Su Gibi Çağlayan Bir Ozan: Ruhi

Halil Yeni

Çalışmalarında Anadolu’yu harmanladı Ruhi Su. Yunus’un, Pirsultan Abdal’ın, Köroğlu’nun ve Karacaoğlan’ın türkülerini seslendirdi. Hatayi’den Kaygusuz’a, Dedemoğlu’dan, Garip’e kadar unutulmaya yüz tutmuş onlarca ozanın türkülerini derleyerek günümüze taşıdı.

 

1951 TKP davasından yargılanıp uzun yıllar tutuklu kalsa da 68 kuşağının serpilip gelişmesi, sesinin sokakla ve gençlik hareketiyle yeniden buluşmasını sağladı. Türkiye işçi sınıfının tarih sahnesine güçlü çıktığı 1970’li yıllarda ‘’benim Kâbe’m insandır, sevidir, emektir’’ dedi ve ekledi ‘’Kuran da kurtaran da emekçi, insanlardır.’’

 

1974 yılında yayımlanan ‘’Şiirler, Türküler’’ plağının kapağında müziğe olan tutkusunu şöyle ifade etti. ‘’Türkü söylemek benim için bir aşk halidir. En güzel aşklarımı türkü söylerken yaşadım. Ne onlar beni aldattı ne de ben onları. Türkü söyledikçe yeşeriyor, çiçekleniyorum.‘’

 

Ozan müzik hayatında, Üniversite’den cezaevine kadar koro çalışmalarına hep önem verdi. Tek sesli halk müziğimizin batı müziği içinde yer edine bilmesi için “çok sesli’’ müzik yapmayı tercih etti.

 

1975 yılında yaklaşık 60 kişiyle Dostlar Korosunu kurdu. 1976 yılında ‘El Kapıları’, 1977’de ‘Sabahın Sahibi Var’, 1978’de ise ‘Semahlar’ albümlerini koroyla birlikte çıkardı. Koro çok sayıda konserde Ruhi Su’nun sesine eşlik etti.

 

Hayat arkadaşı ve yoldaşı Sıdıka Su, Ruhi Su’nun türkülere olan bağlılığını verdiği bir röportajda şöyle ifade etmişti. ‘’1938 yılından ölümüne kadar, hapishanenin ağır koşulları, engellenmeler, yasaklanmalar, hiçbir şey Ruhi’yi türküler söylemekten, onların üzerinde aralıksız çalışmaktan, korolar oluşturarak türkülerini öğretmekten alıkoyamadı.’’

 

12 Eylül darbesi ile birlikte çalışmalarına ara veren koro, 1986’da Ruhi Su’yu anma gecelerine katılmak üzere yeniden bir araya geldi. 1987’de ustaya saygının bir ifadesi olarak “Ruhi Su Dostlar Korosu” adını aldı. Bugüne kadar çok sayıda sanatçıyla ezgiler söyledi. Yurt içinde ve dışında sayısız konser verdi. Beşyüzün üzerinde korist yetiştirdi.

 

12 Eylül Darbesinden sonra Ruhi Su yakalandığı prostat kanserinin tedavisi için yaptığı pasaport başvurusu reddedildi.  Dünyanın önemli sanatçılarının uzun uğraşları sonucu Ruhi Su’ya “tedavi” amaçlı “yalnız bir defaya mahsus olmak üzere” yurtdışına çıkma izni verilse de artık çok geçti. Ruhi Su 20 Eylül 1985 yılında hayata veda etti.

 

Onu adım adım ölüme götürenlerin adı bu gün yakınları tarafından dahi anılmaz ve hatırlanmazken, Ruhi Su anılmaya ve türküleriyle yaşamaya devam ediyor. 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.