YENİKENT'TE BİR ARSA HİKÂYESİ

Fatoş Özut Kırtay

Yine Yenikent Mahallesi...

Yer, Mutlukent Bulvarı Ada pafta 526/1.

Mega Kent Sitesi karşısında boş bir arsa.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ' na bağlı Toki arazisi olarak görünüyor.

İşte bu arsada, bir süredir sessizce büyüyen bir hikâye var.

Bir süredir farklı bir yaşam kurulmuş durumda.

Konteyneriyle, hayvanlarıyla, kendi düzeniyle…Vatandaşın biri konteyner kurup, koyunu, tavuğu ile mutlu mesut yaşıyor.

Sitelerin ortasında, caddelerin kesiştiği noktada.

Buradaki vatandaşa sorulunca verdiği cevap:

“Kiraladım.”

Kimden?

İHH İnsani Yardım Vakfı’ndan.

İHH' ya ait bir arsa mı burası?

Hayır, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı mülkiyetine ait TOKİ arazisi olarak görünüyor.

İHH burayı kiralamış.

Ne için?

Düz mantık ile; afet zamanlarında kullanılmak, gerekli malzemeleri saklamak için.

Yani en zor günlerde insanların nefes alacağı, toplanacağı, güven bulacağı bir alan...

Ama bugün o alanda ne var?

Bir konteyner.

Etrafında tavuklar, koyunlar, kuzular…

Devam edelim.

Durumdan rahatsız olan vatandaşların şikayetleri üzerine, Yenikent Mahallesi Muhtarı Esengül Aktaş, muhatap merciye dilekçe ile durumu bildirmiş.

Zabıta gelmiş.

İnceleme yapılmış.

Karar verilmiş.

"Kanatlı hayvanlar kaldırılacak."

Nezaketli bir dokunuş…

Ama bir o kadar düşündürücü.

Çünkü aynı yerde koyunlar da var, kuzular da…

Bir de oraya nasıl geldiği pek konuşulmayan bir konteyner…

Sorun sadece kanatlı olanlar mı?

Belki de mesele ses meselesidir…

Kim bilir, tavuklar biraz fazla dilliydi!

Yahu vatandaşın derdi hayvanlar değil.

Kimse bir canlının varlığından rahatsızlık duymaz.

Doğayı herkes sever hatta hasretiz de tekmil.

Ama yaşam alanlarının ortasında değil.

Keşke olabilse de herkes ekse, biçse, yetiştirse...

Doğanın içinde yaşayabilsek.

Ama mevzu bahis bu değil.

Farklı durumlar var burada.

Böyle bir alanı İHH kiraladı ise, orada bulunan her şeyin bu amaca hizmet etmesi gerekmez mi?

Eğer burası afet toplanma ya da lojistik alanıysa,

orada yapılan her farklı kullanım sadece bir tercih olamaz!

Bu, olası bir felakette hepimizin hayatını etkileyebilecek bir risktir.

Bu alan gerçekten afet için mi ayrıldı, yoksa kişisel kullanım için mi açıldı?

Diğer taraftan önemli bir soru ortaya çıkıyor:

Canı her isteyen vatandaş, sitelerin veya canının istediği boş alanlara, aynı şekilde konteyner koyup hayvancılık yapabilir mi?

İşte tam burada mesele başlıyor:

Eşitlik.

Asıl mesele en baştan beri buydu:

Merhamet ile düzen arasında denge kurabilmek.

Ve belki de şimdi sorulması gereken en sade soru şu:

Bu denge ne için, kimler için bozuldu?

Kurallar herkese eşit uygulanmadığında, toplumda güven duygusu zedelenir.

Birine izin verilip diğerine verilmediğinde, buna halk arasında tek bir isim verilir:

Ayrıcalık.

Ama kamu alanlarında ayrıcalık olmaz.

Olmamalı.

Diğer açıdan, söz konusu olan yer, afet zamanlarında kullanılmak için kiralandığı belirtilen kritik bir alansa…

Afet gelirse kimseye şu soru sorulmaz:

“Sen kimsin?”

Orada sadece tek bir gerçek vardır:

İhtiyaç.

Bugün küçük gibi görünen bu kullanım, yarın o alanın işlevini kaybetmesine neden olabilir.

Ve o gün geldiğinde, kaybedilen şey sadece bir düzen değil, belki de hayatlar olur.

Bu yüzden vatandaşın şikayeti bir şikayet değildir.

Bir uyarıdır.

“Bu alanın amacı unutulmasın, eşitlik ilkesi bozulmasın, yasalara uyulsun” diyen bir ses…

Sayın yetkililer; cevaplanması gereken soru çok net:

Bu kullanım gerçekten yasal mı, yoksa görmezden mi geliniyor?

Neler oluyor?

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.