YAZMAK, YAŞAMAK VE BİRİKTİRMEK ÜZERİNE

Cengiz Akgün

Kelimelerin dünyasına ilk adımımı attığım günden bu yana tam 30 yıl geçmiş. Dile kolay, üç on yıl… Bu süre zarfında sadece olayları değil, insanı, değişimi ve zamanın ruhunu kaydetmeye çalıştım. Gazeteciliğin o bitmek bilmeyen temposu içinde, her gün beyaz sayfaya düşen notlar aslında hayatın ta kendisiydi.

Bugünlerde bu uzun yolculuğun yeni bir durağına gelmiş olmanın heyecanını yaşıyorum. Daha önce okurlarla buluşan "Gördüm Duydum Yazdım" ve "Bir İstanbul Hikayesi / Tasula"nın ardından, yeni kitabım "Beni Bana Anlatma" bir hafta içinde raflardaki yerini alacak.

Peki, nedir "Beni Bana Anlatma"? Bu kitap, meslekte geride bıraktığım 30 yılın bir özeti niteliğinde. Yıllar içinde kaleme aldığım, ancak üzerinden zaman geçse de güncelliğini yitirmemiş, hala bugüne dair bir şeyler söyleyen köşe yazılarımdan oluşan özel bir seçki.

Bir yazar için en büyük sınav, yazdıklarının "eskimesidir". Eğer bir yazı, yayınlandığı günün sınırlarını aşıp yıllar sonra da okura dokunabiliyorsa, işte o zaman gerçek bir birikime dönüşmüş demektir. Bu kitapta, toplumsal meselelerden bireysel gözlemlere kadar, zamanın süzgecinden başarıyla geçmiş o izleri bir araya getirdim.

Dışarıdan bakıldığında sadece bir "yazma" eylemi gibi görünse de, yazarlık aslında çok daha derin bir mutfak çalışması gerektirir. Bir kitabı ortaya çıkarmak; yoğun bir birikimi, derin yaşanmışlıkları ve her şeyden önemlisi iyi bir gözlemci olmayı şart koşar. Hayatın içindeki detayları yakalayamayan, insanın sızısını veya sevincini fark edemeyen bir kalemin kalıcı olması zordur.

Ancak tüm bunların öncelikli şartı, sarsılmaz bir okuma ve yazma tutkusudur. Okumayı bir yaşam biçimi, yazmayı ise bir nefes alma yöntemi olarak görmediğiniz sürece, o kağıtlar sadece mürekkep lekesi olarak kalır. Yazarlık, biriktirdiklerini başkalarıyla paylaşma arzusu değil, aslında o biriktirdiklerinin içinde kendi sesini bulma yolculuğudur.

"Beni Bana Anlatma" ile hem kendi geçmişime hem de toplumun ortak hafızasına bir ayna tutmak istedim. Yeni bir eseri okurla buluşturmanın verdiği o tarifsiz telaşla, tüm kitapseverlere keyifli okumalar diliyorum.

Yazmaya, gözlemlemeye ve biriktirmeye devam...