NE KADAR EKMEK O KADAR DEMOKRASİ...!

İsmail Kadı

Epey zamandır iki konuyu konuşamaz olduk.

Birisi demokrasi, diğeri dolar...!

Bunun nedeni Türkiye Büyük Millet Meclisinde oylanmakta olan anayasa konusu gündemin üzerine çökmüş durumda!

Devlet yönetiminde süreklilik esastır.

Söz konusu süreklilik devlet adına yapılan ya da kabul edilen düzenlemelerin yasama ve yürütmeyi geçici olarak üstlenen insan ve kurumların ömrüyle sınırlı olmadığına işaret eder.

Türkiye, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesini 6 Nisan 1949 yılında kabul etti.

Dolayısıyla imza altına alınan bildirgedeki maddelere uyacağını tahahüt etti!

Evrensel İnsan Haklarına göre herkes tam eşitlikle, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından adil bir şekilde ve açık (alenen) yargılanma hakkına sahiptir!

Hiç kimse keyfi olarak mülkiyet haklarından ve özgürlüklerinden mahrum edilemez!

Her ferdin fikir ve düşüncelerini açıklama hakkı vardır!

Her şahıs saldırısız, toplanma ve dernek kurma, bu faaliyetlere katılma hakkı vardır!

Bu konuda bir örnek vermek istiyorum;

Bir süre önce Birleşik Metal-İş Sendikası Gebze Şubesi toplu sözleşme konusunda üyesi olan işçileri bilgilendirmek için toplantı yapmak istedi.

OHAL gerekçe gösterilerek toplantı yasaklandı.

Oysa yukarıda belirtilen hakların hiç biri var olmadığı gibi bazıları devlet tarafından yasaklı hale getirilmiş durumda.

Ülkemiz OHAL gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini askıya almış!

Bu konuda ne kadar insanın bilgi sahibi olduğu belli değil.

Soruşturmaya tabii tutulan kişiler yargı kararı beklemeden işten el çektiriliyor, maaşları kesiliyor.

Ülkeyi yönetenler her fırsatta yeni suç tanımları ortaya koymaktan geri kalmıyor.

En son dolar konusu üzerine açıklamalar  herkesin malümudur.

Bu dolar muhabbetinden oldukça muzdaribim.

Nedenine gelince işletmemizde kullanmış olduğumuz tüm ürünleri dolar üzerinden alıyoruz ancak TL üzerinden satıyoruz.

Geçtiğimiz hafta Topkapı’dan kalıp almaya gittik, tüm hesaplar dolar ve euro üzerinden yapıldığına tanık olduk.

Kur artışı yüzünden biz de satmış olduğumuz işlenmiş ürünlere fiyat farkı ilave etmek istedik, çalışmış olduğumuz firmalar “hoop ne oluyoruz” dedi.

Anlayacağınız ülkelerin kalitesi demokrasi ve para birimleri ile eş değer hale geldi.

Bir ülkede ne kadar demokrasi varsa o kadar paranız ve insan kaliteniz değerlidir.

Kendi kendine yeterli bir ülke olmaktan çıktık.

Tarım ülkesiyiz, tarımın hali hepimizin malümudur...!

Sanayi de durum dolardaki artışla birlikte ciddi sıkıntılar olduğunu biliyoruz.

Eğitim konusuna gelince;  bilgiden, bilimden koptuk.

Meczupların hergün sosyal medya üzerinden vermiş olduğu fetvalar yüreğimizi sızlatıyor.

Allah aşkına birisi çıksın bu sürdürülemez durumu bize anlatsın...

Biz de öğrenelim...

En başarılı olduğumuz alan kat kat binalar yükseltmek oldu!

Şimdi bu işi bir fıkra ile bağlamak isterim.

Anadolu’da imam vatandaş ilişkisini pek çoğunuz bilirsiniz.

İmam günün birinde minareden düşmüş ölmüş!

Vatandaş ne demiş orasını siz tamamlayın!...

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.