"LGS 2026: Bilgi mi Ölçüldü, Psikolojik Dayanıklılık mı?"

Zeynep Boz Kavak

Kıymetli Gebze Yeni Haber Gazetesi ve www.gebzehaber.net okurları,

Bu haftaki yazımda 13 Haziran tarihinde gerçekleştirilen Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavını değerlendirmek istiyorum. Aylarca süren hazırlık sürecinin ardından öğrencilerimiz önemli bir maratonu geride bıraktılar. Ancak sınav sonrasında eğitimci gözüyle gördüğüm tablo, yalnızca akademik başarıyı değil, çocuklarımızın ve ailelerinin yaşadığı yoğun stresi de konuşmamız gerektiğini gösteriyor.

Bu yıl uygulanan LGS, öğrencilerin büyük bir kısmı tarafından zor, uzun ve yıpratıcı olarak değerlendirildi. Özellikle sözel bölümde yer alan uzun paragraf soruları, öğrencilerin dikkatini, zaman yönetimini ve psikolojik dayanıklılığını ciddi anlamda zorladı. Sınav çıkışında görüştüğümüz birçok öğrenci, sözel bölümde karşılaştıkları soru yoğunluğu nedeniyle büyük stres yaşadıklarını ifade etti. Hatta bazı öğrenciler sınav sırasında gözyaşlarına hakim olamadıklarını, yaşadıkları panik nedeniyle konsantrasyonlarını kaybettiklerini dile getirdi.

Sınavın en önemli sorunlarından biri de burada ortaya çıktı. Sözel bölümde yaşanan moral bozukluğu ve kaygı, öğrencilerin sayısal bölüme de olumsuz bir psikoloji ile başlamalarına neden oldu. Oysa birçok öğrencimiz matematik ve fen alanında güçlü olmasına rağmen sınavın ilk bölümünde yaşadığı stres nedeniyle gerçek performansını ortaya koymakta zorlandı. Bilginin yanında psikolojik dayanıklılığın da ölçüldüğü bir sınav atmosferi oluştu.

Elbette merkezi sınavların belirli bir seçiciliğe sahip olması gerekir. Ancak seçicilik ile öğrencilerin motivasyonunu kıracak düzeyde zorluk oluşturmak arasında hassas bir denge bulunmaktadır. Eğitim sistemimizin amacı çocuklarımızı umutsuzluğa sürüklemek değil, sahip oldukları bilgi ve becerileri en doğru şekilde ortaya koyabilecekleri ortamları hazırlamak olmalıdır.

Sınav sonrasında sosyal medyada ve çeşitli platformlarda yapılan bazı paylaşımlar ise maalesef öğrenci ve velilerin kaygılarını daha da artırdı. Özellikle "7. sınıftaysanız hemen LGS hazırlığına başlayın", "Seneye sistem değişiyor" gibi açıklamalar birçok ailede gereksiz bir endişe oluşturdu. Oysa eğitim sistemlerinde yapılacak değişiklikler belirli süreçler sonucunda hayata geçirilir. Henüz sisteme dahil olmayan öğrenciler üzerinden korku oluşturacak açıklamalar yapmak yerine, çocuklarımızın mevcut süreçlerini sağlıklı şekilde yönetmelerine destek olmak çok daha doğru olacaktır.

Son günlerde sıkça konuşulan KAGS (Kademeler Arası Geçiş Sınavı) modeli hakkında da birçok farklı yorum yapılmaktadır. Ancak resmi açıklamalar dışında yapılan değerlendirmeler bilgi kirliliğine neden olmakta ve velilerimizi gereksiz kaygılara sürüklemektedir. Eğitim gibi önemli bir konuda herkesin daha dikkatli ve sorumlu davranması gerektiğini düşünüyorum.

Unutmamalıyız ki bu süreç yalnızca öğrencileri değil, aileleri de yıpratmaktadır. Anne ve babalar çocuklarının başarısı için büyük fedakarlıklar yaparken zaman zaman farkında olmadan baskının bir parçası haline gelebilmektedir. Oysa bugün çocuklarımızın en çok ihtiyaç duyduğu şey puan hesapları değil, emeklerinin takdir edilmesi ve biraz dinlenebilmeleridir.

Şimdi sonuçları bekleme zamanı. Çocuklarımızı başkalarıyla kıyaslamadan, onları puanlarla değerlendirmeden ve gelecek kaygısını büyütmeden yanlarında olmalıyız. Çünkü eğitim uzun bir yolculuktur ve bir sınav bu yolculuğun sadece küçük bir bölümüdür.

Aylarca emek veren, gecesini gündüzüne katarak çalışan tüm öğrencilerimizi yürekten kutluyor, fedakarlık gösteren ailelerimize ve özveriyle görev yapan öğretmenlerimize teşekkür ediyorum. Sonuç ne olursa olsun, gösterilen azim, sabır ve emek en büyük başarıdır.

Sevgi ve saygılarımla.