii 3D yazıcılar…

Bunların ayrıntılarına girmeyeceğim.

Geçen hafta giriş yapmıştım. Her yenilik gibi şu an bizi korkutsa da yapay zekâ ya da robotlar zamanla hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olacak.

Hıımm… 

Evet, bu biraz beni düşündürüyor acaba insanlık tehlikede mi?

Sanırım yalnız değilim ve Elon Mask da benimle aynı fikirde…

Ama o süper zekâ robotlardan daha fazla korkuyor…

Belki de o seviyeye geldiğimiz zaman her şey çok daha farklı olacak, biz şu anın dünyası ile düşünüyoruz.

 Robotlarla yaşanılan bir yapay zekâ ortamında, bilim kurgu filmlerindeki gibi insanlığında, o zamana ayak uyduracağını düşünüp su serpiyorum içime…

Geçen aylarda whatsapp’ın bir güvenlik mesajı gündemdeydi. İnsanlar bu konuda tedirgin olup başka sosyal mecralara geçiş yaptılar. Haklılar çünkü kişisel verileri tehdit altında idi.

 Bence bu durum buz dağının görünen yüzü idi…

 Teknolojiyi, trendleri takip etmek zorundayız,

 Google adresiniz, akıllı saatiniz, televizyon yerine geçen dijital platformlar ve tabii olmazsa olmaz sosyal medya… Bunları kullanmak zorunda bırakılıyoruz ama neden?

Bu kullanım bilgileri sizin dijital izinizi oluşturuyor da ondan.

 Günlük olaylara verdiğiniz tepkileri, spor alışkanlığınız, sağlık durumunuz, kullandığınız uygulamalar, hangi tür müzik dinlediğiniz ya da film izlediğiniz… Hepsi hakkında fikir sahibi oluyor yapay zekâ. Ki bunu size verdiği önerilerden anlayabilirsiniz.

He bir de, buna karşı olarak aşı olunca da” çip”leyecekler bizi oda başka komedi…

 Siz hala uyuyun. Geçmiş olsun olanlar oldu bile…

Sizce şirketler bu tarz bedava uygulamaları siz eğlenin, mutlu olun diye mi yaptılar!

 Duymayan yoktur ama bir de benden duyun: “Eğer bir şey bedava ise ürün sizsiniz.”

Evet öyle.

Peki, bu veriler nasıl değerlendiriliyor?

Sizin akıllı saatlerinizden alınan veriler, izlediğiniz filmlere verdiğiniz kalp atışı gibi tepkiler, ilgi alanlarınız, sosyal medyadaki paylaşımları olaylara verdiğiniz yazılı tepkiler le birleştirilip sizin hakkınızda bir profil oluşturuluyor. Ve ulaşılabilir hale geliyor.

Mr. Robot dizisini izleyenler çok iyi anlar benim ne demek istediğimi. Ajanlar, FBI bu verilerinizi kullanabiliyor. İlerde sizin bir robotunuzu yaparlarsa şaşırmamak gerek.

Bir deney yapılmış. Bu şekilde bilgilerinin alındığı bir kadının kocasına ve kendisine ait bilgilerin yüklendiği bir bilgisayara, kadınla ilgili sorular sorulmuş.  Sonucu tahmin edebilirsiniz! Sorulara eksiksiz ve ayrıntı ekleyerek cevaplar gelmiş. Yalan makinesi içinizde yani.

“Aşı ile çip takacaklar bize” deyince çok gülüyorum bazen, olanlar oldu bile.

Elon Mask bile süper zekâdan korktu ve ileride insanları yapay zekâya karşı korumak için, bu teknolojiyi üretim aşamasında…

Tabii bunun doğruluğuna inanıp inanmamak size kalmış.

Çip teknolojisi ( neoralink) deyince insanla yapay zekâyı birleştirip başka bir boyuta geçirmeyi planlıyorlar. Bir deneyde elleri bağlı maymunun, beyin sinyallerini bir robota eşleştirip, robotun maymunu beslemesi sağlanmış. Çok etkileyici. Bazı insanlar için yaşam kalitesini yükseltecek muhteşem bir teknoloji.

Benim tercih edeceğim tek çip sanırım sağlık konusundaki olur şu an için. Bir sene boyunca deri altında kalan bir çiple tüm sağlık verileriniz bir uygulama ile size bildiriliyor. Bu erken teşhis için muhteşem bir teknoloji bence.

Bu sistemin başka versiyonu akıllı tuvaletlerde de kullanılıyor aslında. İdrar ve gaita tahlili yapan tuvalet sizi uyarıyor hatta sizin için doktor randevusu bile alıyor.

Bence korku içinde olan insanlar ilerde kendi istekleri ile taktıracaklar bu çipleri. Belki ben göremem ama düşüncesi bile heyecan verici.

Aklıma acaba Türkiye’de karaborsaya düşse nasıl satış yapılır kısmı geldi…

Hangi çipi vereyim abime…

Batan mask gemisi çipleri bunlar…

En çok satan çip başka yerde bulamazsın…

Coin’den ucuz cip burada...

Tabii olmazsa olmaz,” her derde deva çip ben de”, konuyu anladınız sanırım. 

Ramazan Bayramı’nın birinci günündeyiz: BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN.  

Haftaya görüşmek üzere…

SEVGİYLE KALIN