Yeni moda: Yargı kararlarını yok saymak

 

 

Ülkemizde, garip olaylar yaşanıyor. Garip olduğu kadar sistemi iğdiş eden ve yeniden toparlanamayacak hale dönüştüren keyfi uygulamalarla yasalar ve yargı kararları deliniyor, hatta yok bile sayılabiliyor.

Hekimi ve Aile Sağlığı Elemanlarına Semt Polikliniklerinde Acil Nöbeti yazılmaması hakkındaki yargı kararına uyulmaması, buna en somut örneklerden biri.

Sektörde örgütlü sendikalar, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’na göre Sağlık Bakanlığı ile sözleşme imzalamak suretiyle Aile Sağlığı Merkezlerinde görev yapan Aile Hekimi ve Aile Sağlığı Elemanlarına, hastanelerin acil servislerinde, semt polikliniklerinde ve 112 acil sağlık hizmetleri istasyonlarında hukuka aykırı olarak görevlendirme yapıldığını öne sürüyor.

Aile Hekimleri Federasyonu’nun(AHEF), ülke çapında söz konusu görevlendirmelere icap edilmemesi yönünde karar almış, bu karar doğrultusunda  29 Nisan 1,2 ve 3 Mayıs tarihlerinde nöbete gitmeme biçimindeki eyleme yaklaşık 20 bin aile hekimi ve aile sağlığı elemanı katılmıştı.

Mahkeme kararları ve tüm bu uyarı eylemlerini dinlemeyen uygulayıcılar, bir de yetmezmiş gibi AHEF’in kararına uyup hak arayışına çıkan personel hakkında  soruşturma başlatmıştır. Diğer illerde böyle bir soruşturma başlatılmamış olması da gösteriyor ki, süreci yönetemeyen siyasi iradenin Kocaeli’ndeki basiretsiz temsilcileri yine sınıfta kalmıştır.

Tabi, bu soruşturmada da eşitlik yok. Söz konusu görevlendirmelere katılmayan aile hekimi ve aile sağlığı elemanı sayısı 500 civarında iken, sadece 50-60 kişi hakkında soruşturma  açılmış, bunlardan 12’si için savcılığa suç duyurusunda bulunulmuştur. Bu tablo, idarenin, çalışanlar arasında eşit davranmadığını, bu yolla Anayasa`nın 10. maddesini ihlal edip suç işlediğini göstermektedir.

Kısacası, idarenin hukuk ve usule uygunluk yerine adamına göre muamele yaptığı bu olayda çok net görülmektedir.

Oysa, Kocaeli 2. İdare Mahkemesi konuya ilişkin kararında, Kartepe, Başiskele, Cayırova, Hereke semt polikliniklerinde tutulan Mayıs ayı nöbet listelerinin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemi ile açılan davada tekrar  yürütmeyi durdurma kararı vermiştir.

Karar, ayı zamanda  bu nöbetlere gitmeyen tüm çalışanların da haklılığını ispat etmiş, onlara karşı açılan disiplin soruşturmalarını fiilen düşürmüştür.

Mahkeme kararları ortada iken mülki ve kurum amirleri yargının üzerindeymiş gibi kararlar alamaz, yargı kararlarını yok sayamaz. Bu yüzden, mahkeme kararı dikkate alınarak söz konusu soruşturmalar ivedilikle sonlandırılmalıdır.

Mahkeme kararlarını yok sayma alışkanlığı, sadece Sağlık Bakanlığı bünyesinde değil, tüm bakanlıklar bünyesinde yaygınlaşmaktadır. İdare, yargının verdiği aleyhte kararları uygulamak yerine yol almayı sürdürüyor. Nasıl olsa yargı kararları geriye doğru işlemediği için, yapılan işler de yapanın yanına kar kalıyor.

Çalışanlar mağdur olmuş,

Yurttaşlar mağdur olmuş,

Kimin umurunda ?

İdarede ve bürokraside ‘’deli cesaretini’’ andıran son moda ‘’ yargı kararlarını yok saymak.’’

Böyle giderse, gerçekten hukuka ve hukuk içinde yargının vereceği kararlara ihtiyaç duyulduğunda ise çoktan iş işten geçmiş olacaktır…