Sözümüz olmalı (3)

 

Birkaç gün önce yerel gazetelere servis edilerek kentte kamuoyu oluşturulması istenen ‘’sağlık kampüsü’’ meselesi çok can alıcı konuların başında geliyor. Kampus meselesi, sağlık hizmetlerinin A’dan Z’ye piyasanın tekeline terk edildiği alanlar yaratılması anlamına gelmektedir.

Oysa ki, bizler, yani ‘’parasız eğitim, parasız sağlık’’ diyen muhalifler, bu konuda, yıllar önce sözümüz olmalı dedik ve sağlık sisteminin piyasalaştırılmasına karşı çıktık. Bu karşı çıkıştan ne kadar pozitif sonuç aldığımız tartışılır ama halkın tamamının sağlık hizmetlerinin piyasalaştırılmasına gözü kapalı evet demediğini de göstermiş olduk.

Neyse, dönelim bugünkü konumuza…

AKP, Sağlık Bakanlığı eliyle İzmit’in Cephanelik mevkiinde Kocaeli Entegre Sağlık Kampüsü yapılmasını planlanmış bile. Bu kampus için, danışmanlık hizmeti alınması amacıyla şartname de oluşturulmuş.

Bakanlığın, kampüsün yapım işleri ile ürün ve hizmetlerin temin edilmesi işine ilişkin izleme ve değerlendirme danışmanlık hizmeti satın alınması kararı Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre 14 Ekim günü, Ankara’da danışmanlık hizmeti alım ihalesi yapılacak.

İyi de, bu kararın içeriği ne acaba ?

Şartnameye göre, ilk yatırım maliyeti asgari 80 milyon TL. İhaleye girecek olanların son 5 yıllık ortalama cirolarının 3 milyon TL’den düşük, bankalarda kullanılmamış nakdi veya gayrinakdi kredisi ya da üzerinde kısıtlama bulunmayan mevduatı ise 5 milyon TL’den az olamayacak.

Yani, tam bir adrese teslim ihalesi gibi görünüyor...

AKP döneminde, özellikle sağlık alanında adrese teslim ihalelerin sayısının hatırlanamayacak kadar çok olduğuna vurgu yapmalıyım.

Benzerlerinde olduğu gibi bu yatırımın uygun olup olmadığı, ihalesinin biçimi ve tamamlanmasıyla halka nasıl bir yarar sağlayacağı bu aşamaya gelmeden çok önce tartışılıp, ortak görüş oluşturulmalıydı.

AKP, dayattığı yeni bir projeyi daha gözlerden ırak hayata geçiriyor.

Bugüne değin sözümüz olamadı, hiç olmazsa bugün söz söyleme gereği duymalıyız.

Bu arada, sistemi bir bütün olarak değerlendiren ve ilaç sektörünü de bu kapsama alan AKP anlayışı, 1 Ekim’den itibaren SGK’lılar ve emeklilerin ilaç katılım payı içinde yer alan ‘’muadil ilaç farkı’’nı artırdığını biliyoruz. Yani, ilaç için cepten daha fazla para ödemek zorunda kalacağız artık.

Yeni kampus,

Yeni sistem,

Hepsi de piyasalaştırılmış hizmet anlayışıyla halkın sırtına daha fazla yük yüklüyor…

 

 (Sürecek)