TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker selamlama konuşmasında 2027 yılında TÜBA ev sahipliğinde Türkiye’de yapılacak olan Dünya Bilim Forumu’nun (World Science Forum-WSF) kısa süre önce Cumhurbaşkanlığı himayelerine alındığını bildirdi. Prof. Şeker, WSF’nin Dünya ve Türkiye için önemine değindi. Türkiye’nin bilim stratejisine yönelik raporlamalar ve bilimsel yayın faaliyetlerinin de devam ettiğini ifade eden Prof. Şeker; bağımlılıklar, aile ve ailenin geleceği, gençlik ve aidiyet, Türkiye’nin nüfus politikalarına yönelik etkileşim çalışmaları ve yapay zekânın yükseköğretime ve geleceğe yönelik etkileri hakkındaki raporlamaların 2026 yılı içinde tamamlanacağını belirtti. Bu anlamda TÜBA’nın Türkiye’nin sorunları, gündemi doğrultusunda bilimsel konularda ve bilimsel önceliklerin saptanması amacıyla incelemelerde bulunarak konu hakkında strateji raporları üzerinde çalışmalarını sürdürdüğünü vurguladı.
Prof. Özçelik “Genom Çağında Biyogüvenlik Perspektifi”ni, Prof. Şahin “Yeni Nesil Biyoaktifleri” Genel Kurul Konferansında Anlattı
TÜBA Asli Üyesi ve Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayfun Özçelik
“Genom Bilimleri Çağında Biyogüvenlik” başlıklı konuşmasında biyogüvenliğin, modern genom bilimlerinin ayrılmaz parçası olduğunu ifade etti ve kısa bir süre önce COVID-19’un kökeni ve bulaşıcı hastalık etkenleri üzerinde yapılan araştırmaların, ABD’de en üst istihbarat ve ulusal güvenlik düzeyinde yeniden gündeme geldiği bilgisini verdi. Bu güncel tartışmanın eski ama giderek büyüyen bir soruyu hatırlattığına dikkat çeken Prof. Özçelik, canlıların kalıtsal bilgisini değiştirebilen “Bilimsel güç, insanlık yararına en güvenli biçimde nasıl kullanılabilir?” sorusunu sordu.
“1960’lı yıllarda rekombinant DNA araştırmalarının doğuşundan Asilomar toplantısına, ilk gen klonlama çalışmalarından insülin üretimi ve DNA onarımına, 1918 İspanyol gribi virüsünün dizilenmesinin yarattığı derin kaygılardan genlere yeni işlevler kazandıran günümüz araştırmalarına uzanan bir tarihsel hat bulunuyor. Genom bilimlerinin terazisinin bir kefesinde şifa, genetik tanı, biyoteknolojik ilaçlar, aşılar, nadir hastalıkların ve doğuştan bağışıklık kusurlarının anlaşılması, insan acısının azaltılması bulunuyor. Diğer kefede ise; özellikle bulaşıcı hastalık etkenleriyle çalışırken toplum sağlığını, bilimsel açıklığı ve güvenliği birlikte düşünme zorunluluğunun beraberinde getirdiği sorumluluk yer alıyor.” dedi.
Asilomar’ın kalıcı dersi bugün de geçerli olduğunun altını çizen Prof. Özçelik güçlü bilimin korkuyla değil, ölçü, denetim ve sorumlulukla ilerlemesi gerektiğini söyledi.
TÜBA Asli Üyesi ve Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikrettin Şahin ise “Fikirden Kliniğe: Rejeneratif Tıpta Yeni Nesil Biyoaktiflerin Translasyonel Yolculuğu” adlı konferans verdi. Konuşmasında, rejeneratif tıp alanında geliştirilen yeni nesil biyoaktif moleküllerin laboratuvar aşamasından klinik uygulamalara uzanan translasyonel süreçleri ele alan Prof. Dr. Şahin, bilimsel araştırmaların sağlık alanındaki yenilikçi tedavilere dönüştürülmesinin önemine dikkat çekti. Ayrıca, disiplinler arası iş birliğinin ve teknoloji odaklı Ar-Ge çalışmalarının rejeneratif tıbbın geleceğindeki kritik rolünü değerlendirdi.
Sunumunda, kök hücreler, gen tedavileri, eksozomlar ve biyomalzemeler gibi yenilikçi yaklaşımların hasarlı doku ve organların onarılmasındaki potansiyeline dikkat çeken Prof.Şahin, özellikle bitki kaynaklı eksozomlar, sentetik peptitler ve bor bileşikleri üzerine yürütülen çalışmaların rejeneratif tıp alanına sunduğu yeni olanakları değerlendirdi. Ayrıca bu teknolojilerin kıkırdak yenilenmesi, yara iyileşmesi, enfeksiyonların tedavisi ve ilaç taşıma sistemleri gibi farklı alanlardaki uygulama örneklerini paylaştı.
Prof. Dr. Şahin, temel bilimlerde elde edilen bilgi birikiminin klinik uygulamalara aktarılmasının, yenilikçi tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi açısından kritik önem taşıdığını vurgulayarak, Türkiye'de bu alanda yürütülen Ar-Ge çalışmaları, geliştirilen ürünler ve ulusal ve uluslararası patentlerin ülkenin bilimsel ve teknolojik kapasitesine önemli katkılar sunduğunu ifade etti.
Program yeni üyelere ve üyelik statüleri değişenlere berat takdim töreni ve öğleden sonra TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker’in Akademi’nin son bir yıldaki faaliyetlerini ve gelecek döneme ilişkin hedeflerini içeren sunumuyla devam edecek.
Genel Kurul, yalnızca Akademi üyeleri ve mensuplarının katılımıyla düzenlenecek olan üye seçimi için divan teşekkülünün ardından dilek ve temenniler görüşülerek sona erecek.