LAİKLİK DEMOKRASİ CUMHURİYET

Halil Yeni

Laiklik devlet yönetiminde herhangi bir dinin referans alınmamasını, devletin dinler karşısında tarafsız olmasını savunan bir prensiptir.  Demokrasi siyasal denetimin doğrudan doğruya halkın ya da düzenli aralıklarla halkın özgürce seçtiği temsilcilerin elinde bulunduğu, toplumsal ve ekonomik durumu ne olursa olsun tüm yurttaşların eşit sayıldığı yönetim biçimidir.

Cumhuriyet ise hükûmet başkanının, halk tarafından belli bir süre için ve belirli yetkilerle seçildiği yönetim biçimidir. Cumhuriyet, egemenlik hakkının belli bir kişi veya aileye ait olduğu monarşi ve oligarşi kavramlarının karşı oluşmuş bir kavram ve yönetim şeklidir.

15 Ocak Pazar günü Gebze de Birleşik Haziran Hareketi ve Cumhuriyet Halk Partisi tarafından ‘’Laiklik, Demokrasi ve Cumhuriyet’’ paneli gerçekleştirildi. Paneli Gebze Eğitim-Sen şube başkanı Güngör İrdem yönetirken, konuşmacılar CHP parti meclisi üyesi Canan Kaftancıoğlu ile ÖDP Başkanlar Kurulu Üyesi Alper Taş’tı. Canan ile Alper’in ortak yanı ise ikisinin de Birleşik Haziran Hareketi Yürütme Kurulunda görev almalarıydı.

Pazar günü gerçekleşen etkinlikte salon havanın kötü olmasına rağmen hemen hemen dolmuştu. Katılımcıların yaş ortalaması yüksekti. Basının yoğun ilgisi vardı. Çok sayıda farklı düşünce ve yapıdan kişi ve kurum yöneticileri etkinlikte dinleyici olarak yerlerini aldı. Ve etkinliğin sonunda konuşmacılara çok sayıda soru soruldu.

Açılış konuşmasını yapan Güngör İrdem en bulaşıcı hastalığın umudun kaybedilmesi olduğunu söyleyerek en zor günlerde dahi enseyi karartmamak gerektiğini bildirdi. Umudu yeşertmek için neler yapabileceklerimizi konuşmak için bir araya geldiklerini bildirdi.

İrdem den sonra söz alan Canan Kaftancıoğlu ‘’en önemli sorunun kurtuluşun mücadelesini nasıl veririz. Aklımızı biraz buna yormamız gerekiyor’’ dedi. Kaftancıoğlu olası bir anayasa referandumunda ‘’Evet’’ diyenlerle ‘’Hayır’’ diyenlerin %45’e % 45 eşit olduğunu, seçimin kaderini % 10’luk kısmın belirleyeceğini söyledi. Asıl meselenin herhangi bir sebepten ötürü sandığa gitmeyecek, boykot edecek, ya da kararını vermemiş olan bu % 10’luk kısmın olduğunu, bu kesime hitap edilmesi gerektiğini bildirdi.

‘’Gebze de bu kadar insan yan yana geliyorsa bu büyük bir cesarettir ve korkmamak gerekir’’ diyerek sözlerine başlayan Alper Taş ise iktidarın bu denli yasaklar koymasının en önemli sebebinin korkuları olduğunu bildirdi. ‘’En küçük eleştirilere tahammülleri yok. Muhalif eden küçük televizyon kanallarını bile kapatıyorlar. Sabah akşam ekranlarda kendileri konuşsun istiyorlar. Herkesin kendilerine yalakalık, şakşakçılık yapmasını istiyorlar.’’ dedi. Referandum süreciyle de ilgili konuşan Taş, ‘Yargının, yürütmenin ve yasamanın bir elde toplandığı rejimin adı faşizmdir. Bu yetkileri bana da verseler bunun adı açık faşizmdir.  Bu yüzden referandum sürecinde tek tek insanların kapılarını çalalım. Hayat alanlarımızı savunalım. Haziran meclislerinde yan yana gelelim.’’ dedi. 

Etkinliğe gelen insanlar laiklikten, demokrasiden yana ve cumhuriyetçiydi.  Ama bu buluşma kentin mücadele eden kişi, kurum ve dinamiklerini yan yana getirdi.  Referandum sürecin de ‘’Hayır’’ çalışasının nasıl yapılması gerektiğine dair önemli değerlendirmeler yapıldı. Soru cevap kısmında sorulan sorular ve yapılan değerlendirmeler toplantının gündemi farklı konulara kaydırılıp enerjisini düşürse de Gebze de ‘’Hayır’’ çalışması adına ilk adım atılmış oldu.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.