Prof. Dr. Güler, terlemeyle kaybedilen suyun yerine konmamasının kalsiyum, oksalat ve ürik asit gibi maddelerin idrarda kristalleşmesine yol açtığını ifade etti. İdrar renginin açık sarı olmasının yeterli sıvı alımına işaret ettiğini belirten Güler, koyu rengin ise susuzluk belirtisi olabileceğini vurguladı.
TAŞ RİSKİNİ AZALTMAK İÇİN DİKKAT EDİLMESI GEREKENLER
Dengeli Sıvı Tüketimi: Taş hastalarında günlük idrar hacminin 2–2,5 litrenin üzerinde tutulması öneriliyor. Ancak kalp veya ileri derece böbrek yetmezliği olanların doktor kontrolünde sıvı alması gerekiyor.
Tuz ve Protein Sınırı: Aşırı tuz tüketimi idrarda kalsiyum atılımını artırırken, fazla hayvansal protein idrarın kimyasını bozabiliyor.
Kalsiyum Kesilmemeli: Yaygın yanlışın aksine kalsiyumu tamamen kesmek bağırsaklarda oksalat emilimini artıracağı için önerilmiyor.
C Vitamini Takviyelerine Dikkat: Yüksek doz C vitamini kullanımı oksalat birikimine yol açabileceğinden hekim danışmanlığı olmadan alınmamalı.
Sadece Limonlu Su Yeterli Değil: Limon ve turunçgillerdeki sitrat koruyucu olsa da tek başına mevcut taşı yok etmeye yetmiyor.
Şiddetli bel ve kasık ağrısı, idrarda kan, bulantı ve yanma gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden uzmana başvurulması gerektiğini belirten Prof. Dr. Cem Güler, daha önce taş düşüren kişilerin metabolik değerlendirme yaptırarak kişiye özel bir beslenme haritası izlemesi gerektiğini hatırlattı.