Tatil döneminin ardından okula dönüşün çocuklar için nasıl bir uyum süreci yaratabileceğini anlatan DoktorTakvimi uzmanlarından Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzm. Dr. Deniz Argüz, “Tatil döneminde çocukların uyku saatleri, günlük rutinleri ve ekran kullanımları değişebiliyor. Bu nedenle okulun başlamasıyla birlikte özellikle ilk günlerde isteksizlik, sabahları uyanmakta zorlanma, ebeveynden ayrılmakta zorlanma veya okula karşı kaygı duyma görülebilir. Yeni bir sınıfa, öğretmene veya okula başlamak da bu süreci zorlaştırabilir. Genellikle birkaç hafta içinde çocuğun yeni düzene uyum sağlaması beklenir. Ancak belirtiler giderek artıyorsa, uzun süre devam ediyorsa veya çocuğun günlük yaşamını ve okul devamlılığını belirgin biçimde etkiliyorsa değerlendirilmesi önemlidir” diyor.
Kaygı her zaman sözlü olarak ifade edilmeyebilir
Çocuklarda kaygının her zaman “kaygılıyım” şeklinde ifade edilmeyebileceğini; özellikle küçük çocuklarda karın ağrısı, baş ağrısı, bulantı, ağlama veya okula gitmek istememe gibi bedensel ve davranışsal belirtilerin görülebildiğini söyleyen Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzm. Dr. Deniz Argüz, “Bu belirtilerin özellikle okul sabahlarında ortaya çıkması, tatil günlerinde azalması, çocuğun okula gitmemek için yoğun bir çaba göstermesi veya belirtilerin çocuğun okula devamını etkilemesi dikkat edilmesi gereken durumlardır. Ayrıca belirtilerin altında akademik güçlükler, öğretmenle yaşanan sorunlar, akran ilişkileri veya zorbalık gibi başka nedenlerin bulunabileceği unutulmamalıdır” şeklinde konuşuyor.
Ailelerin sakin ve destekleyici yaklaşımı önem taşıyor
Ailelerin çocukların okula uyum sürecindeki yaklaşımının önemine dikkat çeken DoktorTakvimi uzmanlarından Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzm. Dr. Deniz Argüz, şunları söylüyor: “Ailelerin öncelikle sakin, destekleyici ve tutarlı bir tutum sergilemesi önemlidir. Çocuğun yaşadığı duyguları küçümsemek yerine dinlemek gerekir. “Korkacak bir şey yok” demek yerine, “Okula dönmenin biraz zorlayıcı olabileceğini anlıyorum, birlikte bu süreci atlatacağız” gibi ifadeler daha destekleyici olabilir. Ancak kaygı nedeniyle okula gitmeme davranışının uzun süre devam etmesine izin vermek de sorunu artırabilir. Amaç, çocuğun duygularını kabul ederken günlük yaşama ve okula katılımını desteklemektir.”
Düzenli uyku ve rutinler uyum sürecini kolaylaştırıyor
Okula uyum sürecinde düzenli rutinlerin oldukça önemli olduğunu söyleyen Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzm. Dr. Deniz Argüz, “Özellikle yeterli ve düzenli uyku; çocuğun dikkatini, duygusal düzenleme becerisini ve gün içindeki enerjisini doğrudan etkiler. Tatil sonrasında uyku saatlerini birden değiştirmek yerine, okul başlamadan birkaç gün önce kademeli olarak düzenlemek faydalı olabilir. Ekran kullanımının özellikle uyku saatine yakın yoğun olması uykuya geçişi zorlaştırabilir. Bu nedenle akşam saatlerinde daha sakin ve öngörülebilir bir rutin oluşturmak önemlidir. Sabah hazırlıkları, kahvaltı, okul çantasının hazırlanması ve uyku saatleri mümkün olduğunca düzenli olduğunda çocuklar kendilerini daha güvende ve kontrol sahibi hissedebilir” diyor.
