Savaşın kriteri nedir ?

 

 

Türkiye’nin, 7 Haziran seçimlerinin ardından nasıl bir politik iklime sahip olduğunu ve yaşanan bu gergin sürecin neye malolduğunu anlamak için İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Merkezi, hazırladığı rapora bakmak yeterli olacaktır.

7 Haziran seçimlerinden 9 Kasım tarihine kadar yaşanan hak ihlallerinin yer aldığı rapor, ‘’Savaşın kriteri nedir’’ sorusunu sordurtuyor. Çünkü, o rapora göre, anılan sürede, yani 7 Haziran'dan bu yana 602 kişi öldü.

Bilindiği üzere, Mart 2013’ten beri devam eden çatışmasızlık ortamı, 7 Haziran seçimleri öncesinde sona erdirilmiş, 24 Temmuz 2015 itibarıyla silahlı çatışma dönemi yeniden başlatılmıştı.

Bu açıdan bakıldığında, İHD raporuna da yansıdığı üzere, 7 Haziran 2015 – 9 Kasım 2015 tarihleri arasında büyük çoğunluğu devletin silahlı güçleri tarafından olmak üzere 128 sivil yaşamını yitirdi, 195 sivil yaralandı.

Silahlı çatışmalarda 150 asker, polis ve korucu yaşamını yitirdi, 421’i de yaralandı.

181 PKK’li yaşamını yitirdi, 19’u da yaralandı.

Silahlı çatışma ortamı içerisinde kalan sivillerden 9’u yaşamını yitirdi, 101’i de yaralandı.

Suruç’ta 33, Ankara’da 101 olmak üzere 134 kişi yaşamını yitirdi, 564 kişi de yaralandı.

5 bin 713 kişinin gözaltına alındı, 1004 kişi de tutuklandı.

HDP’ye 133, AKP’ye 8, CHP’ye 3, ve DBP’ye 4 kez saldırı gerçekleştirildi.

Burada, HDP ve Kürtlere yönelik saldırıların özel bir yeri var…

Neden böyle olduğunu anlamak çok zor olmasa gerek.

Çünkü, 7 Haziran seçimlerinde HDP’nin aldığı oy, AKP’nin planlarını bozmuştur…

Bunun sonucunda da,

6-7-8 Eylül 2015 günlerinde Türkiye’nin büyük bir kesiminde HDP’lilere ve Kürtlere yönelik ırkçı ve nefret saldırıları ise sistematik olarak yapılmış ve seçim ortamı yok edilerek kampanya yapılmaksızın seçime gidilmiştir.

İlan edilmemiş bir savaş yaşanmıyor mu sizce de ?

Eğer bu kadar insan ölüyorsa,

Eğer bir o kadarı yaralanıyor hayati fonksiyonlarını yerine getiremez oluyorsa,

Eğer binlerce insan göçe zorlanıyorsa,

Eğer seçimler demokratik gelenekler gereği yapılamıyorsa,

Eğer seçim çalışmaları eşit şartlar içinde yapılamıyorsa,

Eğer ve seçimin kendisi normal koşullar altında gerçekleşemiyorsa,

Bu süreçte sadece iktidar partisi kendi kampanyasını gerçekleştirebilmişse,

Sizce, savaşın kriteri nedir ?

1 Kasım seçimlerindeki en önemli sıkıntı, sandık başkanlarının daha sandıklar kapanmadan sandık görevlilerine seçim sonuç tutanağını boş bir şekilde imzalatmış olmasıdır.

Bu durum, seçimler üzerindeki şaibenin kalıcılığına işaret eder.

Toplumdaki demokratik refleksleri bastırmak, basınç altında kullanamaz hale getirmek konusunda oldukça yeni örnekler sunan sermaye ve onun siyasal organizasyonu AKP, ülkeyi yeniden ve yeniden karanlığa sürüklüyor.

Savaşın kriteri diye baktığımız unsurlar, ülkemiz için gündelik olaylar haline gelmiş ve toplumun önemli bir kesimi tarafından da kanıksanmıştır.

Daha önce başka yerleşim birimleri, bugünlerde ise Silvan’da yaşananlar, bu durumun somut göstergesidir.

Oralarda yaşananları gördükçe ‘savaşın kriteri nedir’ sorusu daha çok sorulmalıdır…