Yüca, 2023’te yayımlanan ‘’Savaş ve Modernleşme’’ ve 2024’te okurla buluşan öykü kitabı ‘’Üç Buçuk Numaralı Gözlük’’ten sonra, bu kez Sovyetler Birliği tarihine odaklanıyor. Yeni kitabı ‘’Zaman Tüneli’’, edebiyat ile tarih arasında köprü kuran özgün bir çalışma olarak dikkat çekiyor.
ELLİ YILLIK SERÜVEN
Okuru 1932’nin tozlu limanlarından 1980’lerin bürokrasisine uzanan elli yıllık bir yolculuğa davet eden kitap; İsmet İnönü’nün heyetine eşlik eden gazetecilerden Nazım Hikmet’in izini süren edebiyatçılara kadar pek çok tanıklığı bir araya getiriyor. Falih Rıfkı Atay’ın Moskova sokaklarındaki gözlemleri, Melih Cevdet Anday’ın Tolstoy’un evindeki sessizliği ve Erdal Öz’ün Kazak bozkırlarındaki dostlukları bu serüvenin parçaları.
SORULAR VE TANIKLIKLAR
“Kuzeydeki Kızıl Cennet mi, yoksa Batı’nın çizdiği Kızıl Cehennem mi?” sorusuna yanıt arayan Yüca, tiyatronun neden ekmek kadar gerekli görüldüğünü, devrimin yükünü omuzlayan kadınların hikâyesini ve “her şeyin bedava” olduğu bir dünyada çöküşün ilk işaretlerini sorguluyor.
TARİH İLE EDEBİYAT ARASINDA KÖPRÜ
Resmi belgelerin ötesine geçen ‘’Zaman Tüneli’’, sokaktaki insanın, karaborsadaki Adidas’ın ve bir veda türküsünün izinden giden sivil bir tanıklık sunuyor. Yüca’nın kalemi, bir rejimin ötesinde bir devrin ruhunu yeniden keşfetmeye davet ediyor.