Depremlerin daha sağlıklı analiz edilebilmesi için yer bilimcilere sunulan imkanların artırılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Bekler sismoloji alanındaki çalışmaların tıpkı bir hastanın teşhis süreci gibi olduğunu söyledi. Bekler deprem gözlem istasyonlarının sayısının artırılmasının teşhisin doğruluğunu doğrudan etkilediğini ve daha sağlıklı analizlerin ortaya çıkmasını sağladığını dile getirdi.
ÇÖZÜM ORTAK MÜHENDİSLİK VE BİLİNÇLİ TOPLUMDA
Depremden korunmanın sadece yer bilimcilerin elinde olmadığını ifade eden Bekler bu süreci üç ayaklı bir sisteme benzetti. Sistemin ilk ayağını bilimsel çalışmalar oluştururken ikinci ayağını inşaat mühendisleri ve yerel yönetimlerin denetimindeki sağlam yapılar oluşturuyor. Sistemin üçüncü ve en önemli ayağını ise vatandaşın bilinçli tercihi oluşturuyor.
ONLARCA YILLIK GÜVENLİK KÜLTÜRÜ ŞART
Vatandaşların konut tercihi yaparken sağlıklarına gösterdikleri hassasiyeti yapı güvenliğine de göstermeleri gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Bekler insanların aileleriyle birlikte bu yapılarda onlarca yıl yaşadığını hatırlattı. Bekler Türkiye’nin hem ekonomik hem de yapısal olarak deprem kuvvetlerine karşı dirençli hale gelmesi için toplumsal bir yapı kültürünün oluşmasının zorunlu olduğunu belirtti.