OKULLARDA 18 YENİ YASAK MI?

Fatoş Özut Kırtay

Eski Kuralların Yeniden Hatırlatılması mı?

Yeni eğitim-öğretim yılı yaklaşırken sosyal medyada dolaşıma giren “Okullardaki 18 yeni yasak” başlıklı liste, ister istemez dikkatimi çekti.

Deneme sınavlarından cep telefonu kullanımına, kaynak kitaplardan aidata, sınıf ve öğretmen seçiminden kayıt paralarına kadar pek çok başlık sıralanıyor.

Ancak burada önemli bir ayrıntı var:

Bu maddelerin önemli bir bölümü aslında yeni değil.

Yıllardır mevzuatta, yönetmeliklerde veya Millî Eğitim Bakanlığı uygulamalarında karşılığı bulunan kurallar, sanki bugün ilk kez ortaya çıkmış gibi “18 yeni yasak” başlığıyla yeniden gündeme taşınıyor.

Oysa asıl konuşmamız gereken, kuralların yeni olup olmadığı değil; neden yıllardır var olan bazı kuralların hâlâ uygulanmakta zorlanıldığıdır.

Örneğin; veliden kayıt sırasında bağış adı altında zorunlu para talep edilmemesi gerektiği, yıllardır bilinen bir konu.

Adına bağış denildiğinde, gönüllülük ortadan kalkıyorsa bunun bağış olmaktan çıktığını artık hepimizin kabul etmesi gerekiyor.

Aynı durum aidatlar için de geçerli. Okulların elbette ihtiyaçları var. Temizlikten sosyal faaliyetlere, eğitim materyallerinden çeşitli giderlere kadar pek çok konuda kaynak gerekiyor. Fakat çözüm, velinin kapısını her yıl farklı bir isim altında çalmak olmamalı. Okulun ihtiyacı ile velinin cebini karşı karşıya getirmeyen, şeffaf ve sürdürülebilir bir finansman modeli oluşturulmalı.

Kaynak kitap meselesi de yıllardır tartışılıyor. Öğrencinin başarısını artırmak amacıyla yardımcı kaynak kullanılabilir; ancak bunun belirli bir yayınevine, kitaba ya da öğretmenin tercihine bağlı zorunluluğa dönüşmesi başka bir şeydir. Devlet okulunda eğitim alan bir çocuğun, ailesinin ekonomik gücü nedeniyle diğerlerinden geride kalmaması gerekir.

Bir başka hassas başlık ise öğretmen ve sınıf seçimi.

Velinin “Çocuğum şu öğretmende olsun” talebini anlamak mümkün. Her anne baba, çocuğunun iyi eğitim almasını ister. Fakat eğitim sistemi kişisel tercihler üzerinden şekillendiğinde adalet duygusu yara alır. Öğretmenin niteliği de sınıfın oluşumu da kişisel bağlantıların değil, eğitim ilkelerinin ve objektif kriterlerin konusu olmalıdır.

Cep telefonu konusunda ise yasak kadar, bu yasağın nasıl uygulanacağı da önemli. Çocukları tamamen teknolojiden koparmak mümkün değil. Asıl mesele, okulun sınırları içinde telefonun dikkat dağıtıcı bir unsur olmaktan çıkarılması ve öğrencinin teknolojiyle sağlıklı bir ilişki kurmasının öğretilmesi.

Öte yandan WhatsApp üzerinden ödev verilmesi, öğrenci fotoğraflarının paylaşılması gibi konuların da yalnızca 'yasak' kelimesiyle ele alınması yeterli değil. Burada kişisel verilerin korunması, çocukların mahremiyeti ve eğitimde dijital sınırların belirlenmesi gibi çok daha önemli meseleler var.

Kısacası…

Bugün “18 yeni yasak” diye önümüze konulan listenin önemli bir kısmı, aslında eğitim sisteminin yıllardır bildiği kurallardan oluşuyor. Sorun yeni yasaların sayısı değil; mevcut kuralların okuldan okula değişmeden, kişiye göre esnetilmeden ve velinin ekonomik durumuna bakılmaksızın uygulanabilmesi.

Bunun için önce denetim mekanizması güçlendirilmeli.

Velinin karşılaştığı usulsüzlüğü bildirebileceği, sonucunu takip edebileceği şeffaf bir sistem kurulmalı.

Okulların ihtiyaçları açıkça ilan edilmeli ve alınan her gönüllü katkının nereye harcandığı görülebilmeli.

Öğretmen ve sınıf dağılımlarında objektif kriterler kullanılmalı.

Kaynak kitap konusunda da öğrenciler arasında ekonomik farklılık yaratmayacak çözümler geliştirilmelidir.

Çünkü eğitimde mesele kaç tane yasak koyduğumuz değil, ne kadar yarar sağlayabildiğimizdir.

Bir kural yıllardır var olduğu hâlde uygulanmıyorsa, onu yeniden “yeni yasak” diye duyurmak yerine şu soru sorulmalı:

“Bu kural neden bugüne kadar gerektiği gibi uygulanmadı?”

Yeni eğitim yılına gerçekten yeni bir başlangıç yapmak istiyorsak, işe sözde yeni yasaklar koyarak değil, eskiden beri yasak olan sorunları artık gerçekten çözerek başlamalıyız.

Yeni eğitim öğretim yılında görelim bakalım...

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.