YENİ PARTİ’NİN "ESKİ" SINAVI

Cengiz Akgün

Siyasette değişim iddiasıyla yola çıkmak son derece cesur ve iddialı bir adımdır. Ancak bir hareketin adında “YENİ” kelimesinin geçmesi ya da kurumsal kimliğinde değişim vurgusu yapılması, o hareketi tek başına yenilikçi kılmaz. Gerçek ve kalıcı değişim; yalnızca tabelada veya sloganlarda değil; zihniyette, siyasete yaklaşım biçiminde ve hepsinden önemlisi vitrini oluşturan yüzlerde başlar.

Bugün YENİ Parti, tam da kendi varlık sebebini sorgulatacak kritik bir yol ayrımının eşiğinde duruyor: Parti, yoluna gerçekten taze kan, yeni fikirler ve yıpranmamış isimlerle mi devam edecek; yoksa geçmişin gölgesinde bir tekrardan mı ibaret kalacak?

Bu soru ülke geneline olduğu gibi Kocaeli içinde geçerlidir.

Eğer ayrılınan eski yapının "eski" alışkanlıkları, alışılmış yüzleri, klişeleşmiş söylemleri ve bitmek bilmeyen koltuk kavgaları sadece yeni bir ambalajla kamuoyunun önüne çıkarılacaksa, toplum haklı olarak soracaktır: Bu hareketin neresi “yeni”?

Eski siyaset tarzıyla, eski polemiklerle ve aynı kadrolarla yeni bir gelecek inşa etmek imkânsızdır. Yapılacak il ve ilçe kongreleri, YENİ Parti’nin kendi kuruluş amacına ve ruhuna ne kadar sadık kalacağını gösterecek en önemli sınavdır. Bu kongreler aynı zamanda taze, dinamik, liyakatli ve farklı yüzlerle temiz bir başlangıç yapmak için tarihi bir fırsattır.

Ancak bu değişim kendiliğinden, tepeden inme kararlarla gerçekleşmez. YENİ Parti çatısı altında ülke için siyaset yapmak, sorumluluk üstlenmek ve yönetim kademelerinde görev almak isteyen yeni isimlerin artık çekingenliği bir kenara bırakıp bir adım öne çıkması gerekiyor. Siyaset alanını eskinin ezberlerine, dar kadroculuk anlayışına ve koltuk pazarlıklarına bırakmamak; ancak taze fikirli insanlar cesaret gösterip taşın altına elini koyduğunda mümkündür.

Çünkü eskinin egemen olduğu, eskilerin yön verdiği bir yerde, "yeni"den ve gerçek bir değişimden söz etmek mantık kurallarına aykırıdır.

Eski, eskide kaldı. Bugünün insanı ve bugünün siyaset iklimi; geçmişin bayatlamış çekişmelerini, şahsi ikbal kavgalarını değil; milletin dertlerine derman olacak yepyeni şeyler söyleyen, ezber bozan ve taze bir kadroyla güven veren bir anlayışı bekliyor.

Şimdi tam zamanı: YENİ Parti ya kuruluşundaki o yenilikçi ruha sarılarak yeni yüzlerle taze bir sayfa açacak ve topluma umut olacak; ya da eskinin alışkanlıklarına yenilip kaçırdığı bu fırsatın altında kalacaktır.

Tercih de sorumluluk da ortadadır: Yenilenmek ya da eskinin içinde kaybolup gitmek.