Yangınlar sadece binalara veya tesislere doğrudan fiziki zarar vermekle kalmıyor; tahliye emirleri, duman etkisi ve ulaşım kısıtlamaları nedeniyle doğrudan hasar görmeyen tesislerde bile operasyonların durmasına, tedarik zincirlerinin kopmasına ve ciddi finansal kayıplara yol açıyor.
EKONOMİK KAYIPLAR İLE SİGORTA KAPSAMI ARASINDAKI FARK BÜYÜYOR
Mevcut veriler Avrupa'daki orman yangınlarında koruma açığının genişlediğini gösteriyor. Örneğin İspanya’da 2025 orman yangını sezonunda oluşan yaklaşık 5 milyar avroluk ekonomik hasarın 1 milyar avrodan azı sigorta kapsamında karşılanabildi. Büyüyen bu fark, şirketlerin sadece risk transferine değil; uyum, dayanıklılık ve iş sürekliliği yatırımlarına da odaklanması gerektiğini kanıtlıyor.
SÜREÇ DAYANIKLILIK VE VERİ ODAKLI ŞEKİLLENİYOR
Sigorta şirketleri artık risk ölçümünde uydu görüntüleri ve gelişmiş felaket risk modellerinden faydalanıyor. Güçlü acil durum planlarına, bitki örtüsü yönetimine, iklim analizlerine ve parametrik sigorta gibi alternatif çözümlere sahip kuruluşlar; hem operasyonel aksaklıkları daha az hasarla atlatıyor hem de sigorta piyasasında daha uygun teminat şartları, kapasite ve fiyatlandırma avantajı elde ediyor.
"ORMAN YANGINLARI ARTIK STRATEJİK BİR İŞ RISKI"
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Marsh Risk Türkiye CEO’su Yeşim Aksüt, yangınların artık sadece mevsimsel bir sabit kıymet riski olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti. Aksüt; devletler, işletmeler ve sigorta sektörünün daha iyi veri paylaşımı ve yenilikçi finansman modelleriyle iş birliği yapması gerektiğini vurgulayarak, koruma açığının kapanmasının risk transferinin ötesinde önleme, uyum sağlama ve dayanıklılığa yapılacak koordineli yatırımlarla mümkün olacağını ifade etti.