15 yaş altına yönelik bir sosyal medya sınırlamasının, çocukları dijital ortamların en problemli yönlerinden korumaya dönük önleyici bir adım olarak görülebileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Duygu Temel, “Uzun süredir ebeveynlerin ve eğitimcilerin dile getirdiği kaygılar düşünüldüğünde, bu düzenleme devletin çocukların dijital dünyadaki güvenliği konusunda daha aktif bir rol almaya çalıştığını da gösteriyor.” dedi.
Konunun yalnızca “yasak” üzerinden ele alınmasının yeterli olmayacağını vurgulayan Dr. Temel, “Sosyal medya aynı zamanda çocuklar için sosyalleşme, aidiyet kurma ve kendini ifade etme alanı. Bu nedenle böylesi bir düzenlemenin katı ve cezalandırıcı bir anlayışla değil, çocukları korurken dijital medya okuryazarlığını ve eleştirel medya kullanımını güçlendiren politikalarla birlikte düşünülmesi gerekiyor.” diye konuştu.