MUTLU BAYRAMLAR

Fatoş Özut Kırtay

Bir Ramazan'ı daha geride bıraktık.

Öbür gün bayram...

Takvimlerden bir ay daha eksildi.

Bir ay boyunca sahura kalktık.

Bir ay boyunca iftar saatini bekledik.

Bir ay boyunca nefsimizi aç bıraktık.

Ki özümüze inelim diye.

İnsansı varlığımızdan sıyrılıp, insan olabilmek için.

Ramazan, sadece aç kalmak değildir.

Sahura kalkıp iftarı beklemek de değildir.

Gün boyu susuzluk çekmek hiç değildir.

İnsanın kendisiyle yüzleşmesidir aslolan.

Sabırdır.

Vicdandır.

Merhamettir.

Bir lokmanın değerini anlamaktır.

Soralım kendimize.

Ramazan gerçekten kalplerimize uğradı mı?

Bir yanda iftar sofraları kurulurken, bir yanda hâlâ komşusunun kapısını çalmayan insanlar var.

Bir yanda paylaşılan fotoğraflar...

Bir yanda paylaşılmayan ekmekler var.

Bir yanda kalabalık sofralar...

Bir yanda sessizce orucunu açan yalnız insanlar…

Ramazan bize neyi öğretmeliydi?

Tokken açın hâlini anlamayı…

Varlık içindeyken yokluğu unutmamayı…

Bir tas çorbanın bile nimet olduğunu bilmeyi…

Ama ne yazık ki çoğu zaman Ramazan ruhunu değil sadece takvimini yaşıyoruz.

Sonra bayram geliyor.

Bayram…

Eskiden bir mahallenin bayramı vardı.

Kapılar çalınırdı.

Büyüklerin elleri öpülürdü.

Çocukların yüzü gülerdi.

Şimdi bayramlar çoğu zaman mesajlara sıkıştı.

Bir zamanlar kapılar açılırdı.

Şimdi telefon ekranları açılıyor.

Bir zamanlar bayram sabahı sokaklar şenlenirdi.

Bugün insanlar birbirine vakit ayırmakta zorlanıyor.

Bayram sadece tatil değildir.

Kırgınlıkların bittiği gündür.

Gururun sustuğu gündür.

Affetmenin büyüklüğünün anlaşıldığı gündür.

Bir telefon açmanın bile kalpleri onardığı gündür.

Belki bir kapıyı çalmak…

Belki uzun zamandır aramadığın bir büyüğünü aramak…

Belki küstüğün bir insana 'hakkını helal et' demek…

Tam olarak budur.

Belki de bu bayram kendimize şu soruyu sormalıyız:

Kaç kişiyi gerçekten mutlu ettik?

Kaç gönüle dokunduk?

Kaç kişinin duasında yer aldık?

Eğer kalbimizde vicdan varsa, işte o zaman Ramazan gerçekten yaşanmıştır.

Bayram gerçekten bayramdır.

Bu bayram…

Belki uzun zamandır aramadığımız bir büyüğümüzü arayalım.

Belki küstüğümüz birine 'gel barışalım' diyelim.

Bir kalbi kırmamaya...

Bir gönlü incitmemeye...

Bir kapıyı çalmaya...

Bir yetimin başını okşamaya söz verelim.

Bazen küçücük sandığımız bir iyilik, bir insanın ömrü boyunca unutamayacağı gerçek bir bayram olabilir.

U-mutlu, bayramlar efendim.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.