Kış Olimpiyatları

Ahmet Rıdvan

Bu yazıyı Salı günü yazıyorum.

Son 11 gündür düzenli olarak İtalya’daki Kış Olimpiyatlarını izliyorum. Her gün ekranın karşısına geçiyorum, yarışları takip ediyorum, ülkelerin bayraklarını görüyorum, sporcuların hikâyelerine tanık oluyorum.

Ve insanın içi ister istemez burkuluyor.

Araştırdım… Türkiye Kış Olimpiyatlarına sadece 8 sporcu ile katılmış.

Şimdi buradan geriye doğru düşünüyorum.

Ben sanırım 25 senedir kayak yapıyorum. İlk başladığımda snowboard’la başlamıştım. Sonra yaş ilerledi, kilo arttı, dizler biraz “sinyal” vermeye başladı… ben de kayağa geçtim.

O yıllarda Gebze’de benden önce kayak yapan çok az insan vardı. Şimdi şartlar değişti. İmkânlar arttı, gençlerin bakış açısı değişti. Bugün hâlâ çok fazla olmasa da geçmişe göre çok daha fazla Gebzeli kayak yapıyor.

Ama mesele şu:

Bu kadar gelişmeye rağmen… bu kadar merkez açılmışken… bu kadar insan kayağa yönelmişken… nasıl oluyor da Kış Olimpiyatlarına sadece 8 sporcu gönderebiliyoruz?

Kayak pahalıydı, hâlâ pahalı

25 sene önce kayak yapmak inanılmaz pahalı bir spordu. Hâlâ pahalı.

İlk başladığım zaman kıyafetlerimi almıştım, 560 TL tutmuştu. Çok net hatırlıyorum. O günün parasıyla sanırım 840 dolar civarı yapıyordu.

Bugün 840 dolar yaklaşık 38 bin TL.

Bu sadece kıyafet… Bunun içinde kayak yok, bağlama yok, ayakkabı yok, otel ve yol yok.

Tabii bugün 38 bin TL bazı insanlar için “3 saniyelik para” oldu, ama toplumun büyük çoğunluğu için hâlâ büyük para.

Kayak merkezleri çoğaldı ama sporcu çıkmıyor

Ülkemizde özellikle son 5 senede inanılmaz kayak merkezleri açıldı.

Eskiden kayak denince akla Kars gelirdi, Bolu gelirdi, Bursa gelirdi. Antalya’da Saklıkent vardı, o zaten eskiden beri bilinir. Isparta’da Davraz vardı ama kimse pek bilmezdi, akla gelmezdi.

Şimdi bakıyorum; neredeyse her şehirde bir kayak merkezi var.

İzmir’de bile kayak konuşuluyor, Denizli’de bile.

İsterseniz Sapanca’nın yüksek tepelerinde Kartepe’de kayak yapabilirsiniz.

Şimdi soruyorum:

Bu kadar merkezin olduğu bir ülkede, olimpiyata neden sadece 8 sporcu katılıyor?

Bu iş sadece “tesis yapmakla” olmuyor demek ki.

Gerçi biz altyapıyı bile doğru kuramıyoruz

Kayakla atlama için Erzurum’da bir platform kurulmuştu… sonra kendi kendine yıkıldı.

Yanlış yapılmış.

Üniversite Kış Oyunları oynanmıştı, Allah’tan oyunlardan sonra yıkıldı da kimseye zarar gelmedi.

Şimdi düşünün…

Biz spor için bir şey yapıyoruz ama onu bile sağlam yapamıyoruz. Sonra da “neden sporcu yetişmiyor” diye hayıflanıyoruz.

Her gün siyaset, her gün tartışma… yorulduk

Ben artık bu ülkede her saniye siyaset konuşulmasından çok sıkıldım.

Gündelik gereksiz münakaşalarla enerji harcıyoruz.

Demokrasi neredeyse sadece seçimlere indirgenmiş durumda. Seçim zamanı dışında kimse kıpırdayamıyor. Biz ulus devletiz, demokrasiyiz. Kendi kendimizi yönetmeyi severiz. Tek adam düzenini bırakıp laikliği ve demokratik düzeni seçmiş bir ülkeyiz.

Bugün demokrasi var mı?

Yorum yok.

Keşke yorumum olsaydı.

Keşke enerjimizi güzel şeylere harcasak

Düşünüyorum…

Biz bu enerjiyi günlük siyaset yerine toplumun gelişeceği alanlara harcasak ne güzel olurdu:

Spor, sanat, bilim…

Ne güzel konular.

Biz istesek, uğraşsak bu ülke Kış Olimpiyatlarında sadece “katılan” değil, “madalya alan” ülke olur.

Potansiyelimiz var.

Dağımız var.

Karımız var.

Genç nüfusumuz var.

Ama planımız yok.

Normalleşmesi gereken çok şey var

Bu ülkede çoğu şeyin artık ucuzlaması lazım.

Normalleşmesi lazım.

Desteklenmesi lazım.

Ben çok yoruldum.

Belki siz de yoruldunuz.

Neden değişmiyor bu ülke?

Siyaset bir kenarda dursun… güzel şeyler çıksın ortaya.

Ekonomi zaten zorda. Krediyle iş yapmaya alışmış şirketler şu an sermaye sorunu yaşıyor. Biten bitene…

Pandemide devlet bedava para dağıttığında bazı patronlar ev aldı, araba aldı, arsa aldı, tekne aldı, yat aldı… artık ne varsa aldı.

Sanki çalışıp mı aldılar?

Şimdi deniyor ki:

“Kardeşim, bedava aldığın parayla edindiğin mülkleri sat da şirketine sermaye koy.”

Hak edilmemiş varlık edinmişsin, hadi bakalım… biraz da sen ver.

Bu ülkenin potansiyeli nereden bakarsak bakalım çok yüksek

Daha fazla uzatmadan şunu söyleyeyim:

Bu ülkede o kadar büyük potansiyel var ki…

Keşke imkan olsa da ortaya çıkartsak.

Keşke olimpiyatlarda sadece “başkalarını” izlemesek.

Sevgiler

Ahmetridvanata@hotmail.com