Genel Kurul’da yaptığı konuşmada hükümete yüklenen Kanko şunları söyledi:
“Türkiye’nin başkenti Ankara’da ‘Açız’ diyerek insanca yaşam talep eden öğretmenleri copla döverek, ters kelepçeyle ve gözaltıyla susturmaya çalışan bir anlayışın eğitimden de adaletten de söz etmeye hakkı yoktur. Eğitim emekçilerinin en temel demokratik haklarını kullanmalarına tahammül edemeyen bu iktidar, sorunları çözmek yerine baskıyı tercih etmektedir.”
“ÖZEL SEKTÖR ÖĞRETMENLERİ KÖLELİK DÜZENİNE MAHKÛM EDİLDİ”
Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak ile çok sayıda öğretmenin gözaltına alınmasının demokratik haklara vurulmuş ağır bir darbe olduğunu ifade eden Kanko, özel sektörde çalışan öğretmenlerin yaşadığı ağır koşullara dikkat çekti.
Kanko, “Bugün yüz binlerce özel sektör öğretmeni açlık sınırının altında ücretlerle yaşam mücadelesi vermektedir. Öğretmenler asgari ücrete mahkûm edilmiş, güvencesiz sözleşmelerle çalıştırılmakta ve sistematik mobbinge maruz bırakılmaktadır. Atama bekleyen öğretmenler umutsuzluğa, görev yapan öğretmenler ise yoksulluğa sürüklenmektedir” dedi.
“ÖĞRETMENİN TALEBİ LÜTUF DEĞİL, ANAYASAL HAKTIR”
İktidarın eğitim politikalarını da eleştiren Kanko, öğretmenlerin hak arama mücadelesinin kriminalize edilmesine tepki göstererek şu ifadeleri kullandı:
“Hak arayanı gözaltına alarak, ters kelepçeyle susturarak gerçekleri örtemezsiniz. Öğretmeni itibarsızlaştıran, yoksullaştıran ve baskıyla sindirmeye çalışan bu anlayış, ülkenin geleceğini karartmaktadır. Çünkü öğretmen susarsa eğitim susar, eğitim susarsa gelecek susar. Öğretmenlerin talebi bir ayrıcalık değil, anayasal ve insani bir haktır.”
Kanko, iktidarı eğitim emekçilerinin taleplerini bastırmak yerine çözüm üretmeye çağırarak, demokratik haklarını kullanan öğretmenlere yönelik müdahalelerin son bulması gerektiğini vurguladı. Kanko, “Öğretmene copun, ters kelepçenin ve gözaltının reva görüldüğü bir Türkiye kabul edilemez. Eğitim emekçilerinin sesi kısılmayacak, haklı mücadeleleri susturulamayacaktır” dedi.