Sağlık mı dediniz ?

BARBAROS TANTAN

Sağlık, herkesin öncelikli sorunudur. O olmadan, yaşamdaki hiçbir hedefin de anlamı yoktur.
Ancak, sağlıklı bir yaşam ve toplum için sağlık hizmetlerinin kamusal nitelikte ve ücretsiz olması gerekir.
Dün, 14  Mart Tıp Bayramı kutlamaları vardı. Kamusal ve ücretsiz sağlık hizmetinden yana olanlar, bu günü bayram değil mücadele günü olarak kabul ediyor.
Ben de, böyle düşünenlerdenim...
O nedenle, AKP'nin piyasacılık temelli  sağlık politikalarına bir kez daha değinmek gerekiyor.
AKP'nin sağlıkta dönüşüm dediği program sonucu, cepten sağlık harcamaları 16 yılda yüzde 750 arttığı kamuoyu ile paylaşılan bir bilgi. 
Yani, Sağlık Bakanlığı’nın yüksek bedelli projelerinin maliyeti, vatandaşın sırtına yüklenmiş görünüyor.
Oysa, devletin asli görevlerinden biri toplumun kaliteli sağlık hizmetine ücretsiz ve kolay erişimini, sağlık hizmetlerinin etkili, verimli ve hakkaniyete uygun bir biçimde örgütlenmesini sağlamaktır. 
Çünkü, sağlık hakkı, Anayasa ile hüküm altına alınmıştır.
Peki, bugün ülkemizde böyle mi ?
Birlikte bakalım...
2003 yılından itibaren Sağlıkta Dönüşüm Programı adı altında uygulanan politikalar sonucu, sağlık Anayasal bir hak olmaktan çıktı. 
İktidar, hasta-doktor ilişkisini "hizmet veren-hizmet alan", hastane-hasta ilişkisini ise "şirket-müşteri" düzeyine getirdi. 
Performans sistemi ve muayene, tetkik, tıbbi malzeme, ilaç, reçete gibi adlar altında ek olarak cepten SGK’ya vatandaş olarak 14 kalem katkı-katılım payı ödüyoruz. Üstelik bu payların parasal karşılığı hep artıyor.
TÜİK verilerine göre, 2015 yılında bir önceki yıla göre yüzde 10,4 oranında artarak, 104 milyar 568 milyon TL’ye ulaştı.
2016 yılı verilerine göre de, hane halkının tedavi, ilaç dahil sağlık harcaması yüzde 14.5 artışla 119 milyar 756 milyon liraya yükseldi. Yurttaş olarak bu rakamın yüzde 16.3’ünü cebimizden karşıladık.
Yani, kişi başı 1524 TL cepten ödeme yaptık. 
Bu rakam, 2017 yılında yüzde 22,7 artarak 24 milyar, kişi başı sağlık harcaması ise yüzde 15.9 artarak 1,751 liraya yükseldi. 
2018’de ise bu rakamın 2 bin 100 TL’yi bulduğu tahmin ediliyor.
Vatandaş, sağlık harcamalarında her geçen yıl bir önceki yıldan daha fazla cepten ödeme yapıyor. Bu yetmiyormuş gibi kamu-özel ortaklığı ile yapılan şehir hastaneleri gibi yüksek meblağlı projelerin maliyeti de vatandaşın sırtına yüklendi.
İyi de, kişi başı cepten sağlık harcamasını belirleme  kriterleri nedir, bunu bilen var mı ?
Sağlık hakkı için ödednen paralar her yıl  neden yükseliyor ? 
Şehir hastaneleri ayrı ayrı belirtilmek üzere toplam ne kadara mal edilmiştir ?
Sağlık denilince, akla ilk gelen birinci ve diğer basamaklardaki sağlık hizmetlerine ücretsiz ve devlet güvencesi altında ulaşmak geliyor.
Gerçekten de, Türkiye'de Anayasal hak sayılan sağlığa ücretsiz erişim sağlanabilir mi ?

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.