REFERANDUMA RAMAK KALA...!

İsmail Kadı

İktidar çevreleri gerçekleri sümenaltı etmeye çalışıyor.
Bütün bu gelişmeler onların ne denli zor bir sürecin içinde bulunduğunun kanıtı olduğunu söylersek yanlış olmaz.
Bu referandum belkide iktidar çevrelerinin beklentilerinin tersine bir kırılma, bir yarılma noktası olma ihtimali çok yüksek olduğunu gösteriyor.
Referanduma bugün dahil üç gün süre kaldı.
Eveti savunanların heyecansız davranışları dikkatlerden kaçmıyor.
“Hayır”cıların ise tüm inanç ve kararlılığı öne çıkıyor.
Referandum sonucunda nasıl bir tablonun ortaya çıkabileceğini pek çok insan kendi penceresinden anlamaya ve anlatmaya çalışıyor.
Geçtiğimiz hafta bir kaç günlüğüne Gebze dışına çıkmıştım.
Gittiğim her yerde, geçtiğim tüm il ve ilçelerde devasal evet pankartları ve afişler bilbordlarla  yer almakta.
Gebze’nin giriş-çıkışlarında evet dışında bilbordlarda başka slogan görmek mümkün değil.
Bir konu çok dikkat çekiciydi.
Gebze girişinde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’nın bilbordlardaki resimlerini görünce acaba başka bir şehre mi geldim diye düşündüm.
Allah aşkına herkes şu soruyu kendine sormalı bu değirmenin suyu nereden geliyor?
Bu kadar büyük harcamaların kaynağı nereden sağlanıyor?
Benim hatırladığım bu dördüncü referandum olacak.
İlk referandum 1980 askeri darbesi sonrası danışma meclisi tarafından hazırlanan 1982 anayasasının halk oyuna sunulmuştu.
İkinci referandum, Merhum Özal’ın 1988 yılında, Merhum Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Alparslan Türkeş, Necmettin Erbakan’ın siyasi yasaklarının kaldırılıp kaldırılmamasını oylatmıştı.
Küçük bir oy farkıyla yasaklı liderlerin tekrar siyasete dönüşünün yolu açılmıştı.
Üçüncü referandum ise 2010 yılında pek çok insanın daha demokratik bir Türkiye’nin kurulacağı söylenmişti.
Dördüncü referandum ise bu pazar günü yapılacak.
Önümüzde iki seçenek var.
Birinci seçenek; çoğulcu demokratik parlementer sistemin devam edilmesi.
İkinci seçenek;  tek kişiye, tek adama yasama, yürütme ve yargı yetkisini kullanma hakkını tanıyacak imkanlar sunulacak.
Henüz yeni anayasa paketi kabul edilmeden, yürürlüğe girmeden yasaklar, hak ihlalleri kabul edilemez noktaya gelmiş durumda.
Bu yüzden tek bir kişiye kontrolsüz ve sınırsız verilen yetkinin sakıncalı aynı zamanda tehlikeli olduğunu kanaatim olduğu için “hayır” oy hakkımı kullanmayı demokratik bir hak olarak görüyorum.
Bizim toplulumumuz mağdurların yanında her zaman yer almıştır.
Yapmamız gereken şey “hayır”ın sokaklarımızı dolduran sevgisini, umudunu, dayanışmasını ve mücadelesini büyütmekten başka birşey değil.
Gelecek için “HAYIR”...

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.