Lütuf değil, hak !

BARBAROS TANTAN

Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) iptal ettiği, “Gazetecilerin yıpranma payı hakkından yararlanması için basın kartı şartı”, iktidar tarafından torba kanun teklifi ile yeniden hayata geçirilmek isteniyor.    

   Gazeteci örgütleri “Basın kartı şartı kaldırılmalıdır” ve  “Gazeteciler için ‘yıpranma’ bir ayrıcalık değil haktır” derken, AKP’li milletvekilleri, imzalayıp TBMM Başkanlığı’na sundukları  "koronavirüs salgınına karşı çeşitli normalleşme ve işverene destek hükümlerinin yer aldığı torba kanuna yedirdikleri bir madde ile basın çalışanlarının yıpranma hakkını diledikleri gibi şekillendirmenin peşinde.
   Düzenlemenin iptal edilmesini savunanlar, yıpranma payı hakkından yararlanmak için aranan “basın kartı” şartına itiraz ediyor, haklı olarak.
   AYM tarafından şubat ayında verilen iptal kararının gerekçesinde ise “düzenlemenin yönetmelikle hayata geçirilmesi” gösteriliyor. Ve sadece basın kartlıların bu haktan yararlanması da eleştiriliyor.
   Bu hukuki ve ahlaki yaklaşımı dikkate bile almayan AKP’li milletvekillerinin son teklifi yasalaşırsa, yıpranma payı hakkından yine sadece “basın kartlılar” yararlanacak. Başta matbaacılar ve dağıtımcılar olmak üzere basın sektörünün büyük bir kısmı bu haktan yararlanamayacak.
   O nedenle, büyük bir kitle kapsam dışı bırakılıp hak kaybına uğratılacak.
   Gazeteciyi, tabi olduğu kanun kapsamında çalıştırmayan işverenler nedeniyle basın kartı hakkını kaybeden meslektaşlarımız var. Bu nedenle 4857 sayılı yasaya tabii olan ama gazetecilik mesleğini yerine getiren meslektaşlarımızın da yıpranma payından yararlanmaları en adil olanıdır.
   Çünkü;
   Gazeteciler için ‘yıpranma’ bir ayrıcalık değil, yaptığı işten kaynaklı 43 yıl önce kazandıkları bir haktır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.