Arkadaş edinmek için zamana ihtiyaç duyulması normal
Yeni bir eğitim döneminde veya okul değişikliğinde çocukların arkadaş edinmek için zamana ihtiyaç duymasının normal olduğunu dile getiren Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzm. Dr. Deniz Argüz, “Ancak çocuk uzun süre boyunca yalnız kalıyorsa, sosyal ortamlardan belirgin şekilde kaçınıyorsa, arkadaşlarıyla sürekli çatışma yaşıyorsa veya okuldan bu nedenle uzaklaşmaya başlıyorsa durum daha yakından ele alınmalıdır. Akran ilişkilerinde yaşanan sorunların çocuğun özgüvenini, ruh halini ve okula devamını etkileyip etkilemediğine dikkat etmek gerekir. Gerektiğinde aile, öğretmen ve okul rehberlik biriminin iş birliğiyle sürecin değerlendirilmesi faydalı olabilir” şeklinde konuşuyor.
Akran zorbalığında davranış değişikliklerine dikkat
Akran zorbalığına maruz kalan çocuklarda ailelerin fark edebileceği davranış değişikliklerine dikkat çeken Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzm. Dr. Deniz Argüz, “Akran zorbalığı yaşayan çocuklar bunu her zaman aileleriyle doğrudan paylaşmayabilir. Bu nedenle davranış değişikliklerini fark etmek önemlidir. Çocuğun okula gitmek istememesi, daha önce sevdiği etkinliklerden uzaklaşması, arkadaşlarıyla görüşmekten kaçınması, içine kapanması, huzursuz veya kaygılı görünmesi gibi değişiklikler dikkate alınmalıdır. Aileler çocuklarını sorgulayıcı veya suçlayıcı bir şekilde değil, açık ve güvenli bir iletişim ortamı oluşturarak dinlemelidir. “Bana her şeyi anlatmak zorundasın” yaklaşımı yerine, çocuğun ihtiyaç duyduğunda konuşabileceğini bilmesi önemlidir” ifadelerini kullanıyor.
Akademik başarı baskısı kaygıyı artırabiliyor
Ailelerin akademik başarıya yönelik beklentilerinin çocuk üzerindeki etkisine değinen DoktorTakvimi uzmanlarından Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzm. Dr. Deniz Argüz, “Ailelerin akademik başarıya yönelik beklentileri çocuk için destekleyici de olabilir; yoğun bir baskı kaynağına da dönüşebilir. Özellikle çocuğun değerinin yalnızca notları ve başarısıyla ilişkilendirilmesi; kaygıyı, başarısızlık korkusunu ve okula karşı olumsuz tutumu artırabilir. Ailelerin çocuğun sadece sonucuna değil, çabasına ve öğrenme sürecine de odaklanması önemlidir. Her çocuğun ilgi alanları, güçlü yönleri ve öğrenme hızı farklıdır. Gerçekçi ve çocuğun bireysel özelliklerine uygun beklentiler, psikolojik açıdan daha sağlıklı bir yaklaşım sağlar” diyor.
Çocukların sosyal ve duygusal ihtiyaçları da gözetilmeli
Okula dönüş sürecinde ailelere önerilerde bulunan Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzm. Dr. Deniz Argüz, “En önemli nokta, okulun başlamasını yalnızca akademik başarı açısından değil, çocuğun sosyal, duygusal ve gelişimsel ihtiyaçları açısından da değerlendirmektir. Düzenli uyku ve günlük rutinlerin oluşturulması, çocukla açık iletişim kurulması ve duygularının ciddiye alınması bu süreçte çok önemlidir. Çocuğun yaşadığı her isteksizlik veya kaygıyı bir psikiyatrik sorun olarak değerlendirmemek gerekir; ancak belirtiler uzun sürüyorsa, şiddetleniyorsa veya çocuğun okul, aile ve sosyal yaşamını belirgin şekilde etkiliyorsa profesyonel destek almak faydalı olabilir” şeklinde konuşuyor.
Uzmanından okula dönüş uyarısı
Yeni eğitim-öğretim döneminin başlamasına sayılı günler kala DoktorTakvimi uzmanlarından Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzm. Dr. Deniz Argüz, çocukların okula dönüş sürecinde yaşayabileceği kaygı ve uyum sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Argüz, ailelerin bu süreçte nasıl bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini anlatırken düzenli rutinlerin, sağlıklı akran ilişkilerinin ve akademik başarı baskısının çocuklar üzerindeki etkisine de dikkat çekti.
İlk yorum yazan siz olun