YASAKLAR GERÇEKLERİ ÖRTMEZ

İsmail Kadı

İnsan yaşadıkça, birçok konuya tanıklık eder.

Gazeteci ise, yaşadığı sürecin en yakın tanığı olur.

Ancak bazen tanıklık kabul görmez.

Buna rağmen siz yine tarihin en yakın tanığı olarak yerinizi alırsınız.

Bu konu her dönem için geçerli bir sözdür.

Sadece olumsuzluğa tanıklık yapılmaz.

Güzel anılara da tanık olunur.

Şimdi gelelim esas konumuza.

Basın özgürlüğü gelişmiş demokrasilerde anayasal kurum olarak yerini almıştır.

Yasama, yürütme, yargıdan sonra dördüncü güç olarak basın kabul görür.

Yapmış olduğu işlev, taşımış olduğu sorumluluk çok önemlidir.

Toplumu doğru bilgilendirmek gibi önemli bir görevi vardır.

Bazen mesleki sorumluluğu umursamayan insanlar olabilir.

Her meslekte olduğu gibi gazetecilikte de mesleğini kötüye kullananlar geçmişte olduğu gibi bugün de vardır.

Siyaset yapanlar, muhalefette  basına önem verir.

İktidar olunca işin rengi değişir.

O zaman olabildiğince bilgi gizlenmeye çalışılır.

17 Aralık’ta İstanbul Polisinin yapmış olduğu yolsuzluk operasyonunda iki kesime fatura çıkartıldı.

Birincisi, yolsuzluğu ortaya çıkartan polis teşkilatı.

İkincisi ise yolsuzluğu ayrıntılı bir şekilde kamuoyuna taşıyan gazetecilere…

Her iki meslek grubunun önceliği haksızlık ve yolsuzlukların üzerine gitmektir.

Bu yüzden, gazetecilerin emniyet müdürlüklerine girişi yasaklandı.

İki kişinin bildiği hiçbir şey sır değildir.

Bir şeyi yasaklamak gerçeklerin öğrenilmesini engellemez,

Aksine gizlenen bilginin peşine düşen insan sayısı çoğalır.

Bu yüzden yasaklar doğruların öğrenilmesi önünde engel olamaz.

Hiç beklemediğiniz yerde yeni bilgiler ortalığa saçılır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.