Yaş, cinsiyet, biyolojik yapı ve yaşam tarzının antrenman planlamasındaki önemine işaret eden uzmanlar, çocukluk ve ergenlik döneminde temel hedefin hareket kalitesi olması gerektiğini, 30’lu yaşlardan sonra ise direnç antrenmanlarının kronik hastalıklara karşı koruyucu rol oynadığını belirtiyor. Kadın ve erkek fizyolojisi arasındaki hormonal ve yapısal farklılıklar ile masa başı çalışan bireylerin sedanter yaşam koşullarının da programlara yansıtılması gerektiğini ifade eden Özdemir, kişiye özgü ve sürdürülebilir programların uzun vadeli sağlık kazanımlarını güvence altına aldığını kaydetti.
“Tek Tip Egzersiz Programı Bilimsel Değil”
İstanbul Rumeli Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Emrah Özdemir, sosyal medyada hızla yayılan tek tip ve kısa sürede sonuç vadeden egzersiz programlarının bilimsel olmadığını belirtti. Egzersizin bir ilaç gibi dozu, süresi ve yoğunluğuyla bireye göre ayarlanması gerektiğini vurgulayan Özdemir, aksi takdirde fayda yerine sakatlık ve aşırı antrenman riskleri doğabileceğine dikkat çekti.
İlk yorum yazan siz olun