Müsveddelerin verdiği ders

 

 

Kürt illerinde uygulanan sokağa çıkma yasakları ve devletin operasyonlarının durdurulmasına yönelik "Bu suça ortak olmayacağız" bildirisini imzaya açan Barış İçin Akademisyenler İnsiyatifi kampanyayı sonlandırdığını açıkladı.

Ardından, kampanyaya destek veren yurtiçi ve yurtdışı kurumlarının isimleri de açıklandı. Ve, müsvedde yakıştırması yapılan akademisyenlere yurt içinden ve dışından verilen destek, madalyonun gerçek yüzünün görülmesi gereğine işaret ediyor.

O müsveddeler, ülkeye kardeşliğin, barışın ve demokratlığın ne anlama geldiğini bir kez daha anımsatarak, aslında insanlık dersinin kalan bölümünü verdiler. Ama, kafa gerici ve faşist olunca, bunu anlamakta elbette zorlanılacaktır.

Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi, 11 Ocak'ta başlattıkları imza kampanyası nedeniyle hükümetin hedefi haline geldi. Ama, sayısız kurum da, baskı gören, gözaltına alınan ve görevlerinden uzaklaştırılan akademisyenlere destek çağrısı yaptı. Yurtiçinden 71 kurumun destek verdiği akademisyenlere yurtdışından da 27 kurum ve bunun yanı sıra aralarında ünlü Prof. Dr. Noam Chomsky'nin de bulunduğu 7 kişi de destek verdi.

Anımsayalım hemen;

Recep Tayyip Erdoğan'ın hedef tahtasına oturttuğu akademisyenlere 2 bin avukat destek açıklaması yapmıştı.  

Gazeteciler de bir imza kampanyası başlatmış, bunun yanı sıra yayıncılar da benzeri bir açıklama yapmıştı

Tiyatrocular da "Barış İçin Akademisyenler İnsiyatifi’nin hükümete yaptığı barış ve müzakere çağrısını, her gün canımızı yakan haberler aldığımız bu günlerde umudumuzu güçlendiren en anlamlı ve insani girişimlerden biri olarak görüyoruz" şeklindeki açıklamalarıyla  desteklediklerini açıklamıştı. 

Bunun yanında birçok kurum ve kişi benzeri açıklamaları yapmış ve akademisyenlere yönelik hedef gösterici ve baskı politikalarına son verilmesini istemişti. 

Türkiye’den Üniversite Öğrencileri Desteği (“Bağzı Üniversiteliler” kampanyası) - 36019 imza, Barışa Destek – (8355 bireysel, 86 kurumsal imza – tam liste), Barış Bloku, Barış İçin Alevi İnisiyatifi - 124 imza (tam liste), Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği, İTÜ Öğretim Üyeleri Derneği, 1402’likler – ilk imzacı 12 kişi (liste 20 Ocak’a kadar güncelleniyor),

Akademisyenlerden Fikir Özgürlüğü Metni, Barış İçin Gazeteciler, Barış İçin Edebiyatçılar, Barış İçin Sanatçılar, Barış İçin Tiyatrocular, Barış İçin Sinemacılar, Barış İsteyen Fotoğrafçılar, Barış İçin Feministler, Barış İçin Kadın Girişimi, LGBTİ Barış Girişimi, Kaos GL Derneği, Lambdaistanbul, Barış İçin Mimarlar, Barış İçin Yayıncılar, Barış İçin Hukukçular, Barış İçin Psikologlar ve Psikolojik Danışmanlar, Barış İçin Sağlıkçılar İnisiyatifi, Barış İçin Eczacılar ve Eczacılık Öğrencileri, Barış İçin İşsizler, Barış İçin Tribünler, Barış İçin Rehberler, Barış İçin Plaza Çalışanları, Barış Öğretmenleri, Kamu Emekçileri Sendikası, DİSK, Eğitim-Sen, Toplumsal Dayanışma İçin Psikologlar Derneği, Türk Tabipleri Birliği, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne bağlı odalar, Ankara Barosu, Yargıçlar ve Savcılar Birliği, Demokrat Yargı Derneği, Türk Ceza Hukuku Derneği, Çağdaş Hukukçular Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, İnsan Hakları Derneği, Mazlum-Der, Adalete Davet, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı, Barış Anneleri Meclisi, Sosyoloji Mezunları Derneği, Koç Üniversitesi Asistan Dayanışması, Göçmen Dayanışma Ağı, Kuzey Ormanları Savunması, Barış İçin Ekoloji Aktivistleri, Birleşik Haziran Hareketi, Erktolia, Sendika.Org, Ankara Özgür Haber Platformu, Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası, Plaza Eylem Platformu, Beyaz Yakalıların Dayanışma Ağı, Sinema Yazarları Derneği, Vakıf Üniversitesi Öğrencileri, KA.DER, Mülkiyeliler Birliği….

Yurt içinden bu kadar kurumdaki binlerce müsvedde şimdilik yeter.

Bu müsveddelerin tek talebi var, BARIŞ ve AKAN KAN DURSUN.

İnsanlık da bunu gerektirmiyor mu ?

Bu talebe neden karşı çıkılır ki ?

Bu talepte bulunanları gözaltına aldırmak, savcılıklara ve mahkemelere sevk etmek tamamen kindar bir psikoloji ve siyasal anlayışın yansımasıdır.

Bunun adı FAŞİZM’dir…

Bu ülkenin onurlu aydınları, emekçileri ve yoksul halkı meşru bir hak olan FAŞİZME KARŞI DİRENMEK için yan yana gelmiştir, gelecektir.

Aydınlık gelecek ellerimizdedir ve bundan kimse kaygı duymamalıdır